Irak’ta güvenlik ve yargı kurumları, son dönemde diplomatik misyonlar ve askeri hedeflere yönelik roket ve drone saldırılarının ardından önemli bir eşik noktasına geldi. Yüksek Yargı Başkanı Faik Zeydan, devlet dışı silahlı grupların tek taraflı askeri kararlarının “ciddi sonuçlar” doğurabileceği uyarısında bulunarak, bu tür eylemlerin anayasal düzene aykırı olduğunu vurguladı.
Güvenlik kaynaklarına göre, saldırılara ilişkin soruşturmalarda ilerleme kaydedildi ve bazı şüphelilerin kimlikleri tespit edilmeye başlandı. Bu kapsamda, daha önce haklarında yakalama kararı bulunan silahlı bir gruba mensup üç kişi gözaltına alındı. Ayrıca Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği’ni hedef alan saldırılarla bağlantılı olduğu değerlendirilen başka bir grup da yakalandı. Soruşturmanın genişletilmesiyle yeni gözaltı kararlarının gelmesi bekleniyor.
Irak hükümeti saldırıların arkasındaki grupları resmi olarak açıklamazken, İran’a yakın bazı silahlı yapılar bu tür eylemleri sık sık üstleniyor. Bu durum, ülkede güvenlik kararlarının parçalı yapısını derinleştirerek devletin silah üzerindeki kontrolünü zayıflatıyor.
Başbakan Muhammed Şiya Sudani ise hükümetin savaş ve barış kararlarında “tek yetkili merci” olduğunu yineledi. Irak yasalarına göre savaş ilanı, cumhurbaşkanı ve başbakanın ortak talebiyle parlamentonun üçte iki çoğunluğunun onayını gerektiriyor.
Bölgesel gerilim Irak’a yansıyor
Iraklı yetkililer, ülkenin giderek bölgesel savaşın “dolaylı cephesi” haline geldiğini belirtiyor. Son dönemde Bağdat ve Erbil’de ABD bağlantılı hedeflere saldırılar artarken, Irak içindeki bazı askeri noktalar da ABD ve İsrail’e atfedilen hava saldırılarına maruz kaldı.
Ayrıca İran’ın, Kürdistan Bölgesi’ndeki Kürt muhalif grupları hedef aldığı saldırılar da tabloyu daha karmaşık hale getiriyor. Bu gelişmeler, Irak’ı istemeden bölgesel çatışmanın merkezlerinden biri haline getiriyor.
Enerji ve küresel riskler
Abdul Latif Resid , artan gerilimin sadece Irak için değil tüm bölge için tehdit oluşturduğunu belirterek çatışmaların durdurulması çağrısı yaptı. Irak’ın United Nations nezdindeki temsilciliği ise özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden enerji akışının kesintiye uğramasının küresel ekonomik sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Irak’ta yaşanan gelişmeler, devlet otoritesi ile silahlı gruplar arasındaki güç mücadelesinin yeni bir aşamaya girdiğini gösteriyor. Bağdat yönetimi, savaş kararlarını merkezileştirerek kontrolü yeniden ele almaya çalışırken, bölgesel çatışmanın baskısı bu süreci daha da karmaşık hale getiriyor.