Kolonyalist Anlayışla Demokrasi Oyunu
Ulusların Kendi Geleceğini Belirleme Hakkını Herkes İçin Kabul Etmeyenle Demokrasi Olur Mu?
Bir enerji yanlış kullanılır ise kontrol edilemez ve dış etkenlerin zorlaması ile felaketlerin süreklileşmesi engellenemez. Kontrol edilebilir ve kullanım amacına yönelik dönüştürülür ise sağlayacağı sonuç amaca yönelik olur ve hayatı kolaylaştırır.
Hedefi anlaşılabilir ve net olmayan milletlerin geleceği yararlı kurgulamaları ve kurmaları mümkün olmayabilir. Siyasiler ve örgütçüler asıl hedefe uygun yol ve yöntem bulmalılar. Yanlış tercihler sadece düşmana hizmet edebilme şansını doğurur. Dolambaçlı çözüm veya yanlış ittifaklar önerenler ile tercih edenler art niyetli değilse zekâdan yoksun olmalı.
Hukuk ve haklar evrenseldir. Kişi, gurup veya bir ulusun arzusuna bağlı değildir. Kendi isteği ve ihtiyacına göre başkalarının haklarını şekillendirmeye veya belirlemeye çalışan devletler kolonyalisttir. Bu kolonyalistlerin siyasetini destekleyen toplum masum olamaz. En azında ırkçı olarak anlaşılmalı ve ona göre muhatap alınmalıdır.
Halk dalkavukluğunu yapanlar ve anlamsız masumiyetleri öne çıkaranlar bilerek veya bilmeyerek kolonyalist devleti aklama eylemi içindeler. Kendi devletinin sömürgeci ve katliamcı uygulamalarına karşı net ve anlaşılabilir tavır almayan ve kabul edilebilir helalleşmeye zorlamayanlar hangi ideoloji adına hareket ettiğini söylese de suçun ortağı olduğunu bilmelidir.
Geçmişteki suçlarla yaşamı devam ettirmek mantıklı olmadığı gibi kimseye yarar sağlamaz. Anlaşıp huzurlu bir gelecek kurmak ve iyi komşuluk ilişkisi tesis etmek tercih edilmelidir. Bunun olabilmesi için uluslararası hukukun gereği yapılarak kabul edilebilir helalleşme yoluna başvurulmalıdır. Mazlum milletin tarihten gelen ve mirası olan bütün hakları kuşkuya yer bırakmadan ve koşulsuz geri verilmelidir. Aksi durumda yaşanan acılar ortadan kalkmaz.
Sorunların çözümlenmesi ve geçmişin tamir edilebilmesi için kolonyalist sistemin ve destekçisi milletin çözüme hazır olması gerekiyor. Sadece mazlum milletten çözüm beklemek çözümsüzlüğü süreklileştirmek ve daha ağır hukuksuzluğu devreye sokmaktan başka anlamı olamaz. Bunun niyetle ve kardeşlik söylemi ile ilişkisi olmaz. Sömürgeci ulusun hazır olup olmadığı belirleyici rol oynar.
Demokrasi herkesin arzusudur. Sömürgeciliği varlıklarının esası ve geleceklerinin garantisi görenlerin dışında kimseye zarar vermez. Aksine kazandırır, şahısların ve ulusların huzurunu güvenceye alabilir.
Demokrasi, demokrasiyi isteyenler ve kurumsal yapılarını oluşturmaya hazır olanlarla inşa edilebilir. Kurumsal güvencesi olmayan demokrasi ancak bir yanılgıdan ileriye gidemez. Ayrıca ulusal sorunun olduğu yerde demokrasinin kurumsallaşması hayalın ötesine bile geçemez. Demokrasinin önündeki engeller aşılmadan istenilene varmak mümkün değildir. Engelleri aşabilmek ancak kendi devletin varsa mümkündür.[1]
Anlamsız ve gerçekçi olmayan isteklerin peşinde koşmak ve onlara göre rota çizmek karşılanması mümkün olmayan maliyetleri karşınıza çıkarır. Kaynaklarınızı tüketir. Çözümsüzlük girdabına girersiniz. Hedefsiz kalma durumu ile karşı karşıya kalırsınız. Egemenlerin istediği de budur. Planlarının parçası olmaktan kendinizi kurtaramazsınız.
Türkiye veya İran’da demokrasi olur mu? Olmasına olur ama Kurdistan sorunu çözülürse ihtimal olarak belirir. Kurdistan sorununu çözmeye yanaşmayanların demokrasi derdi olmaz. Söylemleri lafta kalmaya mahkumdur. Hangi ideolojiye inanırlarsa inansınlar bu durum hepsi için geçerlidir. Kimseye olmayan özellik yüklemek bizim görevlerimiz arasında olmamalıdır.
Sormak lazım.
- Kaç Türk, Fars veya Arap Kurdlerin kendi geleceklerini belirleme hakkını kabul ediyor. Bu hak kendi kendini yönetmeyi esas alır.
- Aynı evde yaşayanların ayrılmasını bile normal bulanlar Kurdlerin ayrılıp kendi topraklarında statü sahibi olmalarına evet diyorlar mı?
- Siyasi Partilerin tüzük ve programlarında ulusal sorunu çözecek evrensel değerler var mı? Yoksa demokrasi dertlerinin olmadığının ayrıca kanıtını aramaya gerek yok.
- Demokrasinin yılmaz savaşçısı olduklarını söyleyen siyasi partiler ve düşünce gurupları özellikle Kurdistanda, kurdistan’ın dışında ise Kurdlerin yoğun olduğu yerlerde örgütlenmeye çalışıyorlar. Kendilerine kadro ve hizmet elemanı devşirmeye çalışıyorlar. Ayrılma hakkı ayrı örgütlenme ile mümkün olabilir.
Demokrasi oyun değildir. Demokrasiye hazır olmayanı dışardan zorla demokrat yapmak akıl ve mantıkla açıklanacak bir şey değil. Ortadoğu’ya demokrasi getireceğini söyleyen Kurdler geleceklerini risklerin içine atıyorlar. Kurdlere demokrasi olmayacağı gibi komşularına da demokrasinin gelmesinin önünü tıkıyorlar.
Bırakalım her millet kendisi için demokrasi mücadelesi versin.
Şefik Çolak
Endüstri Mühendisi
27.10.2026