Kürtler ne yapıyor Gülizer?

Hüseyin Akıncı

KÜRTLER  NE YAPIYOR GÜLİZER?

1.Takalı tukalı anlamsız taktiglerin stratejiye dönüşme hezyanı,Hayalin gerçeğe karşı savurgan atakların yıkımları, Sorgulama duyusunun felç edilmesiyle başliyan siyasi manipülasyon hikayesi devam ediyor.

Bir toplumu kontrol altında tutmanın en etkili yolu, o toplumun gerçeklik algısını bozmak ve sorgulama yetisini sürekli gündem değişimleriyle meşgul etmektir. Güncel Kürt siyaseti, yanlışı doğruya tercih eden, rasyonel eleştiriyi "düşmanlık" olarak kodlayan bir yapıdadır.Bu durum, toplumun çağın mantıksal gereklerinden kopmasına ve yerel, günübirlik menfaat çatışmalarının içinde hapsolmasına neden oluyor.

2. Parçalı Yapı ve İçsel Eleştirinin İmkânsızlığı

Kürt siyasi aktörleri arasındaki ilişkiler, halkın genel çıkarlarından ziyade "güç ve mülk bölüşümü" üzerine inşa edilmiştir. Kuzeyden güneye, güneyden batıya kadar tüm siyasi yapılar birbirini benzer argümanlarla eleştirirken, aslında hiçbiri özünde diyerinden farklı bir farkındalığı yok gibidir:

Güney (IKBY): KDP ve YNK arasındaki rekabet, demokratik bir gelişimden ziyade bir paylaşım savaşına dönüşmüş durumdadır.

Kuzey: On yıllardır süregelen yöntemlerin halka somut bir kazanım sunmaktan uzaklaştığı ve dramatik bir tükeniş yaşadığı görülmektedir.

Rojava: Büyük bedeller ödenmesine rağmen, nihai hedefin şeffaf olmaması ve Şamın koltuklu ajandasına eklemlenme riski çok ciddi bir soru işaretidir.

Bu yapılar, halkın karşısına çıktıklarında gerçek meselelere dokunmak yerine, "bin dereden su getirerek" taktiksel başarılarını anlatmakta; Ama ne yazık’ki,halkın geleceğine dair yapısal bir güvence sunmaktan çok uzaklar.

3. "Aforoz" Kültürü ve Nitelik Kaybı

Mevcut siyasi elite yönelik yapılan her makul eleştiri, anında bir savunma mekanizmasıyla karşılaşmakta ve eleştiri sahipleri "aforoz" edilmektedir. Siyasetin kıvrak zekâ gerektiren manevralarına itiraz edilmese de, bu manevraların stratejik bir derinlikten yoksun olması Kürt halkının geleceği önünde bir hendikap oluşturmaktadır. Niceliğin niteliğin önüne geçtiği bu çağda, "ata binmeyi öğrenmeden atın koşusu üzerine teori üretmek" olarak tanımlanabilecek bu yaklaşım, Kürt siyasetini teorik tanımlamalara hapsetmiştir.

4. Sonuç: Yeni Bir Siyasi Akıl ve Yenilenme Zarureti

Gelinen noktada, ne YNK-KDP arasındaki geleneksel bölüşüm mantığı ne PKK’nın mevcut mücadele yöntemleri ne de sadece tabela siyasetine indirgenmiş yerel partiler halkın gerçek ihtiyaçlarına cevap verebilmektedir. Kürt siyaset arenası, değişen dünyayı kendi "loji"lerine ve cıkarlarına uyarlamaya çalışmaktan vazgeçmelidir.

Sonuç olarak: Yarım asırdır kaybettiren bu "yetmez akıl", yerini halka güven aşılayacak, rasyonel, somut ve değişen küresel denklemleri okuyabilen yeni bir siyasi akla bırakmalıdır. İklimlerin bile değiştiği, somut olanın hızla dönüştüğü bir çağda; Kürt siyasetindeki bu donmuşluk, halkın geleceğini "oldu-bittilerin" kucağında yatalak bırakmaktadır. Kürt halkının umudu tüketilmeden önce, siyasi arenada radikal bir yenilenme ve zihniyet devrimi kaçınılmazdır.