AKP, Şark Islahat Planını uyguluyor

AKP, Şark Islahat Planını uyguluyor

AKP, Şark Islahat Planını uyguluyor

A+A-

Ruşen Arslan

8 Eylül 2016 akşamı televizyon kanallarında gezinirken, AKP yanlısı ve adeta sözcüsü gibi yayın yapan a Haber televizyon kanalında, Fahrettin Damga ile Celal Kazdağlı’nın birlikte yaptıkları programa takıldım. Gazete haberlerini okuyup yorumluyorlardı. Bir ara konu, PKK yanlısı olduğu iddiasıyla açığa alınan 11.285 öğretmene geldi. Fahrettin Damga, “Bunların yerine bölgeden insanları öğretmen olarak almamak gerekir” dedi. Kazdağlı ise Damga’nın görüşüne karşı çıktı.

Fahrettin Damga, bölgeden insanların öğretmen olmamasını savunurken, Kürtlerin öğretmen olmasına karşı çıkıyordu. Hemen aklıma tek parti döneminde devlete verilen Kürt raporları ve Şark Islahat Planı geldi. AKP iktidarının, Kürt meselesindeki uygulamalarının ve yandaş medyasında dile getirilen görüşlerin, Şark Islahat Planı ve Kürt raporları karşılaştırılmasını yapmak istedim.

Devletin Kürtlere bakışı hakkında en iyi kaynak, Kürt meselesinin çözümü için devlete verilen raporlardır. İlk rapor, Haziran 1925’te Dâhiliye Vekili (İçişleri Bakanı) Cemil (Uybadin) tarafından verildi. Ardından Çankırı Milletvekili Abdulhalik Renda’nın verdiği 14 Eylül 1925 tarihli raporu var.  Bu iki rapor, Şark Islahat Planı’na kaynaklık eden raporlardır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Şark Islahat Planı hazırlanmasına karar verir ve 8 Eylül 1925 tarih ve 2536 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Dâhiliye Vekili Cemil Uybadin, Abdulhalik Renda (sonradan Meclis Başkanı), Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt ile Genelkurmay 2. Başkanı Kazım Orbay görevlendirilir.

Dikkat edilirse, Şark Islahat Planı’nı hazırlayacak heyetteki Cemil Uybadin ile Abdulhalik Renda, Kürt meselesiyle ilgili ilk raporları veren şahıslardır. Heyetin hazırladığı plan, Bakanlar Kurulu’nda kabul edilir ve yürürlüğe konur.(1)

Şark Islahat Planı, bir etnik mühendislik planıydı ve Kürtleri Türklüğe asimile etmeyi amaçlıyordu. Bunun için çeşitli tedbirler öneriyor ve uygulanmasını istiyordu. Şark Islahat Planı’nda uygulanmak istenen tedbirlerden bazısı hakkında durmak istiyorum. Böylece 1969-1970 yılları sonunda devlete verilmiş olan Jandarma Genel Komutanlığı Raporu’nu konu edinen “Devletin İç Düşmanı Kürtler” kitabımda belirttiğim gibi Kürt meselesinin çözümü siyasetinde devlet,  1920 – 1930 ayarlarına dönmüştür. Devlet için Kürt meselesinin hallinde bir anayasa niteliğinde olan Şark Islahat Planı, bugün de etkin şekilde yürürlüktedir.

Şark Islahat Planı’nda uygulanması öngörülen birçok karar vardır. Ancak okuyucunun bugünkü uygulamalarla bir karşılaştırma yapması için, bunlardan birkaçına değineceğim. Şark Islahat Planı’nda alınan kararlara göre;

  • Planın uygulanacağı bölgelerde ayrı yönetim biçimi uygulanacak,
  • Sürekli sıkıyönetim uygulanacak, mahkemeler Türkleştirilecek,
  • Kürtler yerleştikleri Ermeni topraklarından çıkarılacak, eski yerlerine gönderilecek yahut Batı’ya yerleştirilecek,
  • Memurluklara Türkler atanacak.. (2)

Bölgede ayrı bir yönetim uygulanmasından kasıt, koloni (müstemleke, sömürge) yönetimidir. Nitekim Dâhiliye Vekili Cemil Uybadin raporunda; “Şarkta geniş salahiyet ve bütçeye malik bir Müfettişi Umumilik teşkili ile müstemleke tarzı bir siyasetin uygulanmasını” öneriyor.  Devrin Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi çakmak da, aynı şeyi Dersim için öneriyor: “Dersimin yönetimi, koloni yönetimi gibi ele alınmalı ve burada bir koloni idaresi kurulmalıdır. Türk toplumu içerisinde Kürtlük eritilmeli, ondan sonra yavaş yavaş öz Türk hukuku uygulanmalıdır.”(3)

Bir başka Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya’ya göre “Yerli memurlar casustur.” Mareşal Fevzi Çakmak, yerli memurların derhal bölgeden çıkarılmasını ister.(4)

 Şırnak, Nusaybin, Silopi, Sur, Lice, Silvan, Yüksekova ve daha birçok ilçe ve il merkezlerinde ilan edilmemiş sıkıyönetim uygulanması vardır. 15 Temmuz 2016’daki darbe teşebbüsü sonrası ilan edilen olağanüstü öncesinden beri, birçok yerde sokağa çıkma yasakları ve kısıtlamaları uygulanmaktaydı ve halen uygulanmaya devam ediyor. Savaş dışı kadın ve çocuklar dâhil, sivil insanların katlinin, birçok ilçe ve kent merkezinin yerle bir edilmesinin emirlerini veren ve uygulayanlardan hesap sorulmuyor, sorulamıyor. Soranlar hapse atılıyor yahut görevlerine son veriliyor. Halkoyuyla seçilmiş belediyelere kayyum atanıyor.  Hani milli irade her şeyin üstündeydi? Hani hukukun üstünlüğünün uygulandığı bir devlette, bireysel suçluluk esastı? Onun için Fahrettin Damga’nın söylediklerine hiç şaşırmadım.

Görüldüğü gibi Kürdistan’da başka bir hukuk, müstemleke hukuku uygulanıyor. Devlet, tek parti dönemi zihniyetiyle, Fevzi Çakmak, Şükrü Kaya ve Cemil Uybadin kafasıyla yönetiliyor.  Şark Islahat Planı ısıtılıp ısıtılıp Kürt halkının önüne konuyor. Suriye’deki savaşa fiili olarak katılma, Cerablus’un işgali, güneye doğru cepheyi genişletme, Hafız Esad’ın Arap Kemer’ini tahkim etme, sınırda yeni Arap ve Türk kemerleri oluşturma harekâtıdır.  Amaç, “Kürt anasını görmesin” fıkrasındaki gibi, Kürtlerin statü sahibi olmasını önlemektir.

Hangi parçada olursa olsun, Kürtlerin kendi geleceklerini belirlemek için öne sürdükleri talepler, haklı ve meşrudur. Ne siyasi manevralar, ne savaşlar bunu önleyemez. Kürtler için cin şişeden çıkmıştır. Amaç, Kürt sorunda adil, barışçıl ve demokratik bir çözümdür. Aksi, halkların tümü için yıkımdır. Menandre’nin dediği gibi, “Söyleyecek yalan bulamayanların başvurduğu son çare gerçektir.”

PKK ve türevlerinin yanlış siyasetinden dolayı, Kürtlere vermesi gereken hesabı var. Bu da ayrı bir yazı konusu olsun.

 

1-Ruşen Arslan, Devletin İç Düşmanı Kürtler, İsmail Beşikci Vakfı Yayınları 2015 1. Baskı s. 54

2- Daha geniş bilgi için; Mehmet Bayrak, Kürtlere Vurulan Kelepçe – Şark Islahat Planı, Öz-Ge Yayınalrı 2009

3- Geniş bigi için, Hüseyin Yayman, Türkiye’nin Kürt Sorunu Hafızası, Doğan Kitap 1. Baskı Ekim 2011

4- Ruşen Arslan, age. S.98-100

 

Bu haber toplam 4974 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.