Bir İsrailli (İbrani) akademisyen Kurdlerin çoğunlukta olduğu toplantıda hepimizin üzerinde düşünmesi gereken ve handikaplarımızı bize gösteren bir konuşma yapmıştı. İbret verici ve Kurdlerin düşmanları ile ilişkisini ne güzel tanımlıyordu. Konuşmanın özeti aynen şöyleydi;
“Siz Kurdleri anlamıyorum. Sizi sömüren ve katledenlerden utandığınız için onların yerine bize düşmanlık yapıyorsunuz. Bizim Kurdlere, Kurdlerin ise bize ihtiyacı var. Tarihte Kurdlerin ve İbranilerin birbirlerine zarar verdiğinin örneği yoktur. İbranilerin sürgün yaşadığı ve katliama uğramadığı tek yer Kurdistan’dır. Sizden bize düşman olmanızı isteyenler sizin gerçek katilleriniz, düşmanlarınızdır ve onlar menfaatleri için bizimle çalışmaya can atıyorlar.”
Emperyal emeller peşinde olan devletlerin gücü var ise başka bir milletin topraklarını işgal edip sömürgeci uygulamaları başlatmaları sanıldığı kadar zor değildir. İşgali ve kolonyalist uygulamaları sürdürmek zordur ve aralıksız çeşitli projeleri devreye sokmak zorunda kalırlar.
Tarih mazlum halkların direnişleri ve bağımsızlık savaşları ile doludur. Direniş olmasaydı işgallerin ebediyen sürebilme şansı olurdu. Her millet er veya geç mutlaka işgalcileri yenmiş ve topraklarını özgürleştirmiştir. Aksi insanlık tarihinde yoktur. Tekrar işgale uğraması bağımsızlık savaşında başarılı olmadıkları anlamına gelmez. Kolay değil ama Kurdler ve Kurdistan da benzer sonuçla kendi geleceğini taçlandıracak.
Şiddet, Yalan, İhanet ve Manipülasyonun olmadığı yerde işgalin yapılması ve sürdürülmesi mümkün değildir. Kurdistan’ı işgal eden bölgenin emperyalistleri diğer kolonyalistlerden çok daha zalim ve ahlaksızca davranarak bunlara inkârı ve yok saymayı eklemişler.
Kurdlerin büyük sorunlarından biri de işgalcileri devletlerin propaganda ve algı yönetimlerine kanmalarıdır. Aynı dini inanca sahip olmaları tek başına yeterli değildir. İşgalcilerin Kurdler arasında kendi çıkarları için yaptıkları örgütlenmelerin önemli etkisi vardır. Bazen bu, bilinçli veya bilinçsiz, işbirlikçiler içine düştükleri ihanet ile övünecek kadar alçalmış bulunmaktalar.
Sömürge bir milletin çıkarlarının ortaklaştığı ve kendisinin sömürgecisi olan devletle sorunu olan başka devlet ve devletlerle ilişki kurmasında sakınca olmadığı gibi zorunluluk da olabilir. Yardımlaşma ve ortak çıkarlarda uzlaşma herkese helal de sadece Kurdlere haramdır anlayışı kolonyalistlerin ve onların denetiminde olanların Kurdlere dayattığı anlayıştan başka bir şey değildir. Masumane olmadığı gibi ideolojik temeli de yoktur.
İsrail Kurdistan kuracak veya 2. İsrail tanımlaması yapanlar dürüst değiller ve tezleri ahlaki sınırlar içinde bile görülemez. Ayrıca, bu tezi savunanlar iyi tanınmalıdır. Kurdlere zarar verenler sadece onlar ve desteklediği sistemlerdir. (Devletler.)
Kurdlerin geleceğini belirleme hakkı konusunda karar vermeye çalışan veya kendi istemlerinin anlamlı olduğunu söyleyen Kurd olmayan kim olursa olsun bilinmelidir ki dost kavramı içine sığmazlar. Hangi düşünce gurubu adına hareket ettiği önemli değildir. Saygısız, kolonyalist sistemin destekçisi ve yapılan kötülüklerin ortağı olarak tanınmalıdır.
Kurdler devlet kurmak istiyorsa sadece kendi güçleri ile bunu başarabilirler. Başka bir milletin veya devletin Kurdlere rağmen Kurdistan’ı kuracağı düşünülemeyeceği gibi mümkün de değildir. Böyle bir örnek insanlık tarihinde yoktur. Bu söylem Kurdistan’ı işgal edenlerin kötü niyetli söyleminin dışında değerlendirilmemelidir.
Türklerin çok kullandıkları bir söylem vardır: “Türkün Türk’ten başka dostu yoktur.” Bu söylem bizim için geçerli değildir. Her millet değerlidir ve bize (Kurdlere) dost olmaya aynı ölçüde yakındır. Bize saldırmadıkları ve kötülük yapmaya çalışmadıkları sürece kimseye düşman gözü ile bakmaya kalkışmamalıyız. Bunu yaparsak sadece kendimizi kolonyalistlerin hizmetine sokmuş oluruz. İsrail veya İbraniler de diğer milletler gibi aynı değerdedirler ve bize yakın olmalarında sakınca yoktur. Bize yardım elini uzatmaya hazır oldukları sürece aynı yakın dostlar olarak görülmeleri bizi rahatsız etmez. Bırakalım rahatsız olan kolonyalist devletler ile destekçileri sahtekârlar çatlasınlar.
Bölgenin emperyalist devletlerinin İsrail düşmanlığına ihtiyacı vardır. Bunu değişik nedenler göstererek toplumun önüne koyarlar. Kurdleri ve diğer mazlum halkları bunun parçası yaparak istediği başarıyı elde ederler. Kimsenin Filistin diye bir derdi yoktur. Aynı durum Filistinliler için bile geçerlidir.
Kurdlerin 2. İsrail olmak gibi bir amacı ve çabası yoktur. Kolonyalist devletlerin ve onların Devlet Dini ile Devlet Solu kavramları Kurdlere karşı tuzaklarla döşenmiştir. İsrail’e kısmen benzemek veya onun desteğini almak utanılacak bir şey değildir. Başkalarına neden İsrail ile ilişki kuruyorsunuz diyecek değiliz ama aynı şeyi bize söyleyenlerin sahtekarlığını yüzlerine çekinmeden vurduğumuz anda maskelerinin arkasındaki kötü görüntüyü ortalığa saçmış oluruz.[3]
Kolonyalistlerin korkulu rüyası 2. İsrail değil Bağımsız Kurdistan’dır. Onların anladığı manada 2. İsrail güzel olmalıdır.
Bana cazip geliyor……
Yeni Ziya “İsrail bizim için Kurdistan kuracaktı ama ben engelledim” derken içine düştüğü durumu anlamamak için sadece özürlü olmak gereklidir.
Ayrılıp devlet kurma hakkı bunun en önemli olanıdır.
Zamanında kolonyalistlerin ve aparatlarının kavramlarını deşifre etmediğimiz zaman süre içinde kendi yandaşlarına yeniden itibar kazandırma yoluna girerler. Bugün de aynı şeyi yapıyorlar. Geçmişte çok başarılı oldular ama Yeni Ziya Gökalplere galiba istedikleri itibarı kazandıramayacaklar.