Kürdistan Bölgesi yönetimi, ABD’nin Irak’tan tamamen çekilmesinden önce bölgenin hava savunmasını güvence altına almaya çalışıyor.
Ancak hava savunma sistemlerinin temini için yalnızca Washington’la değil, Bağdat yönetimiyle de koordinasyon gerekiyor. Bunun yanı sıra sistemlerin maliyetinin karşılanması için federal hükümetten finansman sağlanmasının da gerekli olduğu belirtiliyor.
Irak hükümeti ile ABD arasında Eylül 2024’te imzalanan anlaşma kapsamında, IŞİD’e karşı mücadele eden uluslararası koalisyonun Irak’tan çekilmesi ve askeri varlıklarla ekipmanların kademeli olarak geri çekilmesi öngörülüyor.
Çekilmenin 30 Eylül’e kadar tamamlanması planlanırken, bu tarih İran’la savaş nedeniyle bölgedeki güvenlik risklerinin arttığı bir döneme denk geliyor.
İHA saldırıları hava savunması ihtiyacını artırdı
Kürt makamları, geçtiğimiz salı günü İran yapımı olduğu belirtilen iki İHA’nın Kürdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani’nin ofisi ile Erbil’deki istihbarat teşkilatı Parastin Direktörü’nün ikametgâhını hedef aldığını açıkladı.
Kürt yetkililer saldırıları “tehlikeli bir gerilim” ve Irak’ın egemenliğinin ihlali olarak nitelendirdi.
Mesrur Barzani de X hesabından yaptığı açıklamada saldırıları “en güçlü ifadelerle” kınadı. Saldırıları “pervasız ve kabul edilemez” olarak tanımlayan Barzani, olayın Kürdistan Bölgesi’nin güvenlik ve istikrarına yönelik “doğrudan tehdit” oluşturduğunu belirtti.
Barzani ayrıca Kürdistan Bölgesi’nin bölgede devam eden savaş ve gerilimlerin hiçbir zaman tarafı olmadığını vurguladı.
Federal hükümetin başkanı Ali Zeydi ise çarşamba günü saldırıyla ilgili soruşturma başlatıldığını açıklayarak Irak ve Kürdistan Bölgesi’nin güvenlik ve istikrarının korunması gerektiğini söyledi.
“Acil bir mesele ve zorunlu ihtiyaç”
Irak İçişleri Bakanlığı’nın Kürdistan Bölgesi işlerinden sorumlu eski müsteşarı Tümgeneral Muhyiddin Muhammed Yunus, Erbil yönetiminin Washington ve Bağdat’la koordinasyon halinde hava savunma sistemleri temin etmek için “zamana karşı yarıştığını” söyledi.
Yunus, hava savunmasının bölge açısından “acil bir mesele ve zorunlu ihtiyaç” haline geldiğini belirtti.
Özellikle Kürdistan Bölgesi Başbakanı’nın makamı ve önemli bir güvenlik merkezinin hedef alındığı son İHA saldırılarının ardından hava savunmasının öneminin daha da arttığını ifade etti.
Mevcut sistemler petrol sahalarını kapsamıyor
Yunus’un Suudi haber ajansı Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmeye göre, Kürdistan Bölgesi’nde halihazırda bulunan hava savunma sistemlerinin görevi büyük ölçüde Erbil’deki diplomatik ve askeri tesisleri korumakla sınırlı.
Bu kapsamda özellikle ABD Başkonsolosluğu, sivil havalimanı, Harir Üssü Havalimanı ve uluslararası koalisyon güçlerinin tesisleri korunuyor.
Ancak bölgedeki kritik altyapılar, petrol sahaları ve genel hava sahasının tamamı için yeterli bir savunma kapasitesi bulunmadığı belirtiliyor.
Daha önce yayımlanan haberlerde, füze ve İHA’lara karşı kullanılan Patriot sistemlerinin, ABD’nin temmuz ayının son haftasında başlayan çekilme süreci kapsamında Harir Askeri Üssü’nden çıkarıldığı bildirilmişti.
Edinilen bilgilere göre, Kürdistan Bölgesi yalnızca geçtiğimiz temmuz ayında 88 İHA ve füze saldırısının hedefi oldu. Bu saldırılarda 10 kişi hayatını kaybetti, 15 kişi yaralandı.
“Bölgenin bütçesi sistemleri almaya yetmez”
Kürdistan Bölgesi’nin hava savunma sistemi edinme çabalarının yeni olmadığı belirtiliyor.
Kürdistan Bölgesi eski Peşmerge Bakanlığı Genel Sekreteri Korgeneral Cebbar Yaver, Erbil yönetiminin uzun süredir hava savunma sistemleri edinmeye çalıştığını ancak bunun Bağdat’taki federal makamların onayı olmadan gerçekleştirilemeyeceğini söyledi.
Yaver, hava savunma sistemlerinin son derece pahalı olduğuna dikkat çekerek, Kürdistan Bölgesi bütçesinin Irak hükümetinin finansmanı olmadan bu sistemleri satın almaya yeterli olmadığını belirtti.
Irak’ın da entegre hava savunma sistemi yok
Yaver’e göre Kürdistan Bölgesi’nde herhangi bir hava savunma sistemi bulunmuyor. Irak genelinde de ülkenin tüm hava sahasını kapsayan entegre bir hava savunma sistemi mevcut değil.
Irak’ta yalnızca ülkenin tamamının hava sahasını korumaya yeterli olmayan daha küçük çaplı sistemlerin bulunduğu belirtiliyor.
Yaver, mevcut sistemlerin kapasitesinin sınırlı olduğunu ve bölgedeki İranlı muhalif grupların merkezlerinin birçok kez hedef alınmasına rağmen bu saldırıların engellenemediğini ifade etti.
Radar eksikliği de önemli sorun
Kürdistan Bölgesi ile Bağdat yönetiminin, füze ve İHA saldırılarına karşı etkili savunma sistemlerinin yanı sıra hava sahasındaki tehditleri erken tespit edebilecek yeterli radar kapasitesine de sahip olmadığı belirtiliyor.
Her iki tarafın da savaş uçakları, füzeler ve İHA’larla Irak hava sahasına yönelik ihlalleri erken tespit edebilecek kapsamlı radar sistemlerinden yoksun olduğu aktarılıyor.
Bağdat Türkiye’den 20 hava savunma sistemi alıyor
Bağdat yönetimi ise kritik tesisleri ve hassas noktaları İHA ve füze saldırılarına karşı koruma kapasitesini artırmak amacıyla Türkiye’den 20 hava savunma sistemi satın almak üzere bir anlaşmaya yaklaşıyor.
Irak Genelkurmay Başkan Yardımcısı Korgeneral Saad Harbiye, geçtiğimiz mayıs ayında yaptığı açıklamada Irak hava sahasının artık “İHA’larla dolu” olduğunu söylemişti.
Harbiye, yeni hava savunma sistemlerinin başta petrol sahaları, diplomatik misyonlar ve kritik tesisleri hedef alan füze ve İHA saldırılarını önlemek amacıyla kullanılacağını belirtmişti.
Kürdistan Bölgesi açısından ise ABD’nin çekilme takvimi yaklaşırken hava savunma sistemlerinin nasıl ve hangi kaynaklarla temin edileceği, bölgenin güvenlik gündemindeki en önemli başlıklardan biri olmaya devam ediyor.