Çözüm gözyaşlarında değil, Ulusal Birlikte

Bedirxan Epozdemir

Bedirxan Epözdemir

Son trajik durum karşısında, seferberlik ve yurtseverlik ruhu ile ülkede ve dünyanın her yerinde, tüm zorluklara rağmen, gece demeden, gündüz demeden meydanları akın-akın doldurup, Rojava’daki zorbalığı dünya aleme duyuranların yanında, gözyaşı dökenler de var.

Eğer ağlamakla olsaydı, Kurdistan şimdiye kadar çoktan kurtulmuştu.

Ayriyeten her halkın kültürel yapısında kendine özgü  özellikler var. 

Bu özellikler duygusal olmanın ötesinde, Ulusal karekteristik özellikler taşır.

“Erkekler ağlamaz “ gibi dibi boş  ve anlamsız sözler ulusal özellikleri ihtiva etmez.

Örneğin Kürd kültüründe koşullar ne olursa olsun düşmanından medet ummak yok, Kürd, düşmanı bile olsa kimseyi arkadan vurmaz. 

Diktatör Saddam’ın son anda bile kızlarına yaptığı vasiyette; “Birgün dara düşerseniz, Kürdlere sığının, onlar düşmanları bile olsa dar günde kapılarını herkese açarlar.”

Kürdün kültür ve geleneğinde teslim olmak, silahlarını yakmak yok.

Barışta da, savaşta da dik durur.
Ulusal onuru her şeyin üstünde tutar.
Kırılır ama asla eğilmez.

Kürd tarihinde Mazlum Abdi’nin son dönemde takındığı tavır, antlaşma denen paçavrayı kabul etmemesinin örnekleri çoktur.

Gün ağlamak günü değil, birlik olma günüdür. 

Sanatçıların, siyasetçilerin ve yazarların dizlerine vurup ax û ox etmeye hakları yoktur.

Onların görevi; Bulundukları ortam ne olursa olsun, kitlelerle kenetlenip, ulusal bir ruh ile örgütleyip, birlikte davranmalarını sağlamaktır.

Halkların kardeşliği tutmadı. 
Kürdlerin kardeşliği sağlanırsa kuşku olmasın özlemler gerçekleşir.

Bu nedenle henüz geç değil. Herkes şapkasını önüne koyup, kendini gözden geçirmeli.