‘Türkiye bir sansür ve otosansür sarmalı içerisinde’

‘Türkiye bir sansür ve otosansür sarmalı içerisinde’

Sansüre ve otosansüre karşı mücadele veren Susma Platformu’na göre, Türkiye’de özellikle de 15 Temmuz darbe girişiminin ardından uygulanan olağanüstü hal nedeniyle ifade özgürlükleri üzerindeki baskılar gitgide artıyor.

A+A-

Haber Merkezi- Susma Platformu tarafından, İstanbul’da gerçekleştirilen toplantıda, sivil toplum temsilcileri ve gazetecilerin de katılmıyla kültür sanat, yayıncılık, akademi ve medya alanlarında yaşanan ifade özgürlüğü ihlallerine dikkat çekildi.

SUSMA Platformu raporlarına göre Türkiye medyasında görülen sansür vakalarının çok büyük bölümü “OHAL’in ve sonrasındaki olağanlaştırılmış OHAL”in mümkün kıldığı uygulamalar ile bu uygulamalar sayesinde yoğunlaşan korku ve çekingenlik atmosferinin bir sonucu.

Konu hakkında Rûdaw’a konuşan SUSMA Platformu Diyarbakır Koordinatörü Özkan Küçük, “OHAL kaldırılmış olmasına rağmen OHAL koşulları devam ediyor halen. 2019 yılına baktığımızda ögrüyoruz ki Türkiye bir sansür ve otosansür sarmalı içinde. Çok seküler bir insan da çok radikal bir muhafazakar da aslında aynı noktaya düşebiliyor, aynı şeyi savunabiliyorlar” diye konuştu.

Platform üyelerine göre siyasi baskılar otosansüre ve bu da sansürün tüm ülkeye yayılmasına neden oluyor. Yine platformun araştımalarına göre Türkiye’da gazetecilerin yüzde 92’si sansürden etkilendiğini düşünüyor.

Türkiye Gazeteciler Sendikası verilerine göre Türkiye’de işten çıkarılan veya iş bulamayan gazetecilerin sayısı 10 bini buluyor. Sendika, günlük çalışamaları kapsamında işten çıkarılan gazetecilerle görüşüp sorunlarını çözmek için çaba harcıyor.

Rûdaw’a konuşan Türkjiye Gazeteciler Sendikası Genel Skreteri Mustafa Kuleli, “Olağanüstü hal aslında topluma giydirilmiş bir tür deli gömleğiydi ve bir kere siz toplumu öyle daralttığınız zaman bir daha eski haline dönmesi kolay olmuyor. Türkiye’de bir demokrasi geleneği var. Bu toplum eninde sonunda kendisine dikilen ve artık dar gelen bu gömleği yırtıp atacaktır diye düşünüyorum” dedi.

Sendika verilerine göre Türkiye’de 118 gazeteci hala cezaevlerinde. Son bir yıl içerisinde 3 bin habere karşı hükümet tarafından dava açıldı. Yine 22 bin twitter ve 23 bin facebook hesabı kapatıldı ki Türkiye bu alanda dünyada ilk sıralarda.

İstanbul’da yaşayan Kemal Tekin’e göre ise özgürlük insanın kendi elinde ve otosansüre karşı durmak mümkün.

Tekin bu konuda, “Ben Kürdistanlı bir Ermeniyim. Özgürlük kişinin kendi elindedir. Şartlar ne kadar kötü olursa olsun siz içinizde özgürlüğü hissediyorsanız özgür davranırsınız ve önünüze gelen engelleri aşamaya çalışırsınız. Ama özgürlüğün manasını bilmiyorsanız sadece özgürlükten bahsetmiş olursunuz. Bu da sonuç getirmez” diye konuştu

Kaynak: Rudaw

 

Bu haber toplam 75 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.