ABD Temsilciler Meclisi’nden üst düzey isimler, Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı güçlerin Demokratik Suriye Güçleri’ne (DSG) yönelik saldırılarını sert bir dille kınadı. Kongre üyeleri, çatışmaların sürmesi halinde 2025 sonunda kaldırılan Sezar Yasası (Caesar Act) yaptırımlarının yeniden devreye alınabileceği uyarısında bulundu.
Kongre üyelerinin tepkisi, Suriye’nin kuzeyinde Halep’in doğusu ile Rakka ve Tabka kırsalında DSG’ye karşı başlatılan askeri operasyonların ardından geldi. Washington’da hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi kanatta, Esad rejiminin devrilmesi sonrası kurulan geçici hükümetin verdiği taahhütlere rağmen sahadaki şiddetin tırmanmasından duyulan rahatsızlık dile getiriliyor.
ABD Kongresi, Aralık 2024’te Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından başlayan geçiş sürecini desteklemek amacıyla Sezar Yasası kapsamındaki yaptırımları 2025 yılı sonunda kaldırmıştı. Ancak Kongre üyeleri, bu kararın “tüm Suriyelilerin korunması” ve “önceki mutabakatlara uyulması” şartına bağlı olduğunu hatırlatıyor.
McCaul: Şiddet derhal durmalı
Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin eski başkanı Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Michael McCaul, saldırılara en sert tepki gösteren isimlerden biri oldu. McCaul, yaptığı açıklamada, “Hristiyanlar, Dürziler ve Kürtler gibi dini ve etnik azınlıklara yönelik acımasız saldırı haberlerinin geldiği bir ortamda, Suriye hükümetini şiddeti derhal durdurmaya çağırıyorum,” dedi.
Yaptırımların kaldırılmasının yanlış yorumlanmaması gerektiğini vurgulayan McCaul, “Sezar Yasası yaptırımlarının kaldırılması, hükümetin eylemlerine karşı bir kayıtsızlık değil; aksine tüm Suriyelilerin barış içinde yaşayabileceği bir gelecek inşa edilmesi beklentisidir,” ifadelerini kullandı. McCaul ayrıca Şam yönetimine, DSG ile birleşmeyi öngören 10 Mart Anlaşması’na uyma çağrısı yaparak, “Kongre ve ABD süreci yakından izliyor,” uyarısında bulundu.
“Yaptırımlar geri getirilebilir”
Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Marlin Stutzman da McCaul’un açıklamalarına destek verdi. Stutzman, yaşanan şiddetten doğrudan Ahmed Şara liderliğindeki hükümeti sorumlu tutarak, “Hangi dinden olursa olsun tüm Suriyelileri korumak zorundalar. Bu durum ABD’nin gelecekteki Suriye diplomasisini nasıl şekillendireceğini belirleyecek. Eğer Şara şiddeti durdurmak için yardıma ihtiyaç duyuyorsa, bunu talep etmeli. Aksi takdirde yaptırımlar geri getirilebilir,” dedi.
Washington’dan net mesaj
Washington’daki iki partili yaklaşım, Esad sonrası dönemde kurulan geçici hükümetin reform ve kapsayıcılık taahhütlerinin sahada karşılık bulması gerektiği yönünde. Geçici hükümetin Kürtlerin haklarını tanıyan bazı kararlar aldığına dikkat çekilirken, devam eden çatışmaların yeni bir iç savaş ya da etnik gerilim riskini artırdığı uyarısı yapılıyor.
ABD Kongresi, “devam eden şiddetin” Washington’ın Suriye politikasında sert bir değişikliğe yol açabileceğini ve Sezar Yasası yaptırımlarının yeniden gündeme alınabileceğini açıkça ortaya koyuyor.