“DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi, Münih’te Neçirvan Barzani ile görüşmesinin ardından Suriye’de Kürt yerel yönetiminin kurulması gerektiğini vurguladı.
Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Münih Güvenlik Konferansı kapsamında Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani ile yaptığı görüşmenin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Abdi, Suriye hükümetinin kavramlar ve isimler konusunda takıntılı olduğunu belirterek esas taleplerinin Kürtlerin kendi bölgelerinde kendilerini yönetmesi olduğunu vurguladı.
“İsmi ne olursa olsun, yerel bir yönetim şart”
Abdi, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani’nin DSG’nin özerklik talebi olmadığı yönündeki açıklamalarına yanıt vererek, “Suriye devletinin unvanlar ve kavramlarla ilgili sorunları var. Bizim için önemli olan, yerel bir Kürt yönetiminin kurulmasıdır. İsmi ne olursa olsun, bölgenin Kürtler tarafından yönetilmesi ve kültürel özelliklerin korunması şarttır” dedi.
Barzani ile Görüşme ve Garantörlük Vurgusu
Görüşmenin olumlu geçtiğini belirten Abdi, “Sayın Barzani, görüşmenin gerçekleşmesine yardımcı oldu. Kürt heyetlerinin farklı yaklaşımları olsa da aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket ediyoruz” ifadelerini kullandı. DSG komutanı, Suriye ile yürütülen müzakerelerde anlaşmaların uygulanabilirliği için uluslararası bir garantör mekanizması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Roj Peşmergeleri DSG Çatısı Altında Rojava’ya Dönebilir
Abdi, Roj Peşmergelerinin Rojava’ya dönüşü konusunda da açıklama yaptı: “Biz dönüşe karşı değiliz, ancak adres DSG koordinasyonu altında Suriye ordusu bünyesinde olacak. Bu yapı, Rojava’nın savunması açısından önemlidir.”
Uygulama ve Güvence Talepleri
Abdi, yapılan görüşmelerde tüm tarafların Kürt haklarının korunması, saldırılardan uzak kalınması ve Kürtlerin kendi bölgelerini yönetmesi konusunda hemfikir olduğunu söyledi. Ayrıca, anlaşmaların uygulanması için uluslararası yetkililerin sürece dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.
Mazlum Abdi’nin açıklamaları, DSG’nin Suriye’deki Kürt bölgelerinin geleceğine ilişkin net taleplerini ve Münih’teki diplomatik temasların sonuçlarını ortaya koydu.