Diyanet’in hazırladığı gizli tarikatlar raporunda HÜDA PAR detayı

.

“Gayri İslami, laik, Kemalist zulüm rejimine karşı mücadele varlık nedeni"

Diyanet'in hazırladığı gizli tarikatlar raporunda, Hizbullah'ın varlık nedeni olarak, "laik rejime karşı mücadele" gösterilirken, örgütün, "propaganda" alanının daha iyi olduğu gerekçesiyle HÜDA PAR'ı kurduğu belirtildi.

Terör örgütü Hizbullah ile ilişkili HÜDA PAR, 14 Mayıs’taki seçimlerde Cumhur İttifakı’nı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleme kararı aldı. AKP ve HÜDA PAR arasında da görüşmeler yapıldı.

Hizbullah ve HÜDA PAR’ın Diyanet’in hazırladığı ve gizli tarikatlar raporu olarak bilinen, “Dini-Sosyal Teşekküller, Geleneksel Dini-Kültürel Oluşumlar ve Yeni Dini Yönelişler” raporunda yer aldığı ortaya çıktı. Cumhuriyet’te yer alan habere göre, raporun, “Mustazaflar Hareketi (Hizbullah)” başlığında yer alan bilgilerde, Hüseyin Velioğlu’nun kurucusu olduğu örgüt, 1991-2001 arasında şiddete başvurarak illegal kimliğe büründü. Beykoz Operasyonu sonucu dağıtılan, ancak 2004’te Mustazaflarla Dayanışma Derneği’nin kurulmasıyla toplandığı belirtilen örgütün, devleti “tağuti” (hak yoldan saptıran) ve “darülharp” (İslamlaştırılması gereken savaş alanı) kabul ettiği, derneğin ise 2012’de Hizbullah’ın devamı olduğu gerekçesiyle kapatıldığı kaydedildi.

Raporda, derneğin kapatılmasının ardından, “propaganda imkânının daha iyi olduğu” gerekçesiyle HÜDA PAR’ın kurulduğu aktarıldı.

Raporda, “Gayri İslami, laik, Kemalist zulüm rejimine karşı mücadeleyi varlık nedeni gördüğü” vurgulanan örgütün, “ümmetçi fikirleri olduğu, Kürtçenin resmi dil olmasını savunduğu, İslam’ın hâkim olmadığı tüm rejim ve yönetimleri gayri İslami kabul ettiği, yüze ulaşan sayıda dernekleri bulunduğu” kaydedildi.

Kurdistan Haberleri

SOL VE SOSYALİZMİN KEMALİZM İLE İMTİHANI
Haseke’de Kürtçe eğitim hakkı eylemine saldırı: Yaralılar var!
Amiri’den Şengal ve Ninova’daki ihtilaflı bölgelere ilişkin uyarı
1985 tarihli gizli belge: Irak uçakları Rojhilat’ta 50 evi bombaladı
Komela: Demokratik Entegrasyon yaklaşımı Kürtlerin ulusal haklarını yok sayıyor