Yine kaybedecekler ve yine kazanacağız

Yine kaybedecekler ve yine kazanacağız

DTK ve HDK, 3 ile kayyım atanmasını kınadı

A+A-

HDP’li üç büyükşehir belediyesine kayyım atanmasına tepki gösteren DTK ve HDK, “Kürdistan'da kazanmış ve Batı'da kaybettirmiştik.  Gene kaybedecekler ve gene kazanacağız” diyerek, herkesi açık tutum almaya çağırdı.  

 Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanlarının görevden alınmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. 
 
Diyarbakır’da yüzde 63, Mardin’de yüzde 56 ve Van’da yüzde 53 oyla seçilmiş olan HDP’li belediye eşbaşkanları Bedia Özgökçe Ertan, Adnan Selçuk Mızraklı ve Ahmet Türk’ün İçişleri Bakanlığı’nın hukuksuz gerekçelere dayalı bir emri ile görevden alındığı hatırlatılan DTK açıklamasında, “HDP’li Parti çalışanları, Meclis üyesi, belediye çalışanları, DTK Delegeleri ve sivil toplum örgütü çalışanlarına yönelik ağır gözaltı operasyonu başlatılmış ve halen sürmektedir. Belediyelere kayyum atamak açıkça yeni bir siyasi darbe ve düşmanca bir tutumdur. İçişleri Bakanlığı hak ve özgürlüklerin gasp edilmesinin, provokasyonların, demokrasinin zerresini bile bırakmayan karar ve uygulamaların uygulayıcısı ve bir darbe merkezidir. Bu iktidar ve İçişleri Bakanlığı geçmiş kayyum döneminde yapılmış olan yolsuzlukların ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarılmasını, halkın kaynaklarını çalıp çırpan kayyumların rezilliklerinin ortaya saçılmasını hazmedememiştir” denildi.
 
'İKTİDARIN MEŞRUİYETİ KALMAMIŞTIR’
 
Bu iktidarın zerre kadar demokratik meşruiyeti kalmadığı vurgulanan açıklamada, şunlar belirtildi:

“Halkın iradesini gasp etmek, seçim sonucunda sandıkta kazanamadıklarını devlet şiddeti, zoru ve hilesi ile gasp etmek bu iktidarın, AKP-MHP ittifakının bir tarzı haline gelmiştir. Halkımız her şart altında bu uygulamaları asla tasvip etmeyecek, iradesine, seçilmişlerine, partisine sahip çıkacaktır. AKP iktidarı 18 yıldır milli irade söylemini en çok kullanan parti olmuştur.  Ancak halkın iradesini gasp eden, sandık iradesini ve seçimleri tanımayan parti ise yine AKP olmuştur. Bu zihniyete karşı bütün meşru ve demokratik mücadele yollarını kullanmak hem anayasal hem de evrensel hukuktan kaynaklanan tartışılmaz bir haktır. Demokrasiyi ancak demokrasi güçlerinin ortak ve kararlı mücadelesi ile kazanabiliriz. Türkiye’nin her bir köşesinde 31 Mart ve 23 Haziran’da oy kullanmış, AKP-MHP ittifakının kaybetmesi ve demokrasinin kazanması için çalışmış olan herkese çağrımızdır. Bu sadece HDP’nin ve Kürt halkının sorunu değildir; tüm Türkiye halklarının, Kürdistani partilerin ve demokrasi güçlerinin ortak sorunudur. Demokratik Toplum Kongresi olarak, haksızlık ve hukuksuzluk karşısında susmayacağımızı belirtiyor,  bütün ilerici ve demokratik kamuoyunu açık bir tutum almaya çağırıyoruz.”
 
HDK: DARBE GİRİŞİMİDİR
 
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) de, üç büyükşehir belediyesine kayyım atanmasını yaptığı yazılı açıklamayla kınadı. “Bu yapılan, bir darbe girişimidir” denilen açıklamada, “31 Mart'ta ve 23 Haziran'da halkın hiçbir şüpheye yer bırakmayacak berraklıkta ortaya koyduğu özgür iradesine karşı faşist bir darbe gerçekleştirilmektedir. Bu darbe teşebbüsü, demokratik iradeye ve barışa karşı yürütülen savaş politikalarının ayrılmaz bir parçasıdır; İmralı’da yapılan görüşmelerde bir kere daha ortaya konulan barış aklına karşı savaş aklının hâkim kılınması girişimidir” ifadelerine yer verildi. 
 
“31 Mart'ın ve 23 Haziran'ın sahibi olan halklarımız kendi iradesine sahip çıkacak ve bu darbeyi geri püskürtecektir” denilen açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Burada gösterilecek her tereddüt, darbenin sonuçlarıyla karşılaşmak için sıra beklemek anlamına gelecektir. Bugün Kürt halkının iradesinin gaspına sessiz kalmak, İstanbul, İzmir, Ankara, Adana, Antalya ve diğer belediye başkanlarını seçen halk iradesinin de aynı tehdit ile karşı karşıya olduğunu görmemek anlamına gelir. 
 
‘YİNE KAZANACAĞIZ’
 
AKP-MHP iktidarı, faşist rejimini bu darbe ile onarmak ve tahkim etmek istemektedir. Yerel seçimlerde meşruiyetlerini kaybetmişken; şimdi bu gayrı meşruluğa darbecilik suçunu ilave etmektedirler. Halklarımız darbeciliğin karanlığına teslim olmayacak; sokaklarda, meydanlarda ve toplumsal hayatın her alanında, darbeye karşı direnerek demokrasinin, özgürlüğün ve barışın yolunu açacaktır. Kürdistan'da kazanmış ve Batı'da kaybettirmiştik.  Gene kaybedecekler ve gene gene gene kazanacağız!”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.