Fransız aydınlarından Erdoğan bildirisi: Neden çağırdınız?

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Birinci Dünya Savaşı’nın sona erişinin 100’üncü yıldönümü kapsamında 11 Kasım’da Paris’te düzenlenecek törenlere davet edilmesi Fransa’da polemik konusu oldu.

Aralarında ünlü yönetmen Costa Gavras ve Serge Klarsfeld gibi isimlerin de bulunduğu bir grup aydın, siyasi, akademisyen ve sivil toplum kuruluşu, Erdoğan’ın davet edilmesini Le Monde gazetesinde yayımladıkları bir bildiriyle protesto etti.

Deutsche Welle Türkçe’nin aktardığı bildiride büyük ölçüde, Erdoğan’ın ve Türkiye’nin “Birinci Dünya Savaşı sırasında Jön Türk hükümeti tarafından tertiplenen Ermeni soykırımını inkâr politikası” ön plana çıkarıldı. Türkiye’nin Kıbrıs ve Kürtlere yönelik politikalarının da eleştirildiği bildiride, Türk devletinin “cihatçılık ve antisemitizmi körüklediği” ve “İsrail’e karşı kontrol edilemez bir nefreti teşvik ettiği” görüşleri savunuldu.

Türkiye’de “özgürlüklerin ihlal edildiği” ve “Türkiye’nin dünyanın en büyük gazeteci zindanı” haline geldiği görüşünün de yer aldığı bildiride, “Türkiye’de 55 bin siyasi tutuklu var ve iki yılda 150 bin devlet memuru düşünce suçundan işten çıkarıldı” ifadeleri kullanıldı.

Bildiride imzası bulunanlar Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’dan, “Erdoğan’ın 11 Kasım törenlerine katılımının, yürüttüğü politikalara kefil olunduğu anlamına gelmediği konusunda net mesaj vermesini” istedi.

KİMLER İMZALADI?

Bildiriyi imzalayanlar arasında, İsrail yanlısı tezleriyle tanınan filozof Pascal Bruckner, yönetmen Costa Gavras, Nazi avcısı olarak bilinen Serge ve Beate Klarsfeld çifti, Simon Wiesenthal Merkezi Başkanı Richard Odier, Fransa’da “Ermeni soykırımı”nı inkârın cezalandırılmasıyla ilgili yasa teklifinin mimarı milletvekili Valérie Boyer, Fransa Yahudi Üniversiteliler Birliği Başkanı Sacha Ghozlan, Doğu Hıristiyanlarını Koruma Derneği (Chrédo) Başkanı Patrick Karam, Fransa Kıbrıs Toplumu Başkanı Evagoras Mavrommatis, Avrupa Parlamentosu üyesi Renaud Muselier, Fransa Kürt Enstitüsü Başkanı Kendal Nezan, Fransa Ermeni Teşkilatları Koordinasyon Komitesi Eş Başkanları Mourad Papazian ve Ara Toranian, Fransız Irkçılıkla Mücadele Derneği Başkanı Dominique Sopo ve Fransa Helen Toplumu Başkanı Seta Theodoridis de bulunuyor.

MACRON’A MEKTTUP

Öte yandan Fransa Ermeni Teşkilatları Koordinasyon Konseyi (CCAF) de Macron’a ayrı bir mektup göndererek Erdoğan’ın 11 Kasım törenlerine davet edilmesini protesto etti. Mektupta, Erdoğan’ın törenlere katılımının “100’üncü yıldönümü ruhuna aykırı” olduğu savunuldu. “11 Kasım kutlamasının bu devletin (Türkiye) bir yöneticisinin (Erdoğan) gelişiyle lekelenmeyeceğini ümit etmek istiyoruz” ifadeleri kullanıldı.

29 EKİM TÖRENİNE KATILAN ERMENİ VEKİLE İSTİFA BASKISI

Fransa’daki Ermeni lobisi, Türkiye’nin Paris büyükelçiliğinin 29 Ekim resepsiyonuna Ermeni asıllı bir Fransız milletvekilinin katılmış olmasını da polemik konusu haline getirdi. Macron’un kurduğu LREM partisinin Hauts-de-Seine ili milletvekillerinden Jacques Marilossian’ın resepsiyona katılarak Türkiye’nin Paris Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa ile poz vermesini “kabul edilemez” bulan CCAF, Marilossian’ın Fransız Millet Meclisi’ndeki Fransa-Ermenistan Dostluk Grubu’ndan istifa etmesi için kampanya başlattı. Fransa-Ermenistan Dostluk Grubu içinde başkanlık görevini yürüten Marilossian, aynı zamanda da Fransa-Türkiye Dostluk Grubu üyeliği yapıyor.

Marilossian, gelen tepkiler üzerine yaptığı yazılı açıklamada, “şoke etmiş veya incitmiş olabileceği herkesten özür dilediğini” bildirdi. “Ermenistan ve Fransa arasındaki dostluğa bağlılığı ve Ermeni soykırımının inkârına karşı mücadelesinin sarsılmaz olduğuna” vurguda bulundu.

CCAF, Marilossian’ın özür mesajını kabul etmekle birlikte yetersiz buldu ve derhal Fransa-Ermenistan Dostluk Grubu başkanlığı görevini bırakması çağrısında bulundu. 

(DW Türkçe/ Artıgerçek)

DÜNYA Haberleri

Trump'tan Avrupa ülkelerine: IŞİD üyelerini teslim alın
Trump Suriye'yle ilgili açıklama yapacak
The Economist: Demokrasi endeksinde Türkiye 110. sırada
McGurk da istifa etti
CENTOM komutanı: Karnıma yumruk yemiş gibi oldum