İbrahim GÜÇLÜ
Diyarbekîr Barosu, 3000 üyesi olan bir baro.
Kürdistan’ın en büyük barolarından biridir. Türk ve Kürd Kamuoyunda yaptıklarıyla önemsenen ve izlenen bir Baro.
Ne yazık ki Kongresinde çalışna programı üzerinde üç kişi konuştu,
Bir avukat,Apocu Avukatlar adına konuştu.
Ben de, Devlete ve Apocu Harekete karşı konuştum.
Barolar hakkında yeni döneme ilişkin görüşlerimi ifade ettim.
Baroların yeni bir çalışma çizgisine ve stratejiye sahip olmasını önerdim.
Bu suskunluk ve düşünce pasifliği sadece Baro Kongresinde varolan bir gerçek değildir.
Bu gerçek, başka toplumsal ve siyasal platformlarda da dramatik bir tarzda kendisini dışı vurmaktadır.
Belli platformlarda da yapılan konuşmalar ve dile getirilen düşünceler de, eskiyi tekrarlamak, soğuk savaş döneminin statükocu ve hayata dair olmayan ölü düşüncelerinden öteye geçmiyorlar.
Doğru, yeni, canlı, hayata dair düşünceler, doğru pratiklere olanak sağlar.
Bu nedenle döneminin ruhuna uygun pratikler de yaratılamıyor.
Düşünceler, aydınlık yolları açarlar, geleceğe projeksiyon tutar.
Kürdistan’da milli kurtuluş mücadelesini omuzlayan Kürdistan vatanseverleri, siyaset sınıfı ve aydınları olmak zorundadırlar.
Ne yazık ki 50 yıldan fazla bir zamandır bu alan budandı, aydınlar ve düşünce üretenler küçümsendiler, etkisiz hale getirdiler.
Bu durum tam anlamıyla fikir dünyasının katledildiğinin yok edildiğinin işareti.
Sebebi: Devlet, Apocu Hareket, Stalinizm, Kemalizm, Baasizm, soğuk savaş döneminin statükocu ve otoriter fikir akımları, Kürd beynine egemen olan sömürgeci zihniyettir.
Diyarbekîr, 13 Ekim 2026