Başkan Barzani’den Bağdat’a sert uyarı

.

Başkan Mesud Barzani, Al Şarqiye kanalına verdiği röportajda Irak, Kürdistan Bölgesi ve bölgeye ilişkin birçok konuyu değerlendirdi.

Irak'ın ordu, antiterör, Haşdi Şabi ve Peşmerge güçlerine sahip olduğu yönündeki bir soruya yanıt olarak Başkan Barzani, "2011 yılında yaklaşık 100 bin Amerikan askeri vardı ve Bağdat'ta çok sayıda görüşme yapıldı. Ben de bu görüşmelerin birçoğuna katıldım. ABD ile ikili bir anlaşma mı yapmalıyız, yoksa çekilmeleri mi gerekiyor? İçişleri ve Savunma Bakanlarının da hazır bulunduğu bir toplantıda, 'Kardeşler, bu konuyu tartışıyoruz, doğrudan güvenlikle ilgili olanlara soralım' dedim. Sanırım o zaman Savunma Bakanı Abdulkadir Ubeydi, İçişleri Bakanı da Cevad Bolani'ydi, tam emin değilim. Onlara ülkeyi savunma kapasitelerinin olup olmadığını sorduk. Savunma Bakanı, 'Vallahi hiçbir şeyim yok' dedi. İçişleri Bakanı'na sorduk, o da 'Vallahi bir karakolu bile koruyamayız' dedi" ifadelerini kullandı.

"Amerikalılar gitti, IŞİD geldi"

Başkan Mesud Barzani, şöyle devam etti: "Peki, o zaman neyi tartışıyoruz? Bazıları ısrar edip siyasi manevra yaptı. O zaman onlara sordum, 'Peki bir Amerikan subayı bu salona gelip hepimizi tutuklayamaz mı?' İçlerinden biri, adını unuttum, 'Vallahi değil subay, bir Amerikan askeri bile bunu yapabilir' dedi. Ben de 'En azından işgal dönemini sona erdirecek ve egemenliğimizi geri alacağımız bir anlaşma yapmak daha iyi değil mi?' dedim. Bir anlaşma yapalım. O zaman Amerikalılar gitti ve IŞİD geldi."

Başkan Barzani, "Şimdi aynı senaryodan korkuyorum ama durum farklı. 2014'te IŞİD geldikten sonra Irak hükümeti, ABD, Avrupa ülkeleri ve NATO ile temasa geçerek 'Allah aşkına gelin, bize yardım edin' dedi" diye ekledi.

"Hiçbir başbakanın tam yetkisi olmadı"

Konuşmasının bir başka bölümünde, geçmiş Irak başbakanlarının önündeki zorluklara dikkat çeken Başkan Mesud Barzani, "Hiçbir başbakan tam yetkili ve serbest olmadı. Sürekli engeller vardı, iradeleri bir dereceye kadar ellerinden alınmıştı. Mevcut partiler onlar üzerinde otorite kurmuştu. Birinci derecede Şii Koordinasyon Çerçevesi sorumludur, onlar iktidardadır ve bu büyük bir hatadır" dedi.

Başkan Barzani, "Bir yapının tek başına yönetmesi kabul edilemez. Şimdi neredeyse her şey onların elinde, tüm yetki onlarda. Yönetim Şiilerde. Eğer ortaklık, uzlaşı ve denge temeline dönerlerse ve bu temel uygulanırsa iyi olur. Ama aynı eski yöntemi sürdürürlerse, bu onların tek başına yönetici olduğu anlamına gelir" diye vurguladı.

"Sadr ve KDP olmadan hükümet felç olur"

Başkan Mesud Barzani, "Eğer Sadr Hareketi, Kürdistan Demokrat Partisi ve diğer taraflar hükümette olmazsa, hükümet felç olur ve eksik kalır" dedi.

Ali Zeydi kabinesindeki bakanlara oy vermek için yapılan parlamento oturumu hakkında ise Başkan Barzani, "Hayır, memnun değiliz. Bu bir komplonun parçasıydı. Belki de bu şekilde KDP'ye güç gösterisi yapabileceklerini, büyük bir blok olduklarını, Irak'ı yönettiklerini ve KDP'yi dışlayabileceklerini düşündüler. Belki böyle bir hayalleri vardı. Kimse bunu yapamaz. KDP'yi dışlamak için çok uğraştılar ama sonunda kendileri dışlandı ve KDP yerinde kaldı" şeklinde konuştu.

Başkan Mesud Barzani, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz o hükümete katıldık. Bağdat'a döndükten sonra KDP iğrenç bir komploya maruz kaldı. KDP Başkan Yardımcısı Neçirvan Barzani ile Şii Koordinasyon Çerçevesi'nden Sayın Hadi Amiri arasında imzalanmış bir anlaşmamız vardı. O anlaşma temelinde hükümete katılma kararı aldık ve bu anlaşma uygulanmalıdır. Aksi takdirde hükümette kalmamızın hiçbir anlamı ve gerekçesi kalmaz."

"Anlaşma uygulanmazsa hükümette kalmaya gerek yok"

Anlaşmanın en önemli maddeleriyle ilgili olarak Başkan Barzani, "Yakında açıklayacağız. Anlaşma, hükümet kurulmadan önce yapıldı. Anlaşmada anayasa dışında veya anayasaya aykırı hiçbir şey yok. Eğer anlaşma uygulanmazsa, o hükümette kalmaya gerek yok, yalancı şahit olmayız. Mesele makam sahibi olmak, bakan sahibi olmak değil. Temel sorunlar var, eski sorunlarla boğuşuyoruz: Haklar, ortaklık ve onur" dedi.

Başkan Barzani, hükümet kurma sürecinde Koordinasyon Çerçevesi içindeki bazı tarafların ve Sünniler içindeki bazı tarafların KDP'ye karşı komplo kurduğunu, ancak daha sonra onlarla yeni bir sayfa açtıklarını belirtti.

"Silahların bırakılması meselesinin savaşa dönüşmemesini umuyoruz"

Silahların devletin kontrolünde olması meselesiyle ilgili olarak Başkan Barzani, "Silahların bırakılması meselesinin savaşa dönüşmemesini umuyoruz. Bu ne Irak'ın, ne Kürdistan Bölgesi'nin ne de kimsenin çıkarına değil. Ama bu nasıl yapılacak? 30 Eylül'den sonra bunu zor görüyorum. Eğer bu, birkaç ay sonra bile çözülürse, tüm Irak ve silahlı grupların kendisi için bir başarı olur. Önemli olan o silahın kontrol altında olmasıdır. Eğer kullanılacaksa, Genel Komutanlık emriyle olmalıdır, herkesin kendi keyfine göre hareket etmesiyle değil" dedi.

"Silah sorunu çözülmezse Irak büyük sorunlarla karşılaşır"

Başkan Barzani, "Bu dosyanın barışçıl bir şekilde çözülmesi gerekiyor. İran'la ya da başka bir ülkeyle çözülmesi iyi bir şeydir. Ancak gördüğüm kadarıyla uygulanması zor bir iş, çünkü bu durumdan faydalanan ve silahlardan vazgeçmeyecek insanlar var" diye belirtti.

Barzani ayrıca, "ABD'nin baskısı dikkate alınmalıdır, bu çok önemli bir konu. Eğer ABD, Irak'a yaptırım uygularsa... Bu nedenle silah meselesinin çözülmesi Irak'ın çıkarınadır. Eğer çözülmezse, Irak yaptırımlar ve uluslararası toplumdan tecrit edilme gibi büyük sorunlarla karşı karşıya kalacaktır" uyarısında bulundu.

Kurdistan Haberleri

İranlı yetkili: Mücteba Hamaney yaralıyken kaldırıldığı hastane saldırıya uğradı, enkaz altından çıkarıldı
Türkiye, Başika’yı Verip Sincar’ı mı Aldı?
‘1990’larda Dêrsim: Belgeler, Raporlar, Tanıklıklar’ kitabı tanıtıldı
Lavrov: Rusya, Suriye’de Kürtlerin talebi olursa rol üstlenmeye hazır
Yemen genel seferberlik ilan etti