Suriye devlet televizyonunun, Şam ile DSG arasında Kamışlı ve Haseke’ye güvenlik güçleri konuşlandırılmasına yönelik bir anlaşma duyurmasının ardından Kobani’nin geleceği belirsizliğini koruyor. Kuşatma altındaki kentte çatışmalar, korku ve insani kriz sürüyor.
Suriye devlet televizyonu, Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (DSG) ile Şam yönetimi arasında Kamışlı ve Haseke’ye Suriye güvenlik güçlerinin konuşlandırılması konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu. Ancak bu gelişmeye rağmen, kuşatma altındaki Kobani’nin durumu hâlâ netlik kazanmış değil.
Salı günü yapılan açıklamada Kobani’ye dair açık bir madde yer almazken, kentteki askeri ve insani tablo belirsizliğini koruyor.
Rojava’da Çatışmalar Sürüyor
Son günlerde Rojava’nın (Kuzeydoğu Suriye) çeşitli bölgelerinde, özellikle Derik–Kamışlo yolu ile Kobani’nin güneyindeki köylerde yoğun çatışmalar yaşandı. Buna karşın DSG’den olası anlaşmaya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
18 Ocak Anlaşması Ne Öngörüyordu?
18 Ocak’ta yayımlanan önceki bir anlaşmaya göre, Kobani’deki ağır askeri varlığın çekilmesi, yerine kentin yerel halkından oluşacak bir güvenlik gücü ve polis teşkilatının kurulması öngörülüyordu. Bu güçlerin idari olarak Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı olması planlanıyordu.
Uluslararası Açıklamalar, Sınırlı Yardım
Şam tarafından 20 Ocak’ta yayımlanan karşılıklı mutabakat metninde Kobani’ye özel bir vurgu yapılmadı. Buna karşın İngiltere, Fransa, Almanya ve ABD’nin ortak açıklamasında Kobani’de temel hizmetlerin yeniden başlatılması çağrısı yer aldı.
Şu ana kadar kente yalnızca BM ve Uluslararası Kızılhaç aracılığıyla sınırlı insani yardım ulaştı.
Kobani’de İnsani Kriz ve Korku
Kobani İnsani İşler Ofisi Eş Başkanı Berivan İsa, kentte korkunun hâkim olduğunu belirterek, “Halk büyük sıkıntı içinde. Özellikle su yokluğu çok ciddi” dedi.
Geçmişin Travması Yeniden Canlanıyor
Kobani, Suriye’deki diğer Kürt ağırlıklı bölgelerden farklı olarak, geçmişte IŞİD saldırıları ve kuşatmalarıyla sembolleşmiş bir kent. 2014’teki kuşatmada bazı çevre köylerin IŞİD’e destek verdiği yönündeki iddialar, bugün yeniden korkuların artmasına neden oluyor.
IŞİD, 26 Ocak 2015’te bölgeden çıkarılmış, ancak aylar sonra militanların Kürt güvenlik güçleri üniformasıyla kente sızarak 120 sivili öldürmesi, travmayı derinleştirmişti.
“Dışarıdan Gelen Güçleri İstemiyoruz”
Kimliğini gizlemek isteyen bir Kobani sakini, “Herkes korkuyor. Çevredeki Arap köylerinin intikam alacağından endişe ediliyor. Rakka’da Kürtlerin nasıl öldürüldüğünü gördük” dedi.
Bir başka sivil ise, “Kobani dışından gelen güvenlik güçlerini istemiyoruz. Onlar IŞİD gibi. Buraya gelmelerini istemiyoruz” ifadelerini kullandı.
İnsan Hakları İhlali İddiaları
Suriye hükümeti destekli güçlerin Deyrezzor ve Rakka’dan DSG’yi çıkardığı süreçte, sivillerin infaz edildiği ve evlerin yağmalandığına dair çok sayıda rapor yayımlandı. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), her iki tarafı da yargısız infazlarla suçladı.
Suriye Savunma Bakanlığı, Perşembe günü yaptığı açıklamada, “kuzeydoğu Suriye’deki operasyonlar sırasında ihlal yapan bazı mensupların hesap vereceğini” duyurdu.
DSG ise günler sonra bir mensubunu görevden aldığını ve Kobani’nin güneyindeki bir köyde öldürülen kişilerle çekilmiş fotoğrafları nedeniyle yargı sürecine aldığını açıkladı.
HRW: Suriye Yol Ayrımında
HRW Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölümü Irak Araştırmacısı Sarah Sanbar, “Suriye kritik bir eşikte. Ya farklı etnik topluluklar barış içinde yaşamayı öğrenecek ya da öğrenemeyecek. Bugüne kadar gördüğümüz hak ihlalleri ve cezasızlık, ülkenin önündeki en büyük engeller” dedi.
Kobani’de Temkinli Umut
Tüm bu gelişmelere rağmen Kobani’de bazı kesimler, Kürt bölgelerinin Kürt güçlerinin kontrolünde kalacağı yeni bir anlaşmanın yakın olduğuna inanıyor.
Raman Nassan adlı bir sivil, “Önümüzdeki iki gün içinde yürürlüğe girecek yeni bir anlaşma duyuyorum. Kürt bölgeleri Kürtlerin elinde kalacak” dedi.
“Direniş Boşa Gitmesin”
Kobani halkı, IŞİD’e karşı verdikleri tarihi direnişin boşa gitmemesini umut ediyor.
Berivan İsa bu duyguyu şu sözlerle özetledi: “İnsanlar elektrik ve su istiyor. Çocuklarının IŞİD’e karşı dünyayı savunurken döktüğü kanın boşa gitmemesini istiyor.”