Darbe Sokakta Önlenir!

Ali Fikri IŞIK

 

Darbeye ve darbecilere karşı olmak, darbe girişimlerine karşı bütün olanaklarımızla demokrasiyi savunmak, esasen demokrasi içindeki kendi pozisyonumuzu savunmaktır. Darbe karşıtlığı bir sihirli değnek gibi aramızdaki siyasi farklılıkları ortadan kaldırmaz. Bizi aynılaştırmaz. Yok böyle bir şey.  Biz yine eski biziz. Tam tersine hepimize tek tip bir askeri elbise giydirmek isteyen çağdışı, barbar karanlık güçlere karşı, hep birlikte eski hayatımızı savunmaktır. Darbe karşıtlığı, siyasal hayatımızı daha da çok ağırlaştıracak, siyasi mücadelemizin önüne daha çok engel çıkaracak olan karanlık bir rejime ve onun silahlı dayatmasına karşı olmak demektir.
 
İki darbeye tanık olmuş ve bir darbenin (12 eylül) de zindanlarında gençliğini heba etmiş biri olarak söylüyorum: darbe demek; binlerce masum insanın tutuklanıp hiçbir gerekçe gösterilmeksizin yıllarca, üstelik bir mahkeme yüzü görmeden cezaevlerine tıkılması demek. Darbe demek cezaevlerinde her gün sistematik işkencelere maruz kalmak demektir. İşkencenin yasal ve meşru bir hukuk normu haline getirilmesi demektir. Bütün insani, doğal ve demokratik hakların hiçbir gerekçe gösterilmeksizin askıya alınması demektir.
 
Darbe demek bir futbol maçının 30 dakikasında bir hakemin düdük çalıp, hiçbir açıklama yapmadan oyunun bütün kurallarını keyfi olarak iptal edip yerine hiç bilmediğimiz, adaletsiz, onur kırıcı kimi kuralları ilan etmesidir. Demokrasi ile oyun bu bağlamda aynı şeydir. İkisinde de yapılan müdahale özgür irademize yapılan iğrenç müdahalelerdir. Aklı başında olan herkes, onur sahibi şahsiyeti olan herkes bu ucuz pespaye ve insan onur ve ahlakına aykırı saldırılara karşı koymak zorundadır.
 
Darbeye karşı olmak Kürtlüğümüzden vazgeçmek değildir. Tam tersine Kürtlüğümüze daha sıkıca sarılmak ve onu büyük bir inançla savunmaktır. Demokrasilerde Kürt sorununu çözme ihtimalimiz büyüktür ama Askeri Faşist darbelerle oluşturulan rejimlerde bu sorunu değil çözmek bu sorunu dile getirmek bile büyük bir suça dönüşür.
 
Bugün bir seçim yapmakla karşı karşıyayız; ya saf siviliz, sivil bir hayatın barışçıl temsilcileriyiz ya da zihnimizin gerisinde şiddete tapan militarist bir yapının ucuz basit ve kötü bir aletiyiz. Benim inancım şudur, en kötü en aşağılık bir demokrasi bile, en iyi adeta bir cennet olarak bize sunulan darbeci bir rejimden daha ahlaklı, daha erdemli daha iyi ve daha doğamıza uygun oldur.
 
Toplumsal hayatımızın şiddetten arındırılmasına ihtiyaç var. Şiddete başvurmadan en aykırı, en kabul edilemez fikirleri savunabileceğimiz bir demokrasiye ihtiyacımız var. Bu amaçların önündeki en büyük engellerden biri bugün karşımıza tank ve toplarıyla çıkan darbeciler ve onların karanlık zihniyetleridir.
 
Ben Kürdüm, Kurdistanîyim, özgürlük ve demokrasi taraftarı bir sivilim ve bu taleplerimden vazgeçmeden darbecilere de karşıyım. Bütün aklı başında insanları sokaklara davet ediyorum. Çünkü darbeler sokaklarda önlenir. Çünkü darbecilerin başa çıkamayacakları tek şey halkın sokaktaki ödünsüz tepkisidir. Halkın sokaklarda karşı çıktığı hiçbir darbe başarıya ulaşmamıştır.