Abit Gürses

Abit Gürses

Yazarın Tüm Yazıları >

TC’nin derdi DAİŞ değil, Kürtlerdir!

A+A-

TC’nin derdi DAİŞ değil, Kürtlerdir!

TC’nin müttefikleri de karşıtları da Rusya ve ABD icazeti ile Suriye’ye giren Türk askerinin DAİŞ için değil, Kürtler için girdiğini çok iyi biliyor. Nitekim yıllardır sınırdaş oldukları DAİŞ’le gül gibi geçindikleri herkesin malumu olduğu gibi, Türkiye hudutlarını DAİŞ katillerinin yolgeçen hanı etmelerine göz yummakla yetinilmemiş, cephane, lojistik ve petrol kaçakçılığındaki ortaklıkları Rusya vasıtasıyla nerdeyse BM’ye kadar iletilmiş, ABD Başkan yardımcısı Joe Biden ağzından bu destek dile getirilmişti!

Şimdilik PYD/YPG’de ifadesini bulan Kürt tarafının siyasi ve askeri temsilcilerinin isimleri değişse de TC’nin anti-Kürt tavrının kolay kolay değişeceği pek muhtemel görünmüyor.

TC Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve diğer yetkili ağızlar her fırsatta ‘’Suriye’nin Kuzeyinde bir Kürt oluşumuna müsaade etmeyeceğiz’’ diye açıklamalar yaptılar. Başta Suriye yönetimi olmak üzere hiçbir bölgesel veya küresel güç dönüp de Türk yetkililerine siz hangi hak ve hukukla böylesi laflar ediyorsunuz demedi/diyemedi!

TC’nin bu anti-Kürt duruşu ancak bölgesel ve küresel aktörlerin tavır alması ve kuvvetli ve hedefi net olan ortak bir Kürt temsili ile değiştirilebilir.

Bu gün bu koşulun en önemli ayağını bütün avantaj ve dezavantajlarına rağmen PYD/YPG teşkil ediyor. Suriye Kürtleri siyasi, idari ve askeri ortak bir yapıya kavuşmaları halinde (Hewlêr, Duhok anlaşmalarının hayata geçmesi ile) dostları ve düşmanları nezdinde hesaba katılan hatırı sayılır bir taraf olabilirler.

Bu günkü durumun (PYD/YPG’nin diğer Kürt güçlerinin faaliyetlerini engellemesi, olur olmaz her güce yeşil ışık yakması, Kürdistanı ilgilendirmeyen alanlara hayırhah bir tutumla gerilla gönderip savaştırması, Kürt ulusal taleplerini net bir şekilde savunmaması vb.) sür git devam etmesi Kürtlere bir yol aldırmayacağı gibi, onun bunun hesabına çarpışan bir güç olma tehlikesiyle yüz yüze kalınabilir.

Oysa Suriye Kürdistan’ı meselesi çok net ve açıktır. Suriye Kürtleri kendi topraklarını her türlü tecavüzkâr güce karşı savunmak ve varlıklarını korumak için dünyanın takdirini kazanan destansı bir direnişin sahipleridir. Bu konuda YPG gerillalarının gösterdikleri fedakârlık ve kahramanlıklar bütün Kürtlerin ve demokrat insanların gurur kaynağıdır.

Keşke Suriye Kürtlerinin durumu böyle dağınık, PYD’nin tavrı böyle tekçi olmasaydı. Ama maalesef durum budur ve süreç Kürtlerin aleyhine işliyor. Oysa Kobani direnişinden bu yana dünya kamuoyu ve önemli devletler nezdinde Kürtlere karşı çok büyük bir sempati ve destek oluşmuştu. Bu destek bir anda kesilecek veya kaybolacak diye düşünmek yanlıştır ama PYD’nin bu günkü duruşunun devam etmesi halinde kazanılmış olan sempati ve destek kaybolabilir.

Keşkelerle yorum yapmak yorum sayılmaz lakin Kürtlerin işi keşke lere ve beklenmedik leyhteki gelişmelere kalmış görünüyor!

TC devletinin hedefi hiçbir zaman DAİŞ olmadı, olmayacak da! Ama kendi eliyle vuramadığı Irak ve Suriye Kürtlerini yıllardır DAİŞ ve benzerlerinin eliyle vurdurmaktadır! 

Crablus’ta DAİŞ’le bırak savaşmayı mantar tabanca bile patlatılmadan bir devir teslim olayı yaşandı. Kim bilir kaç DAİŞ katili MİT eliyle ÖSO’na bağlı gruplara transfer edildiğini?

Sonuç olarak, TC yetkililerinin defalarca belirttikleri, Suriye’nin kuzeyinde bir Kürt oluşumuna müsaade etmemek Türkiye’nin Suriye ve bölge politikasının mihenk taşıdır.

Kürtlerin mihenk taşı ise,

Kürdistan’ın bir ülke, Kürtlerin kendi geleceğini belirleme hakkına sahip bir millet olduğu gerçeği üzerine kurulu ulusal demokratik bir strateji olmalıdır…

İşte o zaman sadece TC değil hiçbir güç Kürtleri engelleyemez!

Bu yazı toplam 1135 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.