Bugün Almanya’nın Herne kentinde gerçekleştirilen miting, Halep’te Kürt mahallelerine yönelik sürdürülen katliam ve saldırılara karşı yükseltilen güçlü bir vicdani ve siyasi itirazdır. Bu eylem, yalnızca yaşanan zulmü kınamak için değil; aynı zamanda bu zulmü mümkün kılan devlet politikalarını, silahlı çeteleri ve uluslararası suskunluğu teşhir etmek amacıyla düzenlenmiştir.
Halep’te sivil Kürt halkının sistematik biçimde hedef alınması, artık “çatışma”, “güvenlik” ya da “istikrar” söylemleriyle gizlenemeyecek kadar açıktır. Yaşananlar münferit olaylar değil; planlı, örgütlü ve siyasi olarak beslenen bir şiddet pratiğidir. Bu nedenle söz konusu saldırılar birer savaş gerçeği değil, açık birer insanlık suçudur.
Herne’de bir araya gelen kitle, Kürt halkının yaşam hakkının pazarlık konusu yapılamayacağını, bölgesel ve küresel çıkar hesaplarına kurban edilemeyeceğini haykırmıştır. Miting, uluslararası topluma yönelik açık bir çağrıdır: Kürtler söz konusu olduğunda sergilenen çifte standart kabul edilemezdir. Çıkarlar gerektirdiğinde hatırlanan, kan döküldüğünde ise yalnız bırakılan bir halkın adalet talebi ertelenemez.
Bu eylem aynı zamanda sessizliğin tarafsızlık olmadığını ilan etmektedir. Suskunluk, işlenen suçların dolaylı ortaklığıdır. İnsan haklarını evrensel değerler olarak değil, politik araçlar olarak gören anlayış mahkûm edilmiştir. Bugün Halep’te yaşananların ahlaki ve siyasi sorumluluğu, görmezden gelen herkesin omuzlarındadır.
Herne mitingi, Kürt halkıyla dayanışmanın, adalet talebinin ve insanlık onurunun savunusudur. Bu ses, yalnızca bugünün değil, tarihin de tanıklığıdır. Katliamlara karşı susmayanlar, gelecekte adaletten söz edebilmenin meşruiyetini bugün kazanmaktadır.
Cemil EREN