Suriye’ye saldırının nedeni ve amacı

Suriye’ye saldırının nedeni ve amacı

Haber/Yorum

A+A-

Suriye’nin Duma ilçesinde kimyasal silah kullanıldığı iddiasının ardından gündeme gelen müdahale ihtimali nihayet gerçekleşti.

Önceki gün (13.04.2018) sabaha karşı Müttefik kuvvetler (ABD, UK, FRANSA) güdümlü füze ve ağır bombarduman uçaklarıyla, Suriye’nin askeri ve bağlı lojistik tesislerini hedef aldılar.

Saldırı sonrasında yapılan açıklamalara göre hedef alınan bütün tesisler tam isabetle imha edildi.

 

Yankıları

Müttefik kuvvetlerin Suriye’nin askeri varlığına saldırısı dünya ölçeğinde yankı buldu. Batı dünyası ve NATO saldırıyı gerekli görürken başta Rusya olmak üzere İran ve sınırlı sayıda ülke, saldırının, uluslar arası hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle karşı çıktı. Suriye sorunuyla doğrudan ilişkili olan Arap ülkelerinin hemen hepsi tepkisiz kaldı. Dünya güç dengelerinde hatırı sayılır bir role sahip olan Çin, Rusya’ya yakın dururken Hindistan tepki vermemeyi tercih etti. Her yönüyle Batı’ya ait olan Almanya, hedef ülkelerle olan ekonomik ilişkileri nedeniyle Müttefik kuvvetlere angaje olmadı fakat destek vermekten de geri durmadı. Sorunlu bir tutum sergileyen başlıca ülke ise Türkiye! Fiilen Rusya ve İran’la çalışan Türkiye, Esad yönetimini dizginlemeye hizmet ettiği için saldıryı desteklediğini fakat yetersiz bulduğunu yüksek sesle dile getirdi.

 

Danışıklı mı?

Saldırının oldukça spesifik olması ve Rusya ile İran’ın bulunduğu bölgelerin dışında cereyan etmesi, iki büyük güç arasında danışıklı dövüş mü sorusunu gündeme getirdi.

Bu ihtimali güçlü kılan önemli veriler var:

Birincisi, saldırının yapılacağı konusunda Rusya’nın bilgilendirildiğini bütün taraflar açıklamış durumda. ABD ve Fransa Rusya’nın bilgilendirildiğine özel bir vurgu yaptılar.

İkincisi, Suriye’nin, saldırı yapılacağı konusunda Rusya tarafından uyarıldığının bizzat Esad tarafından açıklanmasıdır. Bu uyarı üzerine Suriye, saldırı başlamadan önce önemli tesislerini tahliye ediyor. İnsani açıdan büyük bir hasar görmemesinin nedeni bu olsa gerek. Buradan hareketle ABD’nin sadece saldırı konusunda değil, saldırının hedefleri konusunda da Rusya’yı bilgilendirdiği sonucuna varılabilir.

Üçüncüsü, saldırı, Rusya ile İran’ın muhatap olmayacağı şekilde organize ediliyor. Rusya denetimindeki hava savunma sisteminin aktif hale getirilmemesi bunu gösteriyor. Büyük bir tepki vermekle birlikte Rusya ve İran’ın herhangi bir saldırıya hedef olduklarını söylememeleri bir başka önemli veri. Zarar gören taraf Esad ve Hizbullah mevzileri oldu.

 

Saldırı neden yapıldı?

Müttefiklere göre saldırının nedeni, Esad yönetiminin Duma’da kimyasal silah kullanmasıdır.

Esad yönetimine müdahaleden yana olan birçok devlet ve kimi uluslar arası kuruluşlar bu iddianın doğruluğunu tartışmadı bile ve araştırılmasını dahi gerekli görmeden saldırının gerekçesi halinegetirdiler fakat bu kanaat, genel kamuoyu tarafından pek de inandırıcı bulunmadı.

Bunun başlıca iki sebebi var: Birincisi, lrak’ın işgali sürecinde ABD ile İngiltere’nin Saddam’ın nükleer ve kimyasal silah üretimini gerekçe göstermesi fakat savaştan sonra yanıldıklarını kabul etmeleri, ikincisi ise, başta Esad yönetimi olmak üzere Rusya’nın konunun araştırılması yönündeki bütün isteklerinin kesin olarak reddedilmesidir.

Ortada bir saldırı var, en azından görüntüler bunu gösteriyor fakat bu saldırıyı yapana ilişkin ortada kesin ve ikna edici bir delilin olduğunu kimse iddia etmiyor.

 

Gerçek sebep

Kim yapmış olursa olsun, kimyasal saldırı Müttefik güçlerin bombardımanına hizmet etmiştir fakat Müttefikleri harekete geçiren kimyasal saldırı değildir. Olsa olsa bu iyi bir bahane olmuştur. Gerçek sebep, Rusya’nın öncülük ettiği mihverin, gerçek anlamda uluslar arası bir mesele halini almış Suriye problemini, kendi çıkarları istikametinde çözmeye çalışması ve Batı’yı göz ardı etmesidir. Bu saldırıyla Batı, bir yandan giderek hakimiyet alanını genişleten Esad yönetimine ciddi bir uyarıda bulunmuş, diğer yandan, Rusya, İran ve Türkiye’ye, Suriye sorununun çözülmesinde Batı’nın görmezden gelinemeyeceğini bir kez daha hatırlatmıştır.

 

Sonuçları

Bu saldırı, şimdilik, Batı’nın, sorunun çözümünde önemli bir aktör olduğunu hatırlatmanın dışında, gözle görülür elle tutulur somut bir değişiklik yaratmamıştır. Deyim uygunsa, geleceğe ilişkin projeksiyonlar ve psikolojik faktörler hariç, durum, saldırıdan önceki halindedir. Fakat tarafların bundan sonraki hareket tarzını ve moral durumunu kesin olarak etkileyecektir.

Verili duruma gelince; Müttefik Kuvvetler, Esad yönetimini devirmeyi değil, kendilerine yakın durması konusunda ciddi şekilde uyarmış ve dayanağı zayıf da olsa saldırıyla birlikte ciddi bir psikolojik üstünlük kazanmıştır.

Cenevre’yi işaret etmek dışında ciddi ve yeni bir çözüm önerisi ortaya koymamış olsa da Rusya-İran-Türkiye’ye adeta dur demiş, kendisini dışlayan her türlü çözümü bozacağını net olarak ortaya koymuştur.

Daha önemlisi, bu saldırıyla Batı, Rusya-İran-Türkiye mihveri arasındaki ilişkinin derecesini test etmiş, durumun ciddiyet kazanması ile rahatlıkla bozulacağını göstermiştir. Türkiye bu mihverin zayıf halkası olduğunu ortaya koymuştur.

Bir başka sonuç, gerek İran ve gerekse Rusya, saldırının önlenmesinde olduğu gibi Esad’ın savunulması konusunda da başarısız olmuş ve bu nedenle ciddi güvensizliğe sebep olmuşlardır. Müttefik kuvvetler İran ile Rusya’nın hakim oldukları alanlara müdahalede bulunmamak suretiyle hem ciddi bir şaibe yaratmış hem de adeta tavırsız kalmalarını sağlamıştır. Bu da Rusya-İran ve Suriye arasında örtülü bir güvensizlik yaratmıştır.

Sonuç olarak bu saldırı, zayıf ve örtülü gerekçelerden yola çıkmış da olsa geleceğe ilişkin uluslar arası ilişkilerde ciddi hukuksal ve siyasal sonuçlar üretmeye matuftur. Bundan sonra hiç bir şey eskisi gibi olmayacak fakat nasıl olacağı konusunda her şey tarafların tutumuna bağlı şekillenecektir. Daha çok da Dünya siyasetinde söz sahibi olmaya çalışan Rusya’nın tutumuna...

Bu haber toplam 1898 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.