Abit Gürses

Abit Gürses

Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni Bir Politik Kültür-4- Din, Kültür, Tarih

A+A-

Din, Kültür, Tarih

4

Kültür nedir? Kültür, bir milletin veya toplumun gelenekleri, görenekleri, müziği, hikayesi, üretimi, destanı, ibadeti, yemesi, içmesi, giyimi, velhasılı kelam yaşayış biçimidir.

Kürt dili gibi Kürd kültürü ve Kürdistan’da yaşayan diğer dini ve etnik azınlık kültürleri de tehdit altında olduğuna göre, bunları yok olmaktan kurtarmak ve Türk kültürüne asimile olmalarının önüne geçmek ancak bu kültüre/kültürlere sahip çıkmakla olur.

Kürd dili ve kültürü kayboluyor!

Kürd sözlü edebiyatı kayboluyor. Hiç gecikmeden hemen derleme çalışmalarına başlayıp, kayıt altına alınmalıdır!

Ezidi Kürt kültürü kaybolmakla yüz yüze!

Alevi Kürt kültürü kayboluyor!

Suryani kültürü kayboluyor!

Ermeni Kültürü kayboldu!

Ahlat, Adilcevaz vb. birimlerdeki otantik Türk kültürü kayboluyor!

Çerkez, Çeçen, Mıhelmi, Siirt Arap, Kako, Terekme vb. azınlık kültürleri yok oluyor!

Gelenek ve göreneklerimiz dejenere olmuş durumda.

Kürdistandaki bütün kültürlere, dinlere ve inançlara (Ezidi Kurd, Müslüman Kürd, Alevi Kürd, Ermeni, Suryani, Keldani, Mihelmi, Türk, Azeri, Çerkez/Çeçen, Kako, Balkan muhaciri, Laz iskancıları, Terekeme, karapapax,  vb.) sahip çıkılmalıdır.

Elbette bu kültürler, dinler, inançlar ve gelenekler içinde çağ dışı, insan haklarına aykırı ögeler ayıklanarak sahip çıkılmalıdır. Örneğin kan davaları bir gelenektir ama, gerici bir gelenektir. Birden fazla eşle evlilik bazı çevrelerde bir gelenektir ama çağdaş politik kültüre sahip olan bir partinin böylesi bir geleneğe sahip çıkması ne doğrududr, ne de mümkündür. Namus cinayetleri bir gelenektir ama temel insan haklarına aykırı bir gelenektir. Sunni Kürtlerden alevi Kürtlere, Alevi Kürtlerden sunnilere kız vermeme geleneği vardır ama gerici, insani olmayan bir gelenektir. Aynı şekilde Suryanilerden Kürtlere, Kürtlerden Suryanilere kız vermeme anlayışı gerici bir gelenektir. İnsan hak ve özgürlüklerine aykırı olmayan bütün olumlu geleneklerin ve kültürel değerlerin korunup, geliştirilmesi vazgeçilmez bir görevdir…

Kurdistan’da bir sunni muslüman nasıl ki özgürce camisine gidip, ibadetini yapabiliyorsa, bir alevi cemevine, bir Ermeni kilisesine, bir Yezidi de kendi ibadetini aynı özgürlük ve güven içinde istediği yerde ve şekilde yapabilmelidir!

Küfür anlamına gelen aşağılamaları belki bugün kanunlarla yasaklayamayız ama, bunlara karşı durabiliriz…

Kurdistan’a binbir entrika ile, cebren ve hileyle sokulmak istenen toplumumuzun geleneklerine aykırı ve halkımızın geleceğini karartacak olan din adına, fanatik islama, solculuk adına Türkleştirmeye, modernlik adına kemalistleştirmeye fırsat verilmemelidir. Bu odaklara karşı ideolojik mücadeleden kesinlikle taviz verilmemelidir…

Kurdistan’daki geleneksel islam, alevilik ve yezidilik tolerans sahibi dinler ve inançlardır. Dünyanın hiç bir toplumunda aynı aşiret içinde farklı dinler bulunmazken, Kurdistan’da aynı aşiret içinde üç ayrı din (islam, hırıstiyani Yezidi), üç ayrı etnisite (Kurd, Suryani, Mihelmi) bulunmaktadır. Bunun canlı örneği Mardin, Midyat bölgesi ve çevresinde yaşayan Hevêrkan ve Şemikan aşiretleridir… Kurd milletinin ve yeni hareketin farklı inançların ve etnik grupların barış içinde birlikte yaşama ilkesi babında bu örnekten çıkaracağı önemli dersler olmalıdır… Öte yandan geçmişte din alet edilerek, islam adına Ezidilere yapılan saldırılar, sunnilik adına alevilerin baskı altına alınıp dışlanmaları, Ermeni katliamında Osmanlı ile işbirliği yapan bazı Kürtlerin islam adına bu kirli işe ortak olmaları gibi olumsuzlukar her zaman eleştirilip, mahkum edilmelidir…

Parti kadroları, üyeleri, taraftarları bütün dinlere, inançlara ve etnik aidiyetlere karşı saygılı olmalı, eşit mesafede durabilmeli, faaliyetlerinde hiç bir dini inancı veya mezhebi öne çıkarmamalıdır. Müslümanın bayramını kutladığı gibi, Hırıstiyan’ın da, yezidinin de, alevinin de bayramını ve kutsal günlerini kutlamalıdır.

Ayrıca bu dinlere ve inançlara mensup olanların kendileri arasında bu temellerde (etnik veya dini) örgütlenmeleri, dernekleşmeleri, insiyatifler kurabilmeleri de teşvik edilmelidir… Bundan korkmamak, ürkmemek gerekir… Ama parti çizgisi, ateistler de dahil bütün dinlere ve mezheplere karşı özerk ve tarafsız olmak durumundadır. Kurdistan toplumu içinde bu anlayışın egemen kılınması, Kurdistan’ın geleceği açısından, farklı etnik kültürlerin ve inanç gruplarının barış içinde birlikte yaşama anlayışının korunup, geliştirilmesi ve pekiştirilmesi için gerekli ve zorunludur.

Kuzey’de kürreyi arzda eşi görülmemiş bir asimilasyona, Türkleştirmeye, dilinden, kültüründen ve tarihinden uzaklaştırılmaya, kökünden koparılmaya maruz kalmış olan milletimiz üzerinde çok büyük tahribatlar söz konusudur. Dile, kültüre, geleneklere, edebiyata, müziğe sahip çıkıldığı kadar Tarihimize de sahip çıkmamız, tarihimizi öğrenmemiz gerekir. Türkleştirilen, Türkçe konuşan ve düşünen, tarih bilincinden uzak kitlelerle, yığınlarla yeni ve modern bir Kurd toplumu oluşturmak mümkün değildir.

Başta parti kadroları ve üyeleri olmak üzere, yurtseverlere ve bütün halkımıza Kurdistan tarihi öğretilmek zorundadır. Bu konuda eskiden material bulmak oldukça zordu. Ama bu gün öyle değil. Seminerler, eğitim çalışmaları, basın yayın yoluyla Kurd ve Kurdistan tarihi konusunda mutlaka bir ulusal seferberliğe ihtiyaç vardır.

Konu hakkında uzman olan kadroların bir plan ve program dahilinde Kurdistan tarihi ve coğrafyasını parti kadrolarına, üyelerine, dostlarına, yurtseverlere velhasıl bütün halkımıza anlatması, sevdirmesi, öğretmesi ertelenemez bir görevdir...

Sonraki konu:
Metrapol Kürtlerinin durumu

Bu yazı toplam 811 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.