12. Yargı Paketi hazır: İçinde neler var?

Ayrıntılarına DW Türkçe'nin ulaştığı 12. Yargı Paketi'ne göre suç işleyen çocuklarda üst sınır hapis cezası 18 yıla çıkıyor, cinsiyet değiştirilmesi zorlaştırılıyor, sosyal medyaya kimlik doğrulama geliyor.

Edinilen bilgilere göre Adalet Bakanlığının hazırladığı 12'nci Yargı Paketi taslağı 59 maddeden oluşuyor. Toplamda 19 ayrı yasada değişiklik öngören taslakta özellikle "suça sürüklenen çocuklar" (SSÇ) olarak tanımlanan çocukların işlediği suçlara verilen cezaların artırılması dikkat çekiyor.

Suça sürüklenen çocuklar için cezalar nasıl artırılıyor?

Türk Ceza Kanunu'na göre 12-15 yaş grubundaki çocuklara ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda en fazla 15 yıla kadar hapis cezası verilebiliyor. Taslakla bu üst sınır 18 yıla kadar çıkarılıyor. Müebbet hapis cezası yerine verilen 9-11 yıl aralığındaki ceza da 10-12 yıl aralığına yükseltiliyor. Süreli hapis cezalarında ise indirim sonrası üst sınır 7 yıldan 9 yıla çıkarılıyor.

15-18 yaş grubundaki çocuklar için de ceza indirim oranları düşürülüyor. Bu yaş grubunda ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda üst sınır 24 yıldan 27 yıla çıkarılıyor. Müebbet hapis yerine verilen 12-15 yıl aralığındaki ceza ise 15-18 yıl aralığına yükseltiliyor. Süreli hapis cezalarında indirim sonrası üst sınır da 12 yıldan 15 yıla çıkarılıyor.

Taslak, bazı ağır suçlarda hâkimlere 15-18 yaş grubundaki çocuklar için ceza indirimi uygulamama yetkisi de tanıyor. Bu yetkinin "kasta dayalı kusurun ağırlığı, suçun işleniş şekli, saik ve önceki sabıka durumu" gibi kriterlere bağlı olacağı belirtiliyor.

Çocuk hükümlülerin infaz rejiminde de değişiklik öngörülüyor. Buna göre cezalar çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında infaz edilmeye devam edecek, iyi hâl halinde eğitimevlerine geçiş mümkün olacak. Ancak koşullu salıverilme hesaplamasında önemli bir değişiklik

yapılarak, ağır suçlarda 15 yaş altı için uygulanan "1 günün 2 gün sayılması” kuralı kaldırılıyor ve 1 gün 1 gün esasına dönülüyor.

Çocuk suçlarında ebeveyn sorumluluğu artıyor

Taslak, Kahramanmaraş'ta 14 yaşındaki bir çocuğun babasına ait silahları alarak okulda saldırı düzenlemesinin ardından çocukların karıştığı olaylara atıfla aile sorumluluğunu da artırıyor. Türk Ceza Kanunu'ndaki "aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali" suçunun cezası yükseltiliyor.

Kahramanmaraş'taki olaydan sonra suç işleyen çocukların ebeveynlerin sorumluluğu da tartışmaya açılmıştıFotoğraf: Orhan Erkilic/AFP

Buna göre alt sınır 1 aydan 3 aya, üst sınır 1 yıldan 2 yıla çıkarılıyor. Hamile eşe karşı işlenmesi halinde ceza 6 aydan 2 yıla yükseltiliyor. Çocukların güvenliğini ağır tehlikeye sokan durumlarda ceza 1 yıldan 3 yıla çıkarılıyor.

Ayrıca ebeveyn ihmali nedeniyle çocuğun cinayet ve ağırlaşmış yaralama gibi ağır suçlara yönelmesi halinde ceza artırımı öngörülüyor ve bu durumlarda şikâyet şartı aranmayacak.

Silahların çocukların erişimine karşı korunmasına yönelik yeni hükümler de taslakta yer alıyor. Silahını ihmal sonucu başkasının kullanımına açan kişiye 1–3 yıl hapis cezası verilecek. Silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde ceza artırılacak. Yivsiz tüfeğin çocuğa verilmesi de 1-3 yıl hapis cezasıyla ayrı bir suç olarak düzenleniyor.

Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasında ihmali bulunan kamu görevlilerine de hapis cezası öngörülüyor. Çocuklara yönelik koruma kararlarına uymayan ebeveynler, vasiler veya bakım sorumlularına ise disiplin hapsi getiriliyor.

Televizyonlara program durdurma ve içerik çıkarma cezası

Taslakla televizyon yayınlarına yönelik yeni yasaklar ve yaptırımlar getiriliyor. Buna göre yayın hizmetlerinin suç işlemeyi, silah kullanımını ve yasa dışı sanal bahsi özendirici nitelikte olmaması zorunlu hale getiriliyor.

Taslakta ayrıca, adli soruşturma veya kovuşturmaya konu olan olayların, genel ahlaka aykırı biçimde ve özellikle aile bütünlüğünü ya da çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini zedeleyecek şekilde sunulamayacağı düzenleniyor.

Bu kurallara aykırı hareket eden medya kuruluşlarına, ihlalin tespit edildiği aydan önceki ayın brüt ticari iletişim gelirinin yüzde 2'si ile yüzde 5'i arasında idari para cezası verilebilecek. Ayrıca ihlale konu programların yayını en fazla 5 kez durdurulabilecek veya isteğe bağlı yayın platformlarında ilgili içerik katalogdan çıkarılabilecek. Eğer program katalogdan çıkarılmazsa yayın lisansının iptaline karar verilebilecek.

Sosyal medyada kimlik doğrulama ve VPN kullanımı

Taslak, Instagram, X, TikTok ve YouTube gibi Türkiye'de milyonlarca kullanıcısı bulunan sosyal medya platformlarına yeni yükümlülükler getiriyor. Buna göre platformların Türkiye'deki kullanıcıları için kimlik doğrulama sistemi kurması zorunlu olacak.

Kimlik doğrulama kapsamında elde edilen temel kullanıcı bilgilerinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na (BTK) bildirilmesi öngörülüyor. Taslakta, kullanıcıların vatandaşlık numarası gibi ek kişisel bilgileri sosyal medya şirketleriyle paylaşmaya zorlanmayacağı da belirtiliyor.

Platformlara kimlik doğrulama sistemini kurmaları için 9 aylık geçiş süresi tanınıyor.

Sosyal medya kullanımına kimlik doğrulama şartı getiriliyorFotoğraf: Nicolas Economou/NurPhoto/picture alliance

Taslak, katalog suçlar kapsamında yürütülen soruşturma ve davalarda sosyal medya hesaplarına ilişkin kullanıcı bilgilerinin adli makamlarla paylaşılmasını zorunlu hale getiriyor.

Taslak, sanal özel ağ (VPN) hizmetlerini de kapsıyor. Erişimi engellenen içeriklere ulaşmayı sağlayan veya kullanıcı anonimliği sunan VPN servislerinin 5651 sayılı yasa kapsamına alınması planlanıyor.

Bu hizmetlerin, elektronik haberleşme alanındaki diğer dijital servislerle benzer yükümlülüklere ve yaptırımlara tabi olması öngörülüyor.

IBAN mağdurlarına yeni düzenleme 

Taslakta "IBAN mağdurları" bilinen ve banka hesabını başkasına kullandırarak dolandırıcılık suçundan adli işlem görenleri ilgilendiren bir düzenleme de yer alıyor. Bu kapsamda “IBAN kiralama” uygulaması ayrı bir suç olarak düzenleniyor. 
Buna göre banka hesabı, IBAN, kredi kartı veya ödeme sistemlerine erişim bilgilerini haksız kazanç amacıyla başkalarının kullanımına açanlara 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Düzenlemeyle, hesap veya ödeme araçlarının suçta kullanılmak üzere verilmesi, dolandırıcılık suçuna iştirak şartı aranmaksızın bağımsız bir suç olarak değerlendirilecek. Ancak dolandırıcılığa doğrudan katılım tespit edilirse, ilgili kişiler ayrıca bu suçtan da sorumlu tutulacak.

Bu yeni düzenlemeyle, IBAN'ını başkasına kullandıranlar cezası daha yüksek olan nitelikli dolandırıcılıktan yargılanmayacak. Madde yasalaşırsa, cezaevinde bu kapsamda hükümlü olanların tahliyesi bekleniyor.

Cinsiyet değişikliği zorlaştırılıyor

Taslakta "aile hukukuna ilişkin düzenlemeler" denilerek LGBTİ+ bireylerin cinsiyet değişikliğini zorlaştıran maddeler getiriliyor. Buna göre cinsiyet değişikliği başvurularında yaş sınırı 18'den 25'e çıkarılıyor. Evli olmama koşuluna ek olarak çocuk sahibi olmama şartı da getiriliyor.

Cinsiyet değişikliğine ilişkin sağlık kurulu raporları yalnızca Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen tam teşekküllü eğitim ve araştırma hastanelerinden alınacak. Sürecin, en az üçer ay arayla yapılacak dört ayrı değerlendirme sonucunda tamamlanması planlanıyor. Raporda ayrıca kişinin üreme yeteneğinden kalıcı olarak yoksun olup olmadığına ilişkin tıbbi değerlendirme zorunlu hale getiriliyor.

LGBTİ+ bireylerin İstanbul'da düzenlediği bir eylem (Fotoğrf arşiv)Fotoğraf: Murad Sezer/REUTERS

Taslakta, yasal şartlara aykırı yapılan cinsiyet değişikliğine yönelik tıbbi müdahaleler ayrı bir suç olarak düzenleniyor. Bu kapsamda müdahaleyi gerçekleştirenlere 3-7 yıl hapis ve adli para cezası, sürece izin verenlere ise 1-3 yıl hapis cezası öngörülüyor. Bu fiillerin çocuklara veya yetkisiz kişilerce işlenmesi halinde cezalar artırılacak.

Taslak, "genel ahlaka aykırı" sayılan biyolojik cinsiyete aykırı davranışların alenen sergilenmesini, teşvik edilmesini veya övülmesini de suç kapsamına alıyor. Aynı cinsiyetteki kişilerin nişan veya evlilik töreni yapması da ayrıca suç sayılarak bu fiiller için 1 yıl 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.

Boşanma ve nafaka düzenlemelerinde yeni dönem

Taslakta, boşanma süreçlerini hızlandıracak ve nafaka süresine yeni kriterler getirecek maddeler yer aldı. Buna göre, boşanmış kadının yeniden evlenebilmesi için mahkeme kararı şartı kaldırılıyor. Bu kişiler, resmî sağlık kuruluşundan alınacak raporla doğrudan evlendirme memurluğuna başvurabilecek.

Taslak, boşanma davalarında "kusur" tartışmalarına ilişkin kurallar getiriliyor. Eşlerden birinin boşanma talebi halinde, ağır kusur şartı aranmadan evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının tespit edilmesi durumunda boşanmaya karar verilebilecek.

En az bir yıl süren evliliklerde, tarafların boşanma konusunda anlaşmasına rağmen nafaka, velayet ve mal paylaşımı gibi konularda uzlaşamaması halinde boşanma kararı verilebilecek. Bu konuların yargılaması ayrıca sürdürülecek.

Eşlerden birinin dava açılmadan önce en az bir yıl ayrı yaşadığını ispat etmesi halinde de boşanma kararı verilebilmesinin önü açılıyor. Nafaka, velayet ve mal paylaşımı gibi konuların davayı uzatması halinde ise ayrı dosyalarda görülmesi öngörülüyor. Bu süreçte çocuklar ve eşler için geçici koruma tedbirleri uygulanabilecek.

Boşanma ve nafakaya ilişkin yeni düzenlemelerin ilk derece mahkemelerinde görülen davalarda uygulanması planlanırken, istinaf aşamasındaki dosyalarda mevcut kuralların geçerli olacağı belirtiliyor.

Nafakada süre hesabı değişiyor

Yoksulluk nafakasında süre, evlilik süresine bağlı olarak yeniden düzenleniyor. Buna göre nafaka süresi, en az 5 yıl olmak üzere evlenme tarihi ile boşanma davasının açıldığı tarih arasındaki sürenin yarısı olarak hesaplanacak.

Ancak nafaka alacaklısının sağlık durumu, çalışamayacak hale gelmesi veya ileri yaş nedeniyle düzenli gelir elde edememesi halinde daha uzun süre nafaka ödenebilecek. Bu durumda talebin belirlenen sürenin bitiminden itibaren en geç bir yıl içinde yapılması gerekecek.

Taslak ayrıca düzenlemelerin devam eden davalarda da uygulanmasını, kesinleşmiş nafaka kararları bakımından ise nafakanın bir yıl daha ödenmesini öngörüyor. Boşanma kararlarının istinaf aşamasında onanması halinde Yargıtay incelemesine gitmeden kesinleşebilmesi de düzenlemeler arasında yer alıyor.

Aile hukukuna ilişkin tüm davaların adli tatilde görülebilmesi ve temyizde duruşma zorunluluğunun kaldırılması da taslakta yer alan diğer değişiklikler arasında bulunuyor.

12. Yargı Paketi önce TBMM'de ilgili komisyonda görüşülecek, ardından komisyondan geçerse TBMM Genel Kurulu'na gönderilecek. Paketin ne zaman komisyona geleceği ise henüz bilinmiyor.

Siyaset Haberleri

Washington Post analizi: İran savaşı Türkiye-İsrail rekabetini derinleştirdi
Haseke Vali Yardımcısı: 1500 aile daha Afrin’e dönüyor
KDP ve Komel görüşmesi sonrası ortak açıklama: Kürdistan Bölgesi’nin çıkarları önceliğimiz
Başkan Barzani: Peşmerge olmak en büyük onurdur
Pekin’de kritik zirve: Çin ve Rusya’dan 20 anlaşma