KÜRD HALKININ YAŞADIĞI BU TRAJEDİNİN SUÇLUSU KİM?

M. Hüseyin Taysun

 

            Doğrusunu sorarsanız bu yazıyı kaleme alırken bayağı zorlandığımı söyleyebilirim. Sebebine gelince, bugün 17 Aralık ve bu gün kendisine Kürdüm diyen her şerefli insanın özgürlüğünü ve onurunu temsil eden Ala rengin’ in yani Kürdistan bayrağının resmi olarak tanındığı ve Kürdistan’ın 4 parçasında, Diasporada büyük bir coşku ve törenlerle kutlandığıgündür.

            Ancak ne yazık ki Kandil’ deki Apocu anlayışın temsilcilerinin emir ve talimatları ile ala rengine ateş veriliyor,Kürd kurumlarına saldırılar yapılıyor ve onu sahiplenip koruyan Peşmergelere, yurtsever siyasi kadrolara kurşun sıkılıyor. Bu düşmanca eylemler ve her namuslu Kürd insanını derinden sarsıp inciten bu yakışıksız davranışlar yapılırken bilinmelidir ki Kürdistan özgürlük mücadelesinin tarihi hafızasına yazılarak ve nesilden nesile anlatılarak bu uygunsuz eylemlerin sahipleri lanetle anılacaktır.

            Aslında mazlum Kürd halkının büyük bir şaşkınlıkla izlediği bu olaylar Apocu hareketin hangi güçler tarafından ve hangi amaçla Kürd Ulusal Demokratik Mücadelesine musallat edildiğini açıkça ortaya koymaktadır. Kürd Ulusal Mücadelesini geriletmek üzere sömürgecilerin siyaset piyasasına sürdüğü bu büyük ve uğursuz hareketin bir proje olduğunu bilen binlerce Kürd yurtsever devrimcisi ne yazık ki bu hain davranışların sergilendiği koşullarda bunlarla aynı şartlara sahip değiller.

            Bu hareketin gerçekliğini kavramak için kâhin veya keramet sahibi olmayagerek yok. Kendisini çağımızın filozofu ilan eden İmralı’ daki zat-ı muhteremin dayılarına sığındığı günlerdeki ifadelerinde kendisini açıkça ele verdiğini herkes bilmektedir. Ayrıca bu muhterem zatın rahlesinden geçirdiği Kandil baronlarından birinin “biz kuralsız, kaidesiz, karısız ve devletsiz bir yaşamı savunuyoruz” sözleri bu anlayışın niyetini ortaya koymaktadır. Bununla da yetinmeyerek “biz Türkiyelileşmek istiyoruz”dedikleri halde on binlerce Kürd gencini ölüm tarlalarına sürmeleri için hiçbir haklı nedenleri yoktu. Dolayısı ile Kürdler ve Kürdistan adına herhangi bir somut iddiası olmayan Apocu güruhun Kürdistan köy ve kasabalarını viraneye çevirmeleri Kürdleri metropollerin varoşlarına sürerek mağdur ve perişan etmeleri için de hiçbir sebep olmadığını bilmekteyiz.

            Yaklaşık 40 yıldır Kuzeyli Kürdlere acı, elem, ölüm, yıkım ve sürgünden başka hiçbir şey vermeyen ve yine 30 yıldır Güney Kürdistan’ dan her türlü lojistik desteği alan ve her sıkıştığında Peşmergelerin kanıyla sulanmış topraklara sığınan Apoculara soruyoruz:

  • Güney Kürdistan topraklarını özgürleştirmiş, parlamentosu olan, hükümeti olan,bir devlet için gereken her türlü şarta sahip ve her gün farklı nedenlerle yabancı ülkelerin muhatap aldığı Kürdistan Federal Devletinden ve bu yapının güvenliğini sağlayan Peşmergelerden ne istiyorsunuz?
  • Ayrıca kendi örgütsel varlığınızı sürdürmek üzere her gün bir başka sömürgeci devletin çıkarlarını savunmak üzere Kürdleri katletmekten bıkmadınız mı?

            Elbette ki bu kirli siyasetinizi ısrarla sürdürmenizin birçok nedeni vardır. Ama bilmelisiniz ki en büyük iki sebepten birincisi,kendilerini Kürdistani olarak tanımlayan korkak, yetersiz ve küçük hesaplar peşinde koşan sözde muhalif kesimlerdir. İkincisi ise sizlerin bir düşman projesi olduğunuza bir türlü ikna olamayan ve yine sizi Kürdistani duygusallıkla değerlendiren KDP, YNK ve benzeri Kürdi siyasi partileridir.

            Ancak Kürdistan’ ın 4 parçasındaki olayların gelişimine baktığımızda her geçen gün kirli yüzünüz ve kel başınız biraz daha açığa çıkmaktadır. Ortaya koyduğunuz haince eylemler artık Kürd Halkı tarafından da görülmekte ve var olan saltanatınızın sonu da giderek görünür olmaktadır.

Burada yurtsever, namuslu Kürdlerin belini büken ve onları size karşı işlevsiz kılan şey, kandırarak bünyenize aldığınız ve sizin gerçek yüzünüzü henüz anlayamamış 10 binlerce fedakar Kürd evladını bünyenizde tutuyor olmanızdır. Ve bilmelisiniz ki ölüm tarlalarına sürdüğünüz bu civan gençler gerçeklerin farkına vardığında sizi asla affetmeyeceklerdir.

            Saygılarımla

            M. Hüseyin TAYSUN

            19/12/2020 İSTANBUL