Îran'da Buzlar çözülürken!

Şeyhmus Özzengin

1979'dan bu yana kurulmuş ve gittikçe tehlikeli bir sistem halini alan „Îran İslam Cumhurîyeti; İran'da boyunduruk altındaki halklar (Kurdler, Beluciler, Azeriler ve Araplar, Bahtiyariler) için  yıkılması zorunlu bir hal almiş.

Yasaklar, idam, şiddet ve terörle beslenen İran İslam diktatörlüğünde buzlar çözülmeye başladı. Günde onlarca insanı kurşuna dizmekle, hapishaneleri tıkabasa muhalif esirlerle dolu; Katar'dan, Yemen, Beyrut, Suriye, İraq, Kurdistan ve Afganistan, Pakistan'a kadar teror ihraç eden İran İslam Diktatörlüğü son günlerini mi yaşiyor?

Bu sistemin yıkılışı, bölgeye ve dünyaya etkisi ne olacak?

Önce başlıklar şeklinde şunu belirtelim:

Amerika'nın Sesi(VOA) sitesinin yayımladığı habere göre: „dün gece 02.01.2018)İran'ın Tahran, İsfahan, Reşt, Kerec, Abadan, Lencan, Humeynî Şehr ve Mesc Suleyman kentleri ile Doğu Kürdistan'ın; Sine ve  Kirmaşan kentlerinde hükümet karşıtı gösteriler devam etti."(!)

VOA sitesi ayrica şu kayitları dünyaya duyurmakta:

„Gösterilerin gerçekleştiği kentlerinde sıkı güvenlik önemleri alındığı, ağır silah ve askeri yığınak yapıldığı" belirtilerek;

İran devlet sosyal medyaya erişimi engellemeye çalışıyor. Telegram, İnstigram ve Whatsapp gibi sosyal medya hesaplarında filitre uygulanarak gösteriler hakkında dışarıya bilgi aktarılmasının önüne geçilmeye çalışıyor"(!)

İki şehirde başlayan kitlesel başkaldırılar, bütün ülkeye yayilmiş durumda. „İş ve ekmek" sloganları ile başlayan kitlesel gösteriler, kısa zamanda „diktatörlere ölüm, terörden elini çek,  Katil Hameney ve Hameneye ölüm" gibi siyasi taleplere dönüşerek büyüdü. Humeyni ve Hamaney posterlerini yakarak tepkisini gösteren kitleler; İran İslam diktatörlüğüne karşı ciddi bir başkaldırıriya dönüşmüş durumda. Direkt diktatörlüğü hedef alan eylemlere evrimlenmesi ciddi bir boyut.

İran İslam diktatörlüğü, sistemini güvenceye almak ve diktatörlüğünü sürdürmek için, elinde kitlesel gösterilere karşı şiddetten başka yol kullanmayacağı bilinen bir gerçek. Bu nedenle de 7.cî gününü dolduran kitlesel eylemlerin kayipları büyük. Onlarca ölü, yüzlerce yaralı ve tutuklamalar olarak kayda geçiyor!

Kitlesel eylemlere karşı, diktatörlüğün koruyucu güçleri olarak Besic, Pasdaran ve devlet çalışanları alana sürmüş durumda. Bu barbar ve vahşi güçler, şiddetten başka yol ve yöntem kullanmadıkları için; sesini dünyaya duyurmaya çalışan kitlesel eşlem organizatörleri zor durumda. Ölüm ve idam, tutuklama tehdidi altındadirlar.

İran islam Diktatörlüğü, kendi kirli emellerini gizlemek için, suçu uluslararası güçlere atarak hedef şaşırtmaya çalışmaktadır. Bütün diktatör sistemlerde olduğu gibi „sistemimize dışgüçler müdahalesi var"(!) diyerek, kitlesel başkaldırıların taleplerini görmezlikten geliyor ağır şiddet yöntemleriyle cezalandiriyor.

İran'daki kitlesel başkaldırıların bölgedeki etkisi büyük. Domino taşları görevi görecek özelliklere sahip. Başkaldırının İran iç kısımlarına, Kurdistan ve Belucistan bölgelerine yayılması, önümüze bölgesel bir boyut getirmektedir.

Kitlesel eylemlerin İslam Devrim Muhafızlarını etkisiz hale getirmesi durumunda, İran İslam Diktatörlüğünün devrilmesi kaçınılmaz hale gelir. Bunun için, kitlesel eylemlerin ciddi şekilde uluslararası desteğe ihtiyaç var.

Şimdiden; İran ile ilişki içindeki Rusya ve Türkiye gibi devletler panik içine girmiş durumda. İran İslam Diktatörlüğünün tehlikeye girmesi halinde, Suriye ve diğer Arap ülkelerine gönderdikleri İran İslam Devrimi muhafızları çekmek zorunda. Bu da Suriye üzerinde ortak hesapları olan Rusya ve Türkiye'nin pilanlarını alt-üst edecek güce sahip. Ayni şey, Suriye ve Iraq için de geçerli. Şie gücüne bel bağlayan Irak'lı güçlerin, İran desteğini kaybetmesi halinde kaybeden güçler arasında yerlerini alacakları bir gerçek.

Güney Kurdistan üzerinde oyunları ve örgütlediği tezgah ve ablukalarla bilinen İran'in güç kaybı, Güney Kurdistan'a da ciddi bir nefesborusu işlevi göreceği kesin. Güney Kurdistan'da İran'la ilişki içindeki bazı Kurd siyasi grup ve yapılanmalarında etkisinin kırılması anlamına gelmektedir. Bu anlamda; Kur ulusal güçlerinin ortak bir duruş göstermesi, kazanımların korunması ve geliştirilmesi açısından önemlidir.

O halde İran'da kitlesel eylemlerin başarması halinde, İran içte ve dışta, bölgede dominotaşların birbirine çarparak sistemin kurumlarının bir bir yıkılması ve etki kaybetmesi demektir. Bu da bölgede Kurdistan üzerinde etkisi kırılan İraq ve Suriye'den sonra Bir de İran eklenecek. Bu da anti Kurd siyasetinde Türkiye'nin tekbaşına kalması demektir. Ortak kuşatma ile Kurdistan'ı abluka altında tutan devletlerin zayiflaması, Kurdistan Ulusal Kurtuluş Mücadelesine ciddi bir ivme kazandıracaktır.

03.01.2018