60 bin kadar göçmenin Fas’tan İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Ceuta’ya ulaşmasının ardından, yetkililere göre gelenlerin büyük bölümü Cumartesi gününe kadar bölgeden ayrıldı.
Yaşananlar, sağcı siyasetçiler tarafından Avrupa Birliği’nin (AB) sınır yönetimindeki zayıflığın bir göstergesi olarak değerlendirilirken Fas’ın neden bu kadar çok göçmenin Ceuta sınırına yönelmesine izin verdiği sorularını da gündeme getirdi.
Kaç göçmen geldi, kaçı geri gönderildi?
Ceuta’nın en üst düzey yetkilisi Juan Jesus Vivas’ın açıklamasına göre, nüfusu yalnızca 84 bin olan kente, geçen çarşambadan cuma gününe dek, üç günden kısa bir sürede yaklaşık 60 bin göçmen giriş yaptı. İspanya İçişleri Bakanlığı ise bu sayının 50 bin olduğunu açıkladı. Bakanlık, o tarihten bu yana 48 binden fazla kişinin Fas’a döndüğünü bildirdi.
İspanya hükümeti Cumartesi günü yaptığı açıklamada, hayatını kaybedenlerin sayısının da 67’ye yükseldiğini bildirdi. Ölenler arasında boğulanlar ve bir dalgakıran üzerindeki bariyeri aşmaya çalışırken çıkan izdihamda hayatını kaybedenler de bulunuyor.
Yaşanan göç hareketinin boyutu, Mayıs 2021’de iki gün içinde yaklaşık 12 bin kişinin Fas’tan Ceuta’ya geçtiği son benzer olaydan çok daha büyük oldu.
Fas’ın tepkisi ne oldu?
Kuzey Afrika’daki göç hareketleri konusunda uzman İspanyol gazeteci Ignacio Cembrero, Fas güvenlik güçlerinin Çarşamba gününden beri “elleri kolları bağlı oturuyor gibi göründüğünü” ifade ederek “Ceuta ile Fas arasındaki sınırı belirleyen dalgakırana ulaşmak için polis ve yardımcı güvenlik güçlerinden oluşan kordonların aşılması gerekiyor ve insanların geçmesine izin verildiği açık” dedi.
Neden şimdi?
Bu zamanlamanın olası nedenlerinden biri, İspanya Yüksek Mahkemesi’nin 8 Temmuz’da verdiği ve deniz yoluyla gelen göçmenlerin diğerleri kadar hızlı geri gönderilmemesi gerektiğine hükmeden kararı olabilir.
“Hiç şüphe yok ki 8 Temmuz kararı bir rol oynadı” diyen Cembrero, ancak bunun “bu ölçekteki bir seferberliği açıklamadığını” da sözlerine ekledi.
Bazı gözlemciler ise İspanyol hükümetinin görece açık göç politikasının da etkili olmuş olabileceğini öne sürüyor.
Fas krizi kullanıyor mu?
Fas’ın göç meselesini bir diplomatik baskı aracı olarak kullandığı görüşünde olanlar da var.
Kuzeybatı Afrika ülkesi Fas, 1956’da bağımsızlığını kazandığından beri Ceuta ve Melilla üzerinde egemenlik iddiasında bulunuyor. İspanya ise mevcut statünün değiştirilmesine yönelik her türlü müzakereyi kesin bir dille reddediyor. Cembrero’ya göre Fas, İspanya’yı müzakere masasına oturmaya zorlamak için “bir fırsat gördü”.
Sanchez, yaşananlar karşısında bazı AB ülkelerinin gösterdiği tutumu “bencil” olarak nitelendirdi.
Göçmenler AB’nin diğer ülkelerine geçebilir mi?
Hayır. İspanyol yetkililer, Schengen Bölgesi kuralları uyarınca Ceuta ve bir diğer İspanyol toprağı olan Melilla’da, Avrupa anakarasına hava veya deniz yoluyla geçmek isteyen herkes için özel sınır kontrol prosedürleri uygulandığını vurguladı.
Yetkililere göre Ceuta’ya düzensiz giriş yapmak, İspanya’da kalma, İspanya anakarasına gitme veya Avrupa genelinde serbestçe dolaşma hakkı sağlamıyor.
Ceuta’ya düzensiz şekilde giren kişilerin hiçbiri Avrupa anakarasına geçmedi ve geçmeleri de mümkün değil.
AB ülkelerinin tepkisi ne oldu?
Göçmenlerin Avrupa anakarasına ulaşmasının önündeki engellere rağmen İtalya, Cuma günü İspanya ile olan sınırsız seyahat uygulamasını sağlayan Schengen kurallarını geçici olarak askıya aldığını duyurdu.
Madrid yönetimi bu kararı sert biçimde eleştirdi. Ayrıca İtalya ve İspanya arasında kara sınırı bulunmadığı için kararın pratik etkisinin ne olacağı da belirsizliğini koruyor. AFP’ye konuşan hukuk uzmanları, Roma’daki sağcı hükümetin bu kararının mevcut hukuki çerçeve kapsamında uygulanmasının mümkün olmadığını söyledi.
Fransa ve İngiltere ise, İspanya ile “dayanışma” içerisinde olduklarını açıkladı. Ancak Fransa diğer yandan İspanya ile paylaştığı sınırdaki polis sayısını beş kat artıracağını duyurdu.
Portekiz de güneydeki kara ve deniz sınırlarındaki kontrolleri sıkılaştıracağını açıkladı.
Sanchez’den AB üyelerine tepki: Bencil ve kutuplaştırıcı
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Cumartesi günü Ceuta’da yaşanan göçmen krizi karşısında bazı AB ülkelerinin tutumunu “bencil” olarak nitelendirerek bakanlar düzeyinde görüşmeler yapılmasını talep etti.
AB liderlerine hitaben kaleme alınan mektubunda Sanchez’in “Mevcut uluslararası bağlamda AB, bu tür bencil, kutuplaştırıcı ve hukuk dışı tepkileri göze alamaz” ifadelerini kullandığı belirtildi.
Sanchez, mektubunda ayrıca AB’ye üye 27 ülkenin içişleri bakanlarının katılacağı bir toplantı düzenlenmesi çağrısında bulundu.
Donald Trump ne dedi?
Göç karşıtı politikaları başkanlık döneminin merkezine yerleştiren ABD Başkanı Donald Trump ise Cuma günü Ceuta’ya yönelik göç akınını bir “felaket” ve “işgal” olarak nitelendirdi.
Trump, bunu Kasım ayında gerçekleşecek ara seçimlerle ilişkilendirerek “Cumhuriyetçiler seçimi kazanmazsa aynı şey; hatta daha kötüsü, çok daha büyük ölçekte bizim de başımıza gelecek” ifadelerini kullandı.
Kaynak: DW Türkçe