Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi için çağrı: “Gerçek bir hafıza müzesi olmalıdır”

.

Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi Hafıza Müzesi İnisiyatif Grubu, 5 Eylül 1983 direnişinin 43. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, cezaevinin 1980-1984 dönemindeki koşulları yansıtacak şekilde düzenlenerek gerçek bir hafıza müzesine dönüştürülmesini istedi.

Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi önünde bir araya gelen grup, cezaevinde yaşananlara, hafıza müzesi çalışmalarına ve 5 Eylül 1983 direnişinin yıl dönümüne ilişkin açıklama yaptı.

İnisiyatif Grubu, cezaevinin müzeye dönüştürülmesi sürecinde daha önce yetkililere ilettikleri eleştiri, öneri ve yazılı raporların dikkate alınmasını talep etti.

Grup tarafından yapılan açıklama şöyle:

“5 Nolu zindanı gerçek bir hafıza müzesi olmalıdır!

5 nolu zindanı Kürd halkının yakın tarihinde çok önemli bir süreçtir. Yirminci yüzyıllın son çeyreğinde 5 nolu zindanı Kürd halkı açısından var olma ile yok olma meydanına dönüştü. 12 Eylül Faşist cuntası, Kürd halkının özgürlük davasını boğmayı hedefleyerek, 5 nolu zindanını bir laboratuvar gibi kullandı. Kürd halkının mücadeleci evlatları ise bu alanı faşist güçlerin baskı ve zülüm politikalarına karşı direniş ve değerlerle cevap verdiler.

5 nolu zindanı yüzbinlerce insanın yaşamında çok etkili ve acılı bir dönem olduğu için bizler O kapkaranlık günlerin hem tanığı hem de mücadele eden TARAFIYIZ!

O günlerin acıları, yaraları ve travmaları, toplumsal yaşantımızda ciddi tahribatlara ve kırılmalara yol açmıştır. Hala o zindanın içerisinde sesimiz, çığlık ve haykırışlarımız yankılanmaktadır. Bizler gayet iyi biliyoruz ki; rejim/egemenler Kürd sorununu yok etmeyi hedefleyerek 5 nolu zindanını bir laboratuvara dönüştürmüştür.

Bu işkenceler, rejimin/egemenlerin stratejik ve sistematik bir şekilde yürürlüğe koyduğu politikanın bir sonucu olarak 5 nolu zindanında uygulandı. Dolayısıyla işkence eden ve suçlu olan taraf hem rejim ve egemenleri hem de görevlendirdiği sormlulardır.

Bu nedenlerle, Diyarbakır zindanı 1980 ve 1984 yılları arasındaki koşul ve ortamını yansıtacak şekilde işkence ve zülüm uygulamalarını O günün şartlarına uygun olarak yeniden dizayn edilmelidir.

Bu çerçevede 5 nolunun müze yapılmasından sorumlu olan görevlilerle yapılan toplantılarda; dillendirdiklerimiz, eleştirilerimiz ve önerilerimiz ile yazılı olarak sunduğumuz raporlar gözetilmelidir. Bu kapsamda, yapılacak olan 5 nolu cezaevi hafıza müzesini ziyaret eden toplumsal kesimlere, 5 nolunun O dönemini ‘hissettirmeli’ ve ‘bir daha asla’ dedirtmelidir.

Nihayet bunu başaran cezaevleri var. Ve bunlar UNESCO’nun dünya miras listelerine girmeyi hak eden cezaevleri olmuşlardır. Arjantin'de 1976-1983 yılları arasındaki sivil-askeri diktatörlük (Cunta) döneminde gizli gözaltı, işkence ve imha merkezi olarak kullanılan ESMA, Kamboçya’da Kızıl Kmerler iktidarı döneminde sorgulama ofisi ve hapishane olarak kullanılan TOUL SLENG SOYKIRIM MÜZESİ ve Güney Afrika’da Robben Adası dünya miras listesinde yer alan müzeler olmuşlardır.

Keza, Almanya’da Nazi kampları ve Irak Kürdistan Federe Bölgesinde, Süleymanye’de EMNA SOR zindanı ve diğer ülkelerdeki benzer uygulamalar dikkate alınıp değerlendirmelidır.

Bu kapsamda, cezaevinin müze olması yönünde katkı sunan, destekleyen ve çaba sarf eden sivil/resmi kurum, kuruluş ve şahsiyetlere teşekkürlerimizi iletirken bu yönlü hassasiyetin devam etmesini kamuoyuna saygıyla sunuyoruz.

Ve bir kez daha, 5 Eylül 1983 direnişinin 43. yıldönümünde 5 Nolu Zindan şehitlerini; Necmettin BÜYÜKKAYA, Mehmet Hayri DURMUŞ, Yılmaz DEMİR, Remzi AYTÜRK, Kemal PİR, Cemal ARAT, Eşref TURSUN, Medet ÖZBADEM, Bedi TAN, Orhan KESKİN ve adını burada yazmadığımız tüm arkadaşların şahsında tüm zindan şehitlerini saygıyla anıyoruz. 05/09/2026

DİYARBAKIR 5 NOLU CEZAEVİ HAFIZA MÜZESİ İNİSİYATİF GRUBU”

Kurdistan Haberleri

ABD'den Türk bankasına İran yaptırımı
Diyarbakır’da 5 Eylül için 5 No’lu Cezaevi önüne çağrı
PSK Heyeti Diyarbakır’da PWK’yi Ziyaret Etti
İngiltere’den Kürt Yurtseverleri Burhan Namık Jaf ve Jasin Kaplan Diyarbakır’da PWK’yi Ziyaret Ettiler
İlam operasyonu tartışması: Kürt partileri İran’ın iddiasını reddetti