CIA, Usame bin Ladin ve El Kaide ile ilgili onlarca gizli belge yayınladı

.

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA), 11 Eylül saldırılarının 25. yıl dönümünde, Usame bin Ladin ve El Kaide'ye ilişkin saldırılar öncesi istihbarat değerlendirmelerini içeren 71 Başkanlık Günlük Brifingi (PDB) belgesini kamuoyuna açtı.

CIA Direktörü John Ratcliffe, belgelerin kurum tarihindeki 11 Eylül'le bağlantılı en büyük Başkanlık Günlük Brifingi gizlilik kaldırma operasyonu olduğunu belirterek bunu "istisnai bir şeffaflık adımı" olarak nitelendirdi. CIA'e göre yayımlanan belgeler 100'den fazla sayfalık istihbarat analizini ilk kez kamuoyuna sunuyor.

Başkanlık Günlük Brifingleri, ABD istihbarat topluluğunun ülkenin en üst düzey yöneticilerine sunduğu, son derece gizli istihbarat değerlendirmelerinden oluşuyor. Yeni belgeler, CIA analistlerinin yıllar boyunca bin Ladin'in hareketlerini, destek ağını, finansman kaynaklarını ve ABD ile diğer ülkelerdeki bağlantılarını takip ettiğini gösteriyor. Aynı zamanda ABD topraklarına yönelik olası saldırılara ilişkin çok sayıda uyarının bulunduğunu ortaya koyuyor.

1998'de kitle imha silahı uyarısı

Yayınlanan belgelerin en eskileri 1998 yılına uzanıyor.

13 Şubat 1998 tarihli ve dönemin Başkanı Bill Clinton'a hazırlanan "Teröristler Kitle İmha Silahı Kapasitesi Arıyor" başlıklı belgede bin Ladin ve diğer grupların kitle imha silahlarına ulaşma arayışlarına dikkat çekiliyordu. CIA'in yayınladığı belgeler arasında aynı yılın şubat, mart, nisan, haziran, temmuz, ağustos ve eylül aylarında hazırlanan ve Bin Ladin'in faaliyetlerine ilişkin farklı uyarılar içeren çok sayıda brifing bulunuyor.

Nisan 1998 tarihli bir başka değerlendirmede, Taliban'ın Afganistan'da "misafir" olarak gördüğü Bin Ladin'i ABD'ye teslim etmeye yanaşmadığı belirtiliyordu. Belgede Taliban'ın, Bin Ladin'in Sovyet işgali sırasında sağladığı destek nedeniyle kendisine karşı bir tutum almaktan kaçındığı ve faaliyetlerini denetleme veya kısıtlama konusunda isteksiz olduğu ifade ediliyordu.

Aynı yılın temmuz ayında hazırlanan istihbarat değerlendirmelerinde, Bin Ladin'in ABD'de saldırı düzenlemeye yüksek öncelik verdiğinin düşünüldüğü ve kimyasal ve biyolojik ajanlarla saldırı gerçekleştirmeye ilgi duyduğu aktarılıyordu.

"Washington'a saldırmak tercih edilen seçenek"

Belgelerdeki en dikkat çekici uyarılardan biri Eylül 1998 tarihli değerlendirmede yer alıyor.

İstihbarat brifinginde bin Ladin'in ABD'ye yönelik saldırı için Washington'u tercih ettiği belirtilirken, El Kaide'nin patlayıcılarla yüklü bir uçağı ABD'deki bir şehre düşürme ihtimaline de dikkat çekiliyordu.

Bu uyarı, 11 Eylül 2001'de dört yolcu uçağının kaçırılması ve bunlardan ikisinin New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'ne, birinin Pentagon'a girmesi, diğer uçağın ise Pensilvanya'ya düşmesiyle gerçekleştirilen saldırılardan yaklaşık üç yıl önce yapılmıştı.

New York havaalanında "prova" ve uçak kaçırma eğitimi

CIA belgelerinde, saldırılardan yaklaşık üç yıl önce uçak kaçırma ihtimaline ilişkin daha somut uyarıların da bulunduğu görülüyor.

4 Aralık 1998 tarihli bir Başkanlık Günlük Brifingi, bin Ladin'in uçak kaçırmaya ve başka saldırılara hazırlandığına ilişkin istihbaratı içeriyordu. Aralık 1998 tarihli belgede, El Kaide bağlantılı kişilerin New York'taki adı açıklanmayan bir havaalanında güvenlik sistemini test ettikleri ve bu sırada güvenlik kontrollerini aşmayı başardıkları belirtiliyordu.

Aynı belgede, Bin Ladin'e yakın bazı kişilerin uçak kaçırma eğitimi aldığı bilgisi de yer alıyordu.

Bu değerlendirmeler, 11 Eylül saldırılarında kullanılan yöntemin saldırılardan yıllar önce ABD istihbaratının radarında olduğunu ortaya koyuyor. Bununla birlikte, belgelerde saldırıların tam tarihine, kullanılacak uçaklara veya hedeflere ilişkin saldırıları önlemeye imkan verecek kesin operasyonel bilgiler bulunmadığı da görülüyor.

"Kirli bomba" arayışı

Belgeler yalnızca uçak kaçırma planlarına ilişkin uyarılarla sınırlı değil.

İstihbarat değerlendirmeleri, Usame bin Ladin'in radyoaktif madde içeren geleneksel patlayıcılardan oluşan "kirli bomba" geliştirmek için malzeme arayışında olduğunu da ortaya koyuyor.

CIA belgelerine göre El Kaide üyeleri, Haziran 1999'a gelindiğinde patlayıcılarla deneyler gerçekleştirmişti. Bu çalışmaların amacının patlayıcıların etkisini büyük oranda artırmak olduğu belirtiliyordu.

2001 yılının başlarında Bush yönetimine sunulan bazı istihbarat brifinglerinde, bin Ladin ve El Kaide'nin biyolojik silah geliştirme ve kullanma arayışında olduğuna dair istihbarat bilgileri aktarılıyordu.

Saldırılardan bir ay önce: ABD'de şüpheli faaliyetler

Yeni belgeler, 11 Eylül'den hemen önceki dönemde ABD içinde de El Kaide bağlantılı olabilecek faaliyetlere ilişkin istihbarat bulunduğunu gösteriyor.

Ağustos 2001 tarihli bir değerlendirmede, ABD'de uçak kaçırma veya başka tür saldırılara hazırlıkla uyumlu "şüpheli faaliyetlerden" söz ediliyordu. New York'taki kurumsal binaların yakın zamanda gözetlendiği bilgisi de aynı değerlendirmede yer aldı.

Belgede ayrıca FBI'ın ülke genelinde Bin Ladin'le bağlantılı olduğunu değerlendirdiği yaklaşık 70 kapsamlı soruşturma yürüttüğü belirtiliyordu.

Saldırılardan bir ay önce hazırlanan başka bir değerlendirmede ise Bin Ladin'in ABD'de saldırı düzenleme konusundaki kararlılığına dikkat çekiliyor, El Kaide'nin 1998'de Kenya ve Tanzanya'daki ABD büyükelçiliklerine yönelik saldırılarının yapının operasyonları yıllar öncesinden hazırladığını ve başarısızlıklardan kolayca vazgeçmediğini gösterdiği belirtiliyordu.

12 Eylül belgesi: Saldırıların iki yıldır planlandığı iddiası

Belgelerin önemli bir bölümü saldırılardan önceki istihbarat değerlendirmelerinden oluşurken, 12 Eylül 2001 tarihli bir rapor da dikkat çekiyor.

Raporda bir kaynağın, saldırıların yaklaşık iki yıldır planlandığını ve hedefler arasında ABD Kongre Binası'nın da bulunduğunu söylediği aktarılıyor.

Bununla birlikte, belgelerin yeni bir değerlendirmesi, saldırıların planlanmasına ilişkin daha önce bilinmeyen kapsamlı bir tablo ortaya koymuyor. Associated Press'in incelemesine göre belgeler, saldırıların nasıl planlandığı veya ABD yetkililerinin olayları nasıl değerlendirdiği konusunda temelden yeni bir bulgu sunmuyor.

Belgeler ne söylüyor, ne söylemiyor?

Belgelerin ortaya koyduğu temel tablo, ABD istihbaratının Bin Ladin ve El Kaide'nin ABD'yi hedef alma niyetinden yıllar öncesinden haberdar olduğunu, olası uçak kaçırma senaryolarını değerlendirdiğini ve grubun kitle imha silahlarına yönelik ilgisini takip ettiğini gösteriyor.

Ancak uyarıların önemli bir bölümünün oldukça genel ve belirsiz nitelikte olduğu görülüyor. Örneğin saldırıların tam zamanı, kullanılacak uçaklar, saldırganların kimlikleri ve hedeflerin tamamı konusunda istihbarat birimlerinin elinde operasyonu engellemeye yetecek kesin bilgiler bulunmuyordu. CIA de belgelerin, analistlerin "eksik, belirsiz ve kusurlu" bilgiler üzerinden Bin Ladin'in saldırı planlarını anlamaya ve yetkilileri uyarmaya çalıştığını belirtiyor.

Belgelerin önemli bölümleri ise kaynakların isimleri ve kimliklerinin belirlenmesini sağlayabilecek bilgiler nedeniyle sansürlenmiş durumda.

Dolayısıyla belgeler, "ABD 11 Eylül saldırılarını önceden bütün ayrıntılarıyla biliyordu" sonucunu ortaya koymuyor. Ancak saldırılardan yıllar önce bin Ladin'in ABD topraklarında büyük ölçekli saldırılar gerçekleştirme niyetine ilişkin ciddi istihbarat uyarılarının bulunduğunu bir kez daha teyit ediyor.

CIA'nın açıklamasına göre yayınlanan 71 belge, kurumun 11 Eylül bağlantılı Başkanlık Günlük Brifinglerine ilişkin bugüne kadarki en büyük gizlilik kaldırma çalışmasını oluşturuyor.

Belgeler, 11 Eylül ile ilgili komplo teorilerini doğrulamıyor

Gizliliği kaldırılan belgelerin kamuoyuna yansıması, 11 Eylül saldırılarının önceden bilindiğine ilişkin çeşitli komplo teorilerini de yeniden gündeme getirme ihtimali taşıyor. Ancak belgeler, ABD yönetiminin saldırıların ne zaman, nasıl ve hangi hedeflere yönelik gerçekleştirileceğini önceden bildiğini ortaya koymuyor. Aksine belgelerdeki istihbarat değerlendirmeleri, El Kaide'nin ABD'ye yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğunun bilindiğini, ancak saldırının kapsamı ve uygulanma biçimine ilişkin bilgilerin parçalı ve belirsiz olduğunu gösteriyor.

Benzer şekilde, saldırılardan önce veya saldırı günü ABD'deki Yahudilerin topluca saldırıdan haberdar olduğu ya da saldırıya ilişkin önceden bilgi sahibi oldukları yönündeki iddiaları destekleyen güvenilir bir kanıt da bulunmuyor. Özellikle "binlerce Yahudinin işe gitmediği" veya Yahudilerin saldırıdan önceden haberdar edildiği yönündeki iddialar, yıllardır çeşitli araştırmalar tarafından gerçekle ilgisi olmayan iddialar olarak değerlendiriliyor.

11 Eylül saldırılarının arkasındaki grup ve saldırı planının ortaya çıkarılmasına ilişkin resmi soruşturmalar ve bağımsız araştırmalar, saldırıların El Kaide tarafından planlandığını ve gerçekleştirildiğini ortaya koydu.

Saldırı öncesinde ABD istihbaratının çeşitli uyarılar almış olması ise saldırının sonucunu önceden bildiği anlamına gelmiyor. Yeni yayınlanan belgeler de bu ayrımı değiştiren bir kanıt sunmuyor.

Dolayısıyla açıklanan belgeler, ABD makamlarının ve istihbarat kurumlarının saldırı tehdidine ilişkin yıllar boyunca çok sayıda bilgiye ulaştığını gösterirken, bu bilgilerin 11 Eylül saldırılarının ayrıntılarının önceden bilindiğini veya saldırının ABD yönetimi tarafından organize edildiğini kanıtladığı sonucuna varmak mümkün değil.

Kurdistan Haberleri

Mazlum Abdi gerginliğin tırmandığı Kobani’de
Irak’ta metruk dükkânda 47 İHA ve 46 füze ele geçirildi
Kobani'de cezaevi faciası: 9 mahkum kendilerini yakarak yaşamlarına son verdi
Başkan Barzani: Eylül Devrimi tüm parçalara ilham kaynağı oldu
Eylül Devrimi’nin üzerinden 65 yıl geçti