Hüseyin Şahin
Çözülme, çözme süreci gittikçe netleşiyor.
Çözüldüklerini sözde fark etmeyenler sıraya dizilmiş, yeni süreçte rant kuyruğuna girmişler. Bu unsurlar kokuyu hemen almış olmalılar ki hangi makam ve yerlerde görev alabileceklerini utanmadan katıldıkları kimi program ve YouTube kanallarında dile getiriyorlar.
Film makarasını geriye saracak olursak her şeyin aslında 7 Ekim 2023 Hamas saldırılarıyla bağlantılı olduğudur. Bunun için dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok.
İsrail Ortadoğu'yu sallıyor. Bu sallama Arap Baharı olmasa da İsrail Sonbaharı'dır. Bu sallamayla birlikte Ortadoğu yeni bir sürece girmiştir. İran budanırken, Türkiye'nin kendisine çeki düzen vermesi tabii ki kaçınılmazdı. Bunun için hem geçmişte hem de şimdi büyütüp yetiştirdikleri nur topu gibi bir bebekleri vardı. Demirel'in dediği gibi, “Asmasayalım da büyütelim mi?” olmasa bile besledikleri açıktır. Bu bebek yetiştikçe yetiştirenlerine hainlik yapacak değildi. Bunun için D. Bahçeli, M. Ağar, D. Perinçek, Sabiha Gökçen, hatta Alparslan Türkeş gibi unsurlara bakmak yeterlidir. Bu nedenle 75'ine dayanmış büyük ve sadık bebek, efendilerinin her dediklerini kusursuz bir biçimde yerine getirmiştir. Buna 15 milyon Kürdün dünya genelinde göçertilmesi, 5000 köyün yıkılıp yakılması, 200 bine yakın Kürd insanının (iç infazlarla birlikte) katledilişi, iktisadi hayatın çökertilmesi, doktor, mühendis, öğretmen, sanatçı, entelektüel, üniversite öğrencisi, yazar gibi Kürd beyinlerinin bertaraf edilmesi, her dört parça Kürdistan'da sorun oluşturması, terörist olarak her yerde avlanması örnektirler. Rojava dedikleri Batı Kürdistan kazanımları efendilerinin planları doğrultusunda küçültüldü. Sanki Türkiye'de şimdiye kadar yürüyen her şey entegrasyon, asimilasyon değilmiş gibi Kürdleri Allah'ına kadar ilişkilendirmek, iliklerine kadar emmek yeni bir projeymiş gibi piyasaya sürmek bir ilktir. Devlet Kürdlere kimlik, kültürel, ulusal haklarını tanımak, devasa açmış olduğu tahribat ve zararları ile birlikte onlara özür ve tazminat ödeseydi, bunu Anayasa'da güvenceye almış olsaydı bunun için ne Apo ne de Mapo'lara gerek kalacaktı. İşin aslı şu ve bunu anlayabilmek için de ille de üniversite bitirmek gerekmemektedir. Her kim ki kafasında milim zekâ taşıyorsa bilecektir ki tüm olup bitenler bir plan ve proje dâhilindedir. İsrail Sonbaharı ile Ortadoğu'da denklemler değişmiş ve şu an tüm cereyan eden gelişmeler İran dâhil bununla ilişkilidir. Bunun için Apo tekrardan tozlu raflardan indirilmiş, kurucu önder olarak piyasaya sürülmüştür. Hiçbir şey istemayörük ile Kuzey derdest edilirken, bununla birlikte Rojava cellatlara peşkeş çekilirken, İran'da PJAK üzerinde Rojhilat'ı kontrol altına alıp oradaki köklü partileri irtibatsızlaştırmak Apo üzerinden T.C.'nin ajandasıdır. Güney Kürdistan şu an itibarıyla T.C. ve Aposu ile birlikte kolay yutulabilecek lokma değildir, ta ki ABD orada dişini gösterebildiği zamana kadar. Şayet Güney Kürd parti hegemonyası kırılmaz, yönetim merkezî bir yapıya bürünmez ve ordu birleşmez ise ABD'siz Güney Kürdistan bir hiçtir. Güney Kürdistan Federal Bölgesi Meclisi işler hâle getirmeli, hükümeti kurmalı, bununla birlikte alabildiğine hızlı lobi, diplomasi ve destek çalışmalarına başlamalıdır; bu işin kesinlikle şakası yoktur.
Evet, devlet hem kendisi pişiriyor hem de pişirdiğini Apo üzerinden yiyor ve yedirmeye çalışıyor. İstediğinde savaşa ara veriyor, zamanı geldiğinde de savaş için proje üretiyor. Kimse Mahmut Şakar'ın 2014'te Kandil'e katırla mı yoksa helikopterle mi götürüldüğünü ve şimdi ise Kandil'den D. Kalkan, S. Ok'un İmralı Cumhuriyeti'ne neden ve ne için getirildiğini sorgulamıyor. Tüm olup bitenleri devletin zayıflığı ya da Apo'nun kudretinde aramamalıdır. Bu, şu anki sadece döneme uygun bir proje dâhilindedir. Zap, Behdinan Cumhuriyetleri gerçekleşmemiş olsalar bile, İmralı Cumhuriyeti büyük bir sekretaryası ile birlikte ilan edilmeye hazırlanmaktadır. Bu Cumhuriyet'in yeni partisi ve onursal ve eş başkanları hazır. DEM, DEP, HADEP gibi partilerin Türk, Ermeni ve Araplarla nasıl ve ne için yönetildikleri ortadayken, yenisinin bundan farklı olacağı beklenemez.
Yeni partinin omurgası şimdiden oluşturulmuş, kimin nerede ve nasıl bir pozisyon alacağı belirlenmiştir. Ben şahsen Apo'nun karizmasının çizileceği yeni partide Selahattin Demirtaş'ın (eski havasından dolayı) yer aldırılabileceğini düşünenlerden değilim. Yeni partinin İslami ve leit Ziya Gökalp çizgili olacağını düşünenlerdenim, çünkü AKP ve MHP döneminde aynı gemide yer alabilmek bunu gerektirmektedir. Bundan dolayı da gelecek seçimlerde Erdoğan'ın yeniden gemide dümende olabilmesinin olmazsa olmaz koşulu buna bağlı görülmektedir.
Rantçılara birkaç isim isterseniz alın size isimler. Bunu bizzat bu unsurlar çıktıkları kimi YouTube kanal ve TV programlarında ifşa etmişlerdir. Örneğin Taner Akçam, Fehim Işık, Altan Tan, Mehmet Metiner, Zübeyir Aydar, Remzi Kartal, Ahmet Nesin, İrfan Buruldan, Ruşen Çakır, Ahmet Davutoğlu vs. gibi onlarcası.
Tüm gelişmeleri okuyup görebilen; sahte demagoji, kurduk, kuracağız, vurduk, vuracağız, şehit edebiyatı propagandasından arınmış; vicdan, hakikat, haysiyet, onur, temiz, sorumluluk sahibi, sorgulayan, hesapsız, dünyadaki gelişmelerden nasibini alıp donanan, yeteneklerine yetenek katan, birikimli DİPTEN gelen sessiz bir DALGA var.
Bu bize umut, cesaret, güven veriyor ve uğruna ölümü bile göze alabildiğimiz hedefe ulaşmamıza büyük bir destek sunuyor.
Bu da işin başka bir yanı ve bunun önü kesinlikle alınamaz.