PETROL İÇİN ÜÇ BÜYÜK KURBAN VE AKAN KÜRT KANI

Şaban Aslan

1853’te Galiçya’da petrol keşif edildiği zaman; İngiltere, Fransa, Rusya, ABD ve Alman devletleri bütün güçleriyle çalışmaya başladılar. Petrol sahalarını ellerine geçirmek için bu 5 devlet arasında amansız bir rekabet başladı.

ABD vatandaşı olan Rockfeller 1860 yıllarında küçük şişeler içinde romatizma ilacı olarak sattığı petrolün,  Rockfeller’in ekonomi alanında güçlenmesine neden oldu.    

Yer altına sığmayan petrol, İran’ın Kuzistan eyaletinde, derelerde çamurlu su ile beraber akıyordu. Bu büyük hazineyi gören, Ruslar, İngilizler, Almanlar ve Fransızlar, İran’a gönderdikleri özel ajanları arcılığıyla, İran’daki halkları kışkırtıyorlardı.   Şah Nasrettin’in tek amacı koltuğunu korumaktı.  Başbakan Emin Ali Esfer sırtını tamamen Ruslara dayatmıştı. Tahran da olayların ardı arkası kesilmiyordu. İran da halkın en çok saygı duyduğu Şeyh Cemalettin Efrgani de, Tahrandaki hareketi destekliyordu.  

Her gün daha fazla Şah ile Başbakan’ın araları açılıyordu. Durumun farkında olan Başbakan halkları yatıştırmak için ılımlı bir politika uygulamaya başladı. Başbakan Ali Esfer Han uyguladığı ılımlı politikada da umduğunu bulamadı.

Hükümet, Mayıs 1894 yılında (culüs) tahta çıkışın ellinci yıl dönümü kutlaması için şenlikler düzenledi. Başbakanın amacı belli bir süre için halkı oyalamaktı. Şah şenliklerin neşeli geçmesini istiyordu. Yapılan hazırlıklardan Şah ve Başbakan memnun görünüyorlardı.

Pazar günü culüs yapılacaktı. Cuma günü Şah ve Başbakan sıkı güvenlikleri altında Cuma namazı için devlet erkânı ile beraber Abdulazim camiine gittiler. Bütün yollar kapatılmıştı. Şah’ı yakından görmek için halklar caminin önünde toplanmıştı. Şah namaz kılıp camiden çıkarken, aniden kalabalığın içinden fırlayan kişi elindeki bıçakla Şah Nasrettin’in kalbine vurdu. Anında Şah Nasrettin kanlar içinde yere yıkılarak can verdi. Olay yerinde katil yakalandı. Molla Rıza adındaki kişi, petrol için İran Şah’ını öldürerek adını tarihe yazdırdı. 

****

1920 yıllarında ABD’de Cumhuriyetçi Parti iktidardadır. Cumhurbaşkanı Dr.  Mr. Harding dünya siyasetini iyi biliyordu. Seçim döneminde partinin seçim masraflarını büyük bir bölümünü,  Rockfeller’in kurduğu büyük petrol şirketi Standart Oil’in karşıladığını biliniyordu.  O yıllarda Standart Oil şirketi Amerika’nın iç ve dış siyasetinde büyük ağırlığı vardı. Cumhuriyetçi Partisi güçlü bir devlet politikasını izliyordu.  Standard Oil şirketi ağırlığını, Beyaz Saray üzerinde artırmaya çalışıyordu. Dr. Harding Cumhurbaşkanı seçildiği zaman, şirketin yöneticilerinden Hugheus’u Dışişleri Bakanlığın Müsteşarlığına getirir. Şirketin amacı para kazanmaktı.

 Öyle bir an geldi, Cumhurbaşkanı Dr. Harding, Standart Oil şirketine restini çekti.

Dr. Mr. Harding yeni politikasına göre İngiltere ve Avrupa devletleriyle dostane ilişkilerini geliştirmek istiyordu.

Buna tahammül edemeyen Standart Oil petrol şirketi dünya medyasını satın satın alarak bütün gücüyle, Cumhurbaşkanı’na karşı halkı kışkırtarak saldırmaya başladı.  Dr. Harding’in çevresindeki kişiler her gün azalıyordu. Kendi tabiriyle ihanet şebekesinin içine düşmüştü. Öyle bir an geldi ki, Dr. Harding bunalıma girdi. Yalnız kalmak istiyordu.  

Dinlenmek için Washington’u terk ederek tatile çıktı. Birkaç yakının dışında tatil yapacağı yeri kimse bilmiyordu.  Gittiği yeri bilenlerden bir tanesi de Senatör Daughtery idi.  Senatör, petrol şirketinin has adamlarından biriydi. Tatil yapacağı yeri de o belirlemişti. Cumhurbaşkanın tatil yaptığı yer öğrenildikten iki gün sonra, ajanslar Dr. Harding’in uğursuz ölüm haberini dünyaya kamuoyuna duyurdular.  O günlerde yayınlanan gazeteler ölüm sebebini zehirli bir böcek ısırdığını yazıyordu.  Hiç kimsenin hakkında soruşturma açılmadı.

ABD Cumhurbaşkanı da, İran Şahı Nasrettin gibi petrol kurbanı oldu.

****

Birinci Dünya Petrol Paylaşım Savaşı sonunda sonra, İngilizler ve Fransızlar çadırlar içinde 22 tane Arap devletlerini kurdular. Kurulan devletlerden bir tanesi yeni adıyla Irak devleti oldu.

İngilizler 1932 yılında kurdukları Irak devletinin krallığına, Lawrens’ın keşif ettiği, Mekke Şerifin’in oğlu Faysal’ı Kral olarak tahta çıkardılar.  İngilizler, Irak’ın bağımsızlığını verirken petrol gelirlerinin %75’ini İngiliz şirketlerine, %25’ini de Irak devletine verdi.

Faysal Irak Kralı olunca, Kürtlerin bütün haklarını gasp etti.

Irak’ta başlayan siyasi istikrarsızlık 1921 yılında başladı.  Faysal’ın Krallığa getirilmesiyle başlayan istikrarsızlık 1933 yılındaki karanlık ölümüne kadar devam etti. 

Çiçeği burnunda olan Kral Faysal, İngilizlerden aldığı destekle, Musul ve Kerkük’te giriştiği katliamdan sonra, ellerine bulaştırdığı Kürt kanı kurumadan, Londra’dan beklenen özel davet geldi.  Londra’dan gelen özel davet, İngiltere hükümetinden ve Kral Georg’un daveti değildi. Bu davet Irak petrolleriyle beraber Ortadoğu’daki bütün petrol sahalarının gerçek hâkimi Sir Henry Deterding tarafından hazırlanmıştı. İngiltere Kralı paravan olarak kullanılmıştı.

Haziran 1933’te, Londra da, sanki bir bayram yaşanıyordu. Her tarafta İngiliz ve Irak bayrakları dalgalanıyordu.  Londra’nın meşhur Viktorya tren garı, alınan güvenlik önlemleriyle beraber çok güzel süslenmişti.  İngiltere Kralı Beşinci Georg, gelecek olan Irak Kral’ını bekliyordu.

Kral Faysal giydiği özel kıyafetiyle trenden indiği gibi, Ev sahipliği yapan Kral Georg’la kucaklaşması çok ilgi çekiciydi.  O gün İngiltere’nin Kraliyet ailesinin bütün bireyleri Viktorya garındaydılar. Kraliyet ailesiyle beraber İngiltere’nin bütün asilzadeleri de, Kral Faysal’ı karşılamaya gelmişlerdi. Viktorya garında bunları bekleten yalnız ve yalnız siyah mayi pis kokulu petroldü.   

Kral Faysal, Londra da kaldığı süre bütün günlerini petrolcülerle geçiriyordu.  Yani Sir Henry Deterding’in adamları ve bizzat Deterdingle petrol pazarlığını yapıyordu. Uzun pazarlıklar sonucunda, Irak devletine verilen petrol gelirini %25’ten %40’a çıkarmıştı. Garanti veren Henry Deterding’in kendisiydi. Yapılan pazarlıklar kâğıda yazılmamıştı. Sözlü olarak kalmıştı. Kral Faysal sevincinden havalara uçuyordu. Kral Faysal petrol hissesini ilerde %50’ye çıkaracağını düşünüyordu.

Pazarlıktan sonra, Faysal bir süre Londra’da kalmak istiyordu. “Tha Irak petrolüm Companey”nin davetlisi olarak kısa bir süre dinlenmek için Cenevre’ye gitti.

Kral Faysal, Cenevre’ye gittiği zaman şehrin girişinde son model bir otomobil, Henry Deterding tarafından kendisine hediye edildi.

7 Eylül 1933 gününe kadar neşe dolu bir hayat devam etti. Kral Faysal kendisine hediye edilen otomobille doyunca gezdikten sonra kaldığı otele döndü. Kendisine ayrılan özel odasına gitti. Yanındaki kalabalığa ve otel yöneticilerine istirahat edeceğini söyledi. Kimse beni rahatsız etmesin dedi.

Kral Faysal’ın uzun süre odasında kalmayacağının bilen, otel’in gece müdürü Eggymann merak ediyor. Kral Faysal’ın özel odasının telefonunu arıyor. Telefon çalıyor cevap veren yok.  Otel müdürü merakını gidermek için, Kral’lın özle odasına gidiyor. Eggymann odaya girdiğinde, yerde uzanan Kral’ın cansız bedeniyle karşılaşıyor.

Eggymann, Kral’ın ölüm haberini, Cenevre Emniyet Müdürlüğüne bildiriyor. Kral Faysal’ın ölüm haberi Federal Devlet Başkanına bildiriliyor. Doktorlar Kral’ın ölümüyle ilgili yazdıkları raporu ertesi gün yazmışlar. İsviçre Devletinin resmi makamları yaptıkları tahkikat sonucunda, Kral Faysal süratli otomobil kullanmaktan kalbinde meydana gelen tazyikli kan basıncından dolayı öldüğünü açıklıyorlar. Irak Kralı Faysal, petrolün üçüncü büyük kurbanı oldu.

****

 

Altı Kürt İllerinde  Nüfus Sayımı

Justi Mc Carthy’in 1911-1912 yıllarına ait nüfus sayımına göre ve 1922 yılında ki nüfus sayımı sonucunda kalan Kürt nüfusu.

   

İller

  1912’de Nüfusu

1922’de Nüfusu

Azalan Nüfus

Erzurum 

804.388

555.693

248.695

Van

313.322     

119.155                       

194.167

Bitlis

408.703                         

238.955                       

169.748

Elazığ

564.164                        

474.854                          

89.310

Diyarbakır

598.985                        

440.942                       

158.043

Sivas

1.195.300                  

1.015.887                       

180.413

Toplam nüfus

3.884.812        

2.845.486     

1.040.376

                         

 

Justi Mc Carthy, yalnız altı Kürt illerinin nüfusunu vermiş.  Diğer Kürt illerinin nüfusunu yazmamış. 12 yıl da nüfus artması gerekirken, 12 yıl sonra altı Kürt illerin nüfusunda 1.040.376 kişi azalmış. Bu kurbanların tümü, Birinci Dünya Petrol Paylaşım Savşında verilmiş.

 

Ortadoğu da petrol ve doğalgaz aktığı müddetçe, yeni başlayan vekâlet savaşlarıyla bölge insanların kanları akmaya devam edecek.

KAYNAK: Petrol Fırtınası Divan Yayınları Beşinci baskı 1969 İstanbul

KAYNAK: Kürt Milliyetçiliğin Kaynaklar ve Şeyh Said İsyanı Robert Olson Özge Yayınları Ankara 1992 Sayfa:38-39

NOT: Raif Karadağ 22. 12. 1973 tarihinde, Ankara’da kaldığı otel odasında ölü bulundu. Bana göre Raif Karadağ’da petrol kurbanı oldu.