İran’da idam cezasının baskı ve sindirme aracı olarak kullanıldığına yönelik eleştiriler sürerken, Human Rights Activists News Agency’nin (HRANA) aktardığına göre Cumartesi sabahı ülkenin farklı kentlerindeki cezaevlerinde en az 13 kişi idam edildi.
HRANA’nın verilerine göre idamlar Horremabad, Senendec, Dezful, Aligudarz, Kirmanşah, Yasuc, Nehavend, Zahidan, Hemedan ve Tahran’daki Karaj Merkez Cezaevi’nde gerçekleştirildi. İdam edilen kişilerin, rejime bağlı mahkemeler tarafından uyuşturucu ve cinayet suçlamalarıyla yargılandığı belirtildi.
Hak örgütü, idam edilen 13 kişiden 10’unun kimliğini doğruladığını açıkladı. Buna göre idam edilenler arasında Ali Faza Hoşneşin, Ferşad Şeyhi, Avin Sorkhi, Cafer Faryadi, Ali Sarlakabad, Soşa Moradi, Behzad Meşayekhi, Muhammed Ali Saidlu, Morad Goli ve Abolfazl Nakvi yer alıyor. Diğer üç kişinin kimliklerinin tespitine yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Bir yılda en az 2 bin 63 idam
HRANA, son infazların İran’da giderek sertleşen idam politikasının parçası olduğuna dikkat çekti. Örgütün paylaştığı verilere göre, 1 Ocak 2025 ile 1 Ocak 2026 tarihleri arasında ülkede en az 2 bin 63 kişi idam edildi. Bu rakam, bir önceki yıla kıyasla yüzde 119’luk artış anlamına geliyor. İnsan hakları örgütleri, bu verilerle birlikte İran’daki idamların son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını belirtiyor.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de geçtiğimiz ay yayımladığı açıklamada, İran’daki infazların “devlet eliyle yürütülen bir korkutma ve sindirme aracı” olarak kullanıldığını vurguladı. Açıklamada, idam politikasının özellikle etnik azınlıklar ve göçmenler üzerinde orantısız bir etki yarattığına dikkat çekildi.
İnsan hakları örgütleri, İran’da artan idamların durdurulması için uluslararası kamuoyuna daha somut ve etkili adımlar atılması çağrısında bulunuyor.