Hüseyin Şahin
Jest bu olsa gerek.
Bahçeli Apo’yu tekrar raftan indirirken, onun üzerinden Rojava (Suriye) Kürdistanını dizayn etmeye çalıştı. Bunu 27 Şubat 2025 deklerasyonu ardından Komisyon raporu izledi. Her iki belgede vurgu hem bın Xet hemde ser Xet (Türkiye, Suriye hattı) için aynıdır. Entegrasyon, silahlara veda, İsrail, ABD öcü, Kürdlere Devlet lazım değil, fakat Devlet Bahçeliye dokuma bir halı kesin, kez lazım. Bu inceliğin yüzde biri, ne dün tüm Kürd önderliklerine nede bugünkilere gösterilmiştir. Buda yetmiyormış gibi bizzat ortada fol ve yumurta yokken, 1990’ların ortalarında güney Kürdistanda KDP üslerine saldırarak 15 Ağustos atılımını orada başlatarak, binlerce hem Peşmerge hemde Gerilla kanına girildi. Güney sadece dört sömürgeci devletin korkulu rüyası değildi. Devletleşme yoluna çıkmış bir PARÇA, Kürdler için önemli Kucaktır. Buna dil uzatmak, fiili saldırıda bulunmak Kürdlerin işi olmamalıdır. Ufak ama Bağımsız yada Federal bir Devlet’e kolay, kolay kimse el atamaz. Kuzey Kıbrıs, Bosna Hersek, Makedonya, Arnavut v.s. gibi devletler ortadadır.
Güney Kürdistanı beğensekte, beğenmesekte Kürdler gözü gibi korumalıdır. Bu o parçada oluşan Devletleşme modelini ileri taşır, eksiklikleri suretle aşar, gelecekte hayal edilen sosyal, adil, modern, refah bir eşiğe taşır.
6 Ocaktan 26 ‘dan itibaren Kürdler yeni bir travmayla karşı, karşıya kaldılar. Colani ve onu iktidara taşıyanlar konusunda Kürdler yanıldılar. Geçen bu bir yıl içerisinde kelle avcısı Colani Dünyaya iyi pazarlandı. Bunun karşısında Rojava Kürdistanında SDG kimi önemli fırsatları ele geçirmiş ve bunu yeterince değerlendirememişti. Bunda birinci derece SDG bileşenleri diğer yandan ise Apo hegemonyası belirleyici oldu. Buda SDG gibi bir bileşenin dışarı açılmasına, ilişkiler geliştirmesine, Lobi çalışması yapamamasına neden oldu. Barış, Entegrasyon ve İtifaklar bu Parçada Kürdlerin belini büktü. Bunun neticesinde Kelle Avcıları önce Alevi, Dürzi, Hiristiyan şimdilerde ise tekraradan Kürdlerin üzerine yürüdüler. Halep’te ciddi bir direnişle karşılaşmayan bu Cihadisler, iştaha gelerek KOBANİ kapılarına kadar dayandılar. Halep hem konum ve bileşenleri ile birlikte seçilmiş stratejik bir yer hemde test için iyi kurgulanmış bir seneryoydu. Bu Test’te SDG başarılı çıkış yapamadı ve bunu fırsat bilen kimi Arap Aşiretleri saf değiştirerek, Colani saflarına katıldılar. Bununla birlikte iki hafta öncesine kadar SDG’nin denetimi altında olan bölgeler, hızla HTŞ’nin eline geçmiş oldu. Geri çekilme bir zaaflık olarak algılanmamalıdır. Ateşkes bir oyalamamı, değilmi?, bunu sahadaki Kürd güçleri iyi değerlendirmelidirler.
KOBANİ açlık, soğuk, susuzluk ve cereyan kesmeyle dize getirilemez. Tüm Dünyada Kürdler dim, dik ayakta ve yek vücut olmuşlardır. Bu duruş Suriye Kürdlerine cesaret vermektedir.
Bu mesajı iyi okuyup ileri taşımak önemlidir. Dünya eski dünya değildir artık. Tekniğin geliştiği bu çağda Kürdlerde nasiplerini alıyor, bununla birlikte iletişim ve etkileşimde bulunabiliyorlar.
Çıkış yolu İyi bir diplomasi ve lobi’den geçmektedir. Bunun için yollar arşınmalı, inadına kapılar çalınmalıdır. Bu işleri koordine edebilecek yetenekli, verimli ve donanımlı bir çatı oluşturulmalıdır. Bu çatı ciddi bir temsiliyetle, Örgüt TEKELLERİNDEN bağımsız hareket edebildiği derecede vücut bulabilir, dal ve budak salabilir.
Sorun Kendin için KENDİN olamamada yatmaktadır.
Sorunu dışarıda arayıp, yanlış ata oynamak ve kulağa fısıldatılan her mesajı harfiyen yerine getirmek bir zayıflık, kendin olamamadır. Ne DAİŞ ile aynı yatağa girmek nede ABD, İsrail düşmanlığı yapmak Kürdlerin işi değildir. Halklar ve Ümmet kardeşliği Kürdlerin önceliği olamaz. Devletsizlik sancıları yaşıyan Kürdlere bu yüküde taşıttırmak ne doğru nede adildir. Bunun bilincine varmış olan bir Millet, menzile mutlaka erişecektir, yeterki gölge etmesinler.