Amed:"Kürdistan’ın iran destekli ırak ordusu işgaline hayır!"

Diyarbakır’da Kerkük ve Tüm Kürdistan Şehitleri İçin Giyabi Cenaze Namazı Kılındı

Azadi Hareketi, ÖSP,PAK,PDK-Bakur, PSK 27.10.2017 Günü Diyarbakır Liv Suit Otel’de Kerkük^ün işgalini bağımsızlık iradesine müdahaleyî protesto ve Güney Kürdistan’daki halkımız ile dayanışma amacıyla bir Basın toplantısı düzenlemek istedi. Ama Diyarbakır valiliği aldı resmi bir kararla bu Basın Toplantısı’nı yasakladı.

Bunun üzerine Azadi Hareketi, ÖSP, PAK,PDK-Bakur, PSK Basın Toplantılarını PAK Diyarbakır İl Teşkilatı Binasında gerçekleştirdiler.

Azadi Hareketi Sözcüsü Ayetullah Aşıti, ÖSP Genel Başkanı Sinan  Çiftyürek, PAK Genel Başkanı Mustafa Özçelik, PDK-Bakur Genel Başkanı Sertaç Bucak, PSK Genel Başkanı Mesut Tek Basın toplantısını gerçekleştirdiler.

Çok sayıda televizyon ve basın-yayın kuruluşunun yanısıra, Kürdistanlı aydın ve siyasetçiler basın toplantısına katıldılar.

Azadi Hareketi, ÖSP,PAK,PDK-Bakur, PSK Ortak Basın Açıklamasının Kürtçesi’ni PDK-Bakur Genel Başkanı Sertaç Bucak, Türkçesi’ni de PSK Genel Başkanı Mesut Tek okudu.

Ortak açıklamanın okunmasından sonra, PAK Genel Başkanı Mustafa Özçelik, ÖSP Genel Başkanı Sinan  Çiftyürek, Azadi Hareketi Sözcüsü Ayetullah Aşıti basın yayın kuruluşlarının sorularını yanıtladılar.

Aynı gün(27.10.2017) Diyarbakır halkı, aydın ve siyasetçiler ile Azadi Hareketi, ÖSP,PAK,PDK-Bakur, PSK’nin yönetici ve üyelerinin katılımıyla Diyarbakır Ofis Camii’nde de, Kerkük ve tüm Kürdistan şehitleri için giyabi cenaze namazı kılındı.

Azadi Hareketi Sözcüsü Ayetullah Aşıti’nin imamlığını yaptığı giyabi cebaze namazı, hem Güney Kürdistan’daki  halkımız ile dayanışma, hem de Kürdistan şehitlerini sahiplenme anlamında önemli bir adımdı.

 

 

Ortak açıklama

”Kürdistan’ın iran destekli ırak ordusu işgaline hayır!”

25 Eylül 2017 Referandumu’nda Kürdistan halkı iradesini 92,73% evet oyu ile Bağımsız Kürdistan Devletinden yana beyan etti.

Otoriter rejimlerin cirit attığı Ortadoğu'nun pek alışık olmadığı; evrensel değerlere açık, demokrasiyi savunan, etnik, dini, mezhebi tüm kesimlerin ortak seküler federe devleti Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin ve Kürdistan halkının, bu demokratik ve barışçıl irade beyanı, düşmanca bir saldırı ve savaş ile karşı karşıya.

Mezhepçi Bağdat yönetimi, İran Şii devleti ve Ankara herzaman olduğu gibi, farklılıklarına rağmen Kürdistan konusunda ittifak içinde IKBY’yi boğmak için harekete geçtiler. Buna bir de iç zaaf, yanlışlık ve ihanet eklenince halkımız zor günler ile karşı karşıya kaldı.

İran Pasdarları  ve Haşdi Şabi saldırıları karşısında ABD ve diğer dünya devletleri ile uluslararası toplumun sessizliği saldırılara daha uygun bir zemin hazırladı.

İran’ın bölgede hegemonyal siyasetinin önünde önemli bir siyasal barikat olan IKBY, Kürdistan halkı ve Peşmerge güçlerini yalnız bırakmanın faturasını bölgede ve dünyada demokrasi güçleri ve uluslararası toplum peşinen ödemeyi kabullenmiş görünüyor. 

Herkes, olmayan Irak’ın “birlik, egemenlik ve bütünlüğünden ” ahkam kesiyor. Oysa Irak istikrarsız, parçalı bir ülkedir. Şiiler ve Sunniler’den başlayarak, rakip grup/topluluklar ve dinsel inançlar da dahil kesintisiz bir savaş alanıdır. İstikrarı ve demokrasisi ile işlevsel olan Kürdistan halkına, IKBY egemenlik alanlarına, olmayan Irak Devleti’nin “birlik, egemenlik ve bütünlüğü” için Irak Ordusunun İran destekli Haşbi Şadi ve Pasdaranların askeri saldırıları ile boğmaya kalkışmak soykırımdır, vahşettir, cinayettir!  Kürdistan halkını yok etmeyi amaçlayan bu saldırıları güçlü bir şekilde mahkum ediyoruz, lanetliyoruz.

Ankara hükümeti – AK Parti iktidarı - IŞİD Erbil kapılarına dayandığı zaman da suskun kalmıştı. Bu kez Ankara yalnız sessiz kalmayarak İran’ın Kürdistan’ın işgalini onaylayan bir siyasi duruş sergilemiştir.

İhanetler üzerinden şekillenen ortadoğu coğrafyasında AK Parti iktidarı görünmez ortağı MHP’nin de etkisi ile bölünme sendromuna teslim olmuştur.

Erdoğan iktidarı gelişmeleri ve Kürt-Kürdistan gerçekliğini okumaktan maalesef uzak. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi hiçbir zaman Türkiye için tehdit oluşturmuyordu. Kalkıp Güney Kürdistan’ı İran Şii yayılmacılığının açık alanı olmasına gözyumulması hatta desteklenmesi politikası Ankara’nın bilinçli tercihidir.

Bağdat ve Tahran’ın saldırılarını siyasal ve ahlaki olarak destekleyen AK-Parti iktidarının Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ve halkına karşı  tavrını güçlü bir şekilde kınıyoruz. Halkımız dostluğu da düşmanlığı da unutmamıştır.

Aynı şekilde Uluslararası Koalisyonun önemli gücü, Peşmerge’lerin silah arkadaşı ve müttefiği ABD yönetiminin gelişmeler karşısındaki suskunluğu kabul edilemez. Kürdistan’ın ABD silahları ile donatılmış İran destekli işgali ve Şii yayılmacılığını protesto ediyor ve ABD’nin bu yanlış siyaseti üzerine düşünmesini istiyoruz. Temennimiz ABD yönetiminde aklı selimin hakim olmasıdır.

Ancak ne 1950 ve 60’ların Saadabat-Paktı, ne CENTO bu halkı dizleri üstüne çökertemedi.

Referandum ve sonucu Kürdistan halkının uzun, meşakatli mücadelesi sonrası elde ettiği önemli meşru, demokratik  bir kazanımdır. Hiç bir güç ve gerekçe bu meşru irade beyanını yok sayamaz.Bu mutlaka gerçekleşecek.

  • İran destekli Irak ordusu Kürdistan’dan mutlaka geri çekilmelidir
  • Referandum Kürdistan halkının barışçıl ve demokratik irade beyanıdır. Tanınmalıdır.
  • Türkiye KBY’ye ve egemenliğine dönük yanlış siyasetten vazgeçmelidir.
  • Uluslararası Toplum ve Ülkeler Kürdistan halkının çok renkli ve çok sesli toplumsal yapısının korunması ve gelişmesi için çaba harcamalıdır. Bunun için askeri işgale karşı çıkmalıdır.
  • BM’ler, NATO, AB, AK örgütlerini Kürdistan’ın İran İşgaline karşı çıkmaya farklı etnik ve inançtan oluşan Kürdistan Halkına destek olmaya çağırıyoruz!

(Diyarbakır, 27. Ekim 2017)

Azadi Hareketi, ÖSP, PAK, PDK-Bakur, PSK

KÜRDİSTAN Haberleri

Özçelik Rûdaw'a konuştu
PAK'tan 21 Şubat mesajı: Kürtçe bilmeyenler için başlangıç olsun
PDK Bakur: Yurtsever Demokrat adayları destekliyoruz
Merve Demirel suç duyurusunda bulundu
Van'da çocuklara işkence skandalı