ABD merkezli Axios haber sitesi, Axios’un üst düzey Amerikalı yetkililere ve konuya yakın kaynaklara dayandırıldığı haberine göre, Abbas Arakçi, Steve Witkoff’a savaşın sona erdirilmesine odaklanan doğrudan mesajlar iletti.
Haberde, Witkoff’un muhatabına ulaştığı ancak Tahran’ın ilk aşamada bu mesajları görmezden geldiği, son günlerde ise iletişimin karşılıklı bir hal aldığı iddia edildi.
Tahran’ın yanıtı: "Diplomasiyi Trump öldürdü"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu iddiaların ardından sosyal medya hesabı (X) üzerinden sert bir yalanlama yayımladı. Arakçi, şu ifadeleri kullandı:
"Sayın Witkoff ile son temasım, işvereninin (Trump) İran’a yönelik bir başka yasa dışı askeri saldırıyla diplomasiyi öldürme kararından önceydi. Aksine dair her türlü iddia, yalnızca petrol tüccarlarını ve kamuoyunu yanıltmaya yöneliktir."
Edinilen bilgilere göre İranlı yetkililer, Trump yönetimiyle herhangi bir "ateşkes müzakeresi" yürütülmediğini savunuyor.
Tahran’ın duruşu şu noktada netleşiyor: İran, ABD ve İsrail’in güçlerini toparlamasına ve yeniden saldırmasına olanak tanıyacak "geçici bir ateşkesle" ilgilenmiyor; bunun yerine ancak "kalıcı ve garantili bir barış" anlaşmasının masada olabileceğini vurguluyor.
Liderlik boşluğu ve Ali Laricani faktörü
İran’ın eski lideri Ali Hamaney’in suikasta uğramasının ardından Washington, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’yi ulaşılabilecek tek muhatap olarak görüyor.
Ancak ABD’li kaynaklar, Arakçi’nin tek başına karar verici olmadığını, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani ile koordineli hareket ettiğine inanıyor.
Laricani, mevcut kriz ortamında İran’ın "fiili (de facto) sivil lideri" olarak tanımlanıyor.