Maria Zaharova düzenlediği basın toplantısında, Rûdaw’dan Niyaz Mustafa’nın Kürtlerin Suriye’deki geleceği ve özerklik taleplerine ilişkin sorusunu yanıtladı.
Zaharova, "Fırat'ın doğusunda ve tüm Suriye'de uzun vadeli istikrara giden yolun, kapsamlı bir diyalogdan geçtiğine inanıyoruz" dedi.
Zaharova, varılacak her türlü anlaşmada "Kürtler de dahil olmak üzere tüm etnik ve dini bileşenlerin çıkarlarının korunması" gerektiğini vurgularken; aynı zamanda "Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne koşulsuz saygı gösterilmesi" gerektiğini ifade etti.
Sözcü Zaharova’nın bu açıklamaları, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin bu ay ortasında Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı açıklamaların ardından geldi. Abdi, kendileri için sistemin adının önemli olmadığını, asıl hedeflerinin Kürtlerin kendi bölgelerini yönetebilmesi olduğunu belirtmişti.
"Kuzey ve Doğu Suriye, devletin yasal çerçevesine dönmeli"
Şam yönetimi ile DSG arasında 30 Ocak'ta imzalanan ateşkes anlaşmasına da değinen Zaharova, anlaşmanın engel olmaksızın uygulanmasını umduklarını belirterek şunları söyledi:
"Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerinin Suriye devletinin yasal çerçevesine dönmesini ve tüm sorunlu noktaların başarıyla aşılmasını ümit ediyoruz."
Zaharova ayrıca, bu anlaşmaların uygulanmasının sivillerin hayatını koruyacağını ve bölgeye insani yardımların ulaşmasını kolaylaştıracağını kaydetti.
8 Ocak’ta Suriye hükümet güçleri, Halep’teki Kürt mahallelerine ve DSG’nin kontrolündeki bölgelere saldırı başlatmıştı. Üç hafta süren çatışmaların ardından taraflar 30 Ocak’ta anlaşmaya varmıştı. Anlaşmanın en temel maddelerinden birinin, DSG’nin Suriye Savunma Bakanlığı bünyesine dahil edilmesi maddesi olmuştu.(Rudaw)