"Dersim kırımı, gayri müslim nüfusun kırımından sonra hedef alınan Kürt halkının yok edilmesi stratejisinin son halkasıdır"

"Dersim kırımı, gayri müslim nüfusun kırımından sonra hedef alınan Kürt halkının yok edilmesi stratejisinin son halkasıdır"

PAK Basın ve İletişim Bürosu 4 Mayıs Dersim Katliamı’nın Resmi Başlangıç Tarihinin 80. Yıldönümü dolayisi ile ilgili 4 mayıs 2017 de açıklama yaptı

A+A-

PAK Basın ve İletişim Bürosu 4 Mayıs Dersim Katliamı’nın Resmi Başlangıç Tarihinin 80. Yıldönümü dolayisi ile ilgili 4 mayıs 2017 de açıklama yaptı.

Açıklamanın tam metnini veriyoruz

'80 Yıl önce 4 Mayıs günü, M. K. Atatürk ile F. Çakmak’ın onayıyla çıkarılan bir kararnameyle, bir halkı yok etmeyi amaçlayan askeri harekatın resmen başlatılmasına karar verildi. 4 Mayıs 1937’de çıkarılan "Tunceli Tenkil Harekatına Dair Bakanlar Kurulu Kararı"na dayanılarak 12 Mayıs 1937’de TC askeri kuvvetleri, Dersim’i kuşatıp bir baştan öbür başa, deyim yerindeyse, taş üstünde taş bırakmadılar.

Kararnamede belirtildiği üzere “(...) mıntıkadaki halk toplanıp başka yere nakil olunacak”tı. “Ve bu toplama ameliyesi de köylere baskın edilerek hem silah toplanacak, hem bu suretle elde edilenler nakledilecek”ti. Yine kararnamede belirtildiği gibi “Sadece taarruz hareketiyle ilerlemekle iktifa ettikçe isyan ocakları daimi olarak yerinde bırakılmış olur. Bunun içindir ki, silah kullanmış olanları ve kullananları yerinde ve sonuna kadar zarar vermeyecek hale getirmek, köyleri kamilen tahrip etmek ve aileleri uzaklaştırmak lüzumlu görülmüştür....”

Bu, açıkça, bir halkın inancı ve kimliğinden ötürü resmen yok edilmesi demekti.

Türkiye Devleti, evvela silah toplamakla işe başladı. Ardından sözde askere alma gerekçesiyle nüfusun önemli bir kısmını silah altına aldı, ardından da halka önderlik yapabilecek, sözü dinlenen itibarlı kişileri aileleriyle birlikte sürgün edilmek üzere topladı. Ve Türkiye’nin farklı illerine, bir daha birbirlerini görmeyecek şekilde iskana mecbur tuttu. Bundan sonradır ki tam bir yok etme harekatı başlatıldı. Hiç bir ayırım yapılmaksızın Dersim halkı kırımdan geçirildi. Dönemin Malatya Emniyet Müdürü İ.Sabri Çağlayangil’in itiraf etmiş olduğu gibi, bu zulümden kaçarak mağaralara sığınan kadın ve çocuklar ‘fare zehiri ile” katledildiler. Desim’in kadınları ve kızları, bu vahşi güruhun esaretine girmemek için yüksek kayalardan Munzur’a atlayarak intihar etttiler. Tarihte örneğine rastlanmayacak şekilde çocuklar yağmalandı, askeri kişilere, yeniden ama bir başka ‘millet’ olarak yetiştirilmek üzere verildiler.

Dersim kırımı, gayri müslim nüfusun kırımından sonra hedef alınan Kürt halkının yok edilmesi stratejisinin son halkasıdır. 1921 Koçgiri direnişinin bastırılmasıyla açılan yok etme planı, 1937-38 Dersim kırımıyla tamamlandı. Kararnamede belirtildiği gibi Kürdistan halkının bütün direniş noktaları tek tek söndürüldü.

Özel olarak Dersim’de, genel olarak Kürt ulusuna karşı işlenen suçlardan ötürü yapılacak ilk şey, Devletin açıkça özür dilemesi ve bunun gereklerini yerine getirmesidir. Devlet, Dersim ve Şeyh Sait isyanında katledilen fakat mezar yerleri dahi bilinmeyen Kürt önderlerin mezar yerlerini açıklamakla işe başlayabilir.

Dersim soykırımının 80. yılında Kürdistan halkına karşı işlenmiş bu soykırım suçunu nefretle kınıyoruz. Bütün şehitlerimizin önünde saygıyla eğiliyoruz.

PAK olarak özgür Kürdistan yürüyüşümüzün bütün haklarımızı alıncaya kadar kararlı bir şekilde yürütüleceğini bir kez daha vurguluyoruz.'

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.