İbrahim GÜÇLÜ
Apocu Hareket, Mehdi Zana’yı sağlığında itibarsızlaşması için elinden geleni yaptılar.
Mehdi Zana’nım mahrem hayatına girecek kadar ahlaksızlık yaptılar.
Pervasızca kişilik haklarını ve şahsa münhasır özelliklerini katlettiler.
Apocu Hareket bu ahlaksızlığı reva görürken, Leyla Zana’yı kullandılar. Onun eliyle ve fikriyle Mehdi Zana’yı itibarsızlaştırma cinayetini işlediler.
Apocu Hareket yine Leyla Zana eliyle ve inisiyatifiyle Mehdi Zana’yı son yolculuğunda da bu ahlaksız davranışlarına hedef yaptılar.
Mehdi Zana’nın, yakın dava arkadaşları ve Kürd vatanseverleri tarafından cenazesinin onurlu, onun kişiliğine ve geçmiş mücadelesine uygun kaldırılmasına izin verilmedi.
Apoculara ve ölüm mafyasına Mehdi Zana teslim edildi.
Ölümünden birkaç saat sonra hemen kaldırılması yoluna gidilerek, sadece geniş katılım engellemediler.
Hemde 30 Ağustos’ta Türk ırkçılığının dorukta olduğu, Türk ırkçı sembolleri Atatürk Posterleri ve Türk Bayraklarıyla donatılmış bir alanda cenaze töreni yapılarak Mehdi Zana’nın milli değerlerine hakaret ettiler.
Organizasyon bir rezalet.
Konuşmaların yapıldığı zaman Leyla Zana gibi Apocu bürokrasi ve devletin Kürd zatları ayağa kalkma saygısını bile göstermediler.
Belediye Başkanının bir parça ve Mehmed Can Kardeşimizin konuşması dışındaki konuşmalar rezalet.
Konuşma yapanlar tam Apocu literatürü kullanarak, Mehdi Zana ve Kürd kültürünü de kirlettiler.
Sözü Değerli ELİAS’a bırakıyorum.
Mehdi Zana’nın cenazesinin 30 Ağustos dolayısıyla Atatürk ve Türk bayrağı ile süslenmiş belediye binasının önüne getirilerek orada tören yapılması, Mehdi Zana’nın resminin Atatürk resminin ve Türk bayrağının yanına asılması tam bir terbiyesizliktir.
Cenaze törenini DEM Parti Amed Belediyesi üstlenmişti, halka da cenazeye katılma çağrısı yaptı. Buradaki maksat, cenazenin kendi kontrollerinden çıkarak siyasi bir gösteriye dönüşmesini engellemekti.
DEM Parti’yi temsilen Ayşegül Doğan, DEM Parti'nin en basiretsiz sözcüsü; Demokratik Bölgeler Partisi adına da Güney Kürdistan’daki Kürt yönetimine ve bağımsızlık fikrine düşmanlığıyla bilinen Keskin Bayındır katıldı, bunlar da tesadüf değildi.
Cenazede Apocu DEM Parti kitlesi neredeyse hiç yoktu.
Cenazeye katılanların yaş ortalaması oldukça yüksekti çünkü genç kuşakların hafızasında Mehdi Zana diye bir siyasi figür mevcut değil.
Ölen yalnızca Kürt bir siyasetçi değil, Kürdistan’ın hafızası idi, milyonlarca Kürt’ün gözünün önünden götürülerek mezara kapatıldı, insanlar ise tabutta taşınanın sadece bir ölü olduğunu zannetti, ölene üzüldü.
Ölen kişi Mehdi Zana değil de Kürtlerin bağımsızlık hakkına karşı çıkan Selahattin Demirtaş olsaydı, törene en az 1 milyon kişi katılırdı. Sırrı Süreyya Önder gibi yeminli bir Kürdistan düşmanının cenazesine on binlerce kişi katıldı.
Ama işkence altında "Bijî Kurd û Kurdistan” diye haykıran Mehdi Zana’nın cenazesine sadece birkaç bin kişi katıldı.
Asıl trajik olan ise Leyla Zana’nın bu tabloya ilişkin dediğidir: “Sayın Öcalan bir Kürt rönesansı yaratmıştır.”