Irak’ta İran’ın vekil milisleri ABD ve İsrail’e karşı savaşta üçüncü cephe açıyor

Irak’taki İran destekli Şii milislerin artan saldırıları, ülkeyi ABD-İsrail-İran hattındaki savaşın yeni cephesi haline getiriyor. Füze ve İHA saldırılarındaki artış, sahada koordineli bir stratejinin yürütüldüğüne işaret ediyor.

Orta Doğu’da devam eden savaşın en az görünür ancak giderek kritik hale gelen cephelerinden biri Irak’ta şekilleniyor. İran’a bağlı Şii milis grupların son dönemde artan saldırıları, ülkenin ABD ve İsrail’e karşı yürütülen bölgesel mücadelenin üçüncü cephesi haline geldiğini ortaya koyuyor.

Geçen hafta salı günü ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği’ne yönelik roket ve insansız hava aracı saldırısı, bu yeni dönemin en dikkat çekici örneklerinden biri oldu. Saldırının, Haşdi Şabi bünyesindeki Şii milisler tarafından gerçekleştirildiği belirtilirken, olay bölgede tırmanan gerilimin somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

İran’a yakınlığıyla bilinen Sabereen News adlı Telegram kanalı ise, Kürdistan Bölgesi’nin Erbil kentine bağlı Koye ilçesinde bulunan Rojhılatlı Kürt gruplara ait bir hedefin vurulduğunu gösteren görüntüler paylaştı. Görüntülerde bir füzenin yerleşim alanına isabet ettiği ve patlama meydana geldiği görülüyor. Söz konusu saldırıda en az bir kişinin hayatını kaybettiği ifade ediliyor.

Hedef alınan noktalardan biri olan ve İran Kürdistan Demokrat Partisi’ne (KDP-İ) ait olduğu belirtilen kampın, yalnızca askeri güçleri değil, aynı zamanda sivilleri ve militan ailelerini de barındırdığı biliniyor. Daha önce de benzer saldırıların hedefi olan kampın hava savunmasından yoksun olması, bölgedeki kırılganlığı artırıyor.

Veriler, Irak’ın bu savaşta aktif bir cephe haline geldiğini açıkça gösteriyor. Savaşın başlangıcından bu yana İran ve ona bağlı milislerin Kürdistan Bölgesi’ne yaklaşık 400 füze ve İHA saldırısı düzenlediği belirtiliyor. Bu saldırılar, Erbil Uluslararası Havalimanı, ABD Konsolosluğu ve Harir Hava Üssü gibi kritik noktaları hedef aldı. ABD ise buna karşılık Musul, Ninova, Kerkük ve Enbar’daki milis unsurlarını hedef alan operasyonlar gerçekleştirdi.

Uzmanlara göre bu gelişmeler, bir dönem “daha temkinli hareket ettikleri” düşünülen Iraklı Şii milislerin yeniden doğrudan İran’ın askeri stratejisinin bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Milislerin hem sahadaki askeri varlığı hem de Irak siyasetindeki etkisi, bu yapıların yalnızca silahlı gruplar değil, aynı zamanda devlet içinde güçlü aktörler olduğunu ortaya koyuyor.

Irak’taki mevcut tablo, ciddi bir çelişkiyi de beraberinde getiriyor. Bir yanda ABD ile ilişkilerini sürdüren merkezi hükümet, diğer yanda ise İran’a bağlı milislerin devlet yapısı içinde etkin rol oynaması, ülkeyi kırılgan ve sürdürülemez bir dengeye itiyor.

Bölgedeki gelişmeler, İran’ın “vekâlet savaşı” modelinin hâlâ etkili olduğunu ve farklı coğrafyalarda aynı anda birden fazla cephe açabildiğini gösteriyor. Uzmanlara göre bu yapıların etkisinin kırılması ya İran’daki mevcut sistemin zayıflaması ya da yerel düzeyde güçlü alternatif güvenlik yapıların oluşturulmasıyla mümkün olabilir.

Irak sahasında yaşananlar, Orta Doğu’daki savaşın yalnızca doğrudan çatışma alanlarıyla sınırlı olmadığını, aksine bölgesel dengeleri derinden etkileyen çok katmanlı bir mücadeleye dönüştüğünü bir kez daha ortaya koyuyor.

Siyaset Haberleri

Kürdistan Bölgesi hedefte: Hava savunması eksikliği büyüyor
Türkmen siyasi partileri: Peşmerge, tüm toplulukların savunucusudur
İsrail Laricani’nin öldürüldüğünü iddia etti; İran yalanlamadan el yazısını paylaştı
Hamas’tan İran liderine gizli mektup: Silahsızlanmayacağız
Axios: Trump, Hark Adası'na kara birliklerini göndermeyi düşünüyor