Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu Laf gevezeliği neye hizmet ediyor

Şefik Çolak

Şefik Çolak

Olgulara dayanmayan teorileri ve onlara göre yürürlüğe konulan veya konulmaya çalışılan siyaseti-politikayı önemsemek ve gündeme taşımanın mantıklı bir tutum olmadığı bilinen gerçektir. Ne yazık ki canlı sosyolojisi ve psikolojini inceleyen bilim bu kadar katı olmayı zorunlu görmemektedir.

Kurdistan’ın işgalcileri sadece askeri olarak Kurdlerin ve direnişçilerinin üzerine saldırıyı sürekli gündemde tutmuyorlar. Kurdleri hedeflerinden uzak tutmak için üniversiteleri, dini ve organize ettikleri siyasi yapıları ile başta eğitim ve sağlık kurumları olmak üzere bütün kurumları tek merkezden yönlendirerek askeri saldırılarda yaptıkları gibi düzenli ve kesintisiz çalıştırmakta ve aksiyon içinde tutmaktalar. İşkence görenlerin hemen hemen tümü bilir ki işkenceciler sağlıkçılarla düzenli çalışıyorlar. Kurdleri hedeflerinden uzaklaştırmak için istihbarat teşkilatı ile Seferberlik Tetkik Kurulu mutlaka psikologlarla çalışmak ve onlara önemli görevler vermektedirler.

Bu siyasetin ana amacı Kurdleri hedeflerin dışında bir rotaya sokmak ve onun gerçekleşmesi için enerjilerini kazanç sağlamayacak eylemlerle bertaraf etmektir. Yıllarca sonuç almayacak işlerin peşinde çalışanlarda olduğu gibi Kurdler de umutsuzluk ve psikolojik sorunlar yaratmaktır. Sosyologlar ve psikologlara hazırlatılan bu planlama ne yazık ki başarılı olmuştur. İnce ince hazırlanan ve uygulamaya sokulan bu çalışma olmamış olsaydı ölümü göze almış Kurd gençleri hiçbir bilime uymayacak şekilde bir kişinin müridi veya ona tanrıya bağlanmış gibi bağlı insanlar olur muydu?

Kurdleri gerçekleşmesi mümkün olmayan hayaller peşinde koşturmak Türk Egemenlik Sistemi’nin sadece Kurdlerin enerjilerini kendisine zarar vermeyecek yola sokma siyasetinin parçası değildir. Kurdleri kendilerine karşı suç işletmek ve bu suçlarının hesabını veremeyecek duruma sokup akabinde kendi planlarının parçası haline getirmektir.

26 yıldır bir kişinin özgürlüğünü sağlama adı altında binlerce insan sürekli aktif eylem içinde tutuldu. Bunu yaptıranlar bir tanrıya bağlanıldığı gibi bağlandıkları kişinin iddia edilen tecritten kurtulmak ve topluma karışmak isteğinde bulunmadığını biliyorlardı. Yalan ve algı yönetimi ile Kurdlerin çeyrek asrını hedefsiz bir politika için harcadılar.

Abdullah Öcalan Devletin derinlerinin kontrolü dışında bir yerde yaşamak, topluma karışmak istemeyecektir. İmralı’da veya bazen tutulduğu tahmin edilen yerlerde kalmak isteyecektir. T.C.nin kontrolü dışında bir yerde kalmak isteseydi Avrupa’ya gittiğinde sığınma talebinde bulunacaktı. Üç ay gibi bir süre dolaştığı hiçbir ülkede resmen sığınma talebinde bulunmadığını örgütünün yöneticileri iyi biliyorlar. Şerafettin Kaya’nın Hayatımdan Kesitler (Doz yayıları) kitabına bakmak yeterlidir.  Sapo’nun Suriye’de bulunduğu zaman etrafında kendisini farklı görüşler veya sorgulayıcı kişilerden izole eden Önderliği Koruma Birliği[1] vardı. Bu şansa Avrupa’da veya Rusya’da sahip olamayacaktı.[2]

Her zaman gerçekçi hedefi olmayan kampanyaların yapıldığı gibi son zamanlarda Öcalan için Umut Hakkı adı altında bir kampanya başlatılmış bulunmaktadır. Kampanyanın eylemcisi olanlar bilsinler ki Sapo bunu hiç ama hiç istemiyor. Bunlar planlı bir politikanın parçası oluyorlar. O Diyarbekir’de yaşamak istemez, orada sorgulayıcı kişilerle karşı karşıya kalmak istemez. Hayali teorilerinin sorgulanmasına verecek cevabı olmadığını çok iyi biliyor.

Yürütülen sürecin sonunda, diğer ülkelerde benzer süreçler ve başarısızlıkla sonuçlanması kaçınılmaz olanlar gibi, Kurdler ve kendisini Türk sananlar için çok kanlı bir dönemin geldiğini tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yoktur. PKK’nın yöneticileri ve Sapo’ya bağlılık yemini edenlerin tümü bu süreç içinde, başka yerde onlar için izole bir yer bulunamayacağı için, Türkiye’ye getirilecektir. Yönetici kadro küçük bir ilde bir site içinde izole halde tutulacak.[3] Geri kalanlar ise yaşam mücadelesinin içine sokulacak. Zorunluluktan dolayı, itirafçıların kaçınamadığı, mafya yapılarının birer elemanı haline getirilecektir. Kurd aşiret veya aile geleneğinin gereği olarak cesaretle korumaya alınanlar ancak bu planın gereğinden kurtulabilecekler. 

Sapo dahil bunlar yasal bir siyasi partinin içinde yer almayacak veya yönetici olmayacaklar. Yasal bir partinin yöneticileri istemeseler de gerçekçi sorularla karşılaşmak zorunda kalırlar. Belirli bir süre soruları cevapsız bırakabilirler ama bunu sürdürme şansları olmaz.

Sürekli yasal siyaset yapmak istiyoruz adı altında bir talebin olduğunu söyleyenler bilinçli yalan söylüyorlar. Onlar mürit olmaktan başka ne yapacağını bilmeyenler veya projenin istekli parçası olanlardır.

Türk Egemenlik sistemi karmaşık değildir. Belirli bir mantığı ve uygulamaları vardır. Gücü de bu anlayışını sürekli ve yılmadan sürdürmesinde gelir. Propaganda ve algı operasyonları tek merkezden koordine edilmektedir. Kurumlar ve şahıslar sadece üzerlerine düşen görevler askerlerin talimnamelere uyguladığı gibi yerine getirirler. Propaganda dilini çözenler her karşılaştıklarında yazılanların nereden ve kimler tarafından yazıldığını hemen anlarlar.

Demokratik Toplum Manifestosu adı ile Kurdlere sunulan perspektif metninin diline bakmak projenin kimler tarafından devreye sokulduğunu anlamak için yeterlidir. Zaten Yeni Ziya da bunun kimlerle beraber hazırlandığını gizleme gereği dair duymamıştır.

Metin maddi hatalar ile doludur ve her satırı çelişkiler içermektedir. Bu bilinçli bir davranış şeklidir ve Soner Yalçın, Yalçın Küçük gibilerinin yazıları dikkatle okunduğunda bu metin ile yazım dili açısından benzerlik hemen görülür.

Onların görevi yalan söylemek ve kurgular yaparak Kurdleri bunlara inandırmaktır. Kurdler de artık yalanlara inanma alışkanlığını terk etmelidir.

Oldukça umutlu olmak için gerekçeler fazlası ile var.  Binlerce toplantı ve organizasyonların içini doldurma şansına sahip olamayanların çıldırmış halini herkes görüyor.

Şefik Çolak

Endüstri mühendisi

04/08/2026

 

[1] Bu tip örgütlenme Teşkilat-ı Mahsusa’da vardır ve bir tip paralel örgütlenmedir. Hüsnü Gürbey’in DERİN DEVLET VE ORGANLARI TEŞKİLATI MAHSUSA Kitabını okursanız bunun arkasındaki mantık için yeterli verin var olduğunu görürsünüz.

[2] Hazırlandığı söylenen ve yakında yasalaşacak “Çerçeve Yasa” ile anlamsız bir umut pompalaması yapılıyor. Yasanın ne olduğu ayrı bir konudur ama projenin taraflarını koruyacak bir Önderliği Koruma Birliği gibi bir yapı içermemektedir.

[3] Halkla iletişim koşulların oluşması durumunda bu proje çökeceği gibi gelecekte devreye sokulacak siyasetler de şimdiden zarar görür.