Abit Gürses

Abit Gürses

Yazarın Tüm Yazıları >

Bu dava, Bağımsız Kurdistan davasıdır!

A+A-

Güney Kurdistan’da bağımsızlık referandumu yönünde adımlar atılmaya başlanması, Kurd ve Kurdistan düşmanları tarafından agresif tepkilerle karşılandı. Başını Türk ve Iran devlet ve hükümet yetkililerinin çektiği bu koroya, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu ve İlhan Selçuk tıynetindeki Murat Yetkin, Ertuğrul Özkök, Nuray Mert’ler katılmakta gecikmediler!...

Irkçı hezeyanlarla seviyesiz laflar eden Bahçeli ve benzerlerinin sıkıntılarını anlamak kolay da, Kürdlere kimin tarafından ‘’elçi’’, ‘’sözcü’’ tayin edildği bir muamma olan, devletin, A. Öcalan ve PKK şeflerinin sırdaşı sırnaşık Sırrı’nın ‘’Kurdlerimizi Barzani’ye kaptırmamalıyız’’ zehrini kusması nasıl anlaşılmalı!?

Bağımsız Kurdistan yolda, hem de gümbür gümbür geliyor!

Bağımsız Kurdistan davası, derin, tarihi ve meşru bir geçmişe sahip olduğu için; Aynı anda Türkiye, Iran, Suriye, Irak devletlerini doğrudan, söz konusu devletlerin dostlarını, müttefiklerini dolaylı olarak etkilediği için; Ortadoğu ve dünya dengelerini alt üst edeceği için; Bu davanın yaratttığı dalga, bölgede ve dünyada tsunami veya tufan derecesinde bir sarsıntıya sebep olmaktadır!...

Bu davanın yarattığı ve yaratacağı dalga, şu veya bu devletin izni ve onayı ile kurulmuş olan onlarca devletin kuruluşuna benzemez/benzetilemez!

Bu dava; Angola’nın, Mozambig’in, Vietnam’ın, Balkan’ların, Eski Sovyet Cumhuriyetleri’nin,  Arap devletlerinin, Eritre’nin kısacası ulusal kurtuluş, bağımsızlık ve devletleşme mücadelesi vererek, kurulmuş olan hiçbir ulusal mücadeleye tam olarak benzemiyor…

Bu dava iki yüz yıldır tarih dışı bırakılmış/bıraktırılmış Kurd milletinin var olma, devlet olma davasıdır!

Ortadoğu ve Dünya ‘’nizamını’’ sarsacak etkilere sahip bir davadır!

Bu dava, Kapitalist ve Sosyalist dünyanın, söz birliği, el birliği etmişçesine, yok saydığı, İnsan yerine koymadığı, binlerce yıldır kendi vatanında yaşayagelmiş Kadim Kurd milletinin varoluş davasıdır!

Mümkün mü ki, masa başlarında cetvelle pergelle çizilerek, oluşturulan sun’i devletçiklere benzesin?

Hayır benzemez ve de benzeyemez…

Bunu anlamak için tarihe bakmak yeterlidir…

İsa’dan yüzlerce yıl önce,

Büyük İskender’e baş eğmeyen;

Ömer bın Xettaba biat etmeyen;

Roma’nın baş edemediği;

Farsların baş indirtemediği;

Osmanlının yok edemediği;

Velhasıl Doğu ve Batı’nın direniş ve varoluş azmini ve iradesin kırıp, yok edemediği direngen ve kahraman bir milletin davasıdır bu dava…

 

Bu davanın kökleri Med’lere dayanır!

Bu dava Nemrûd’un torunlarının davasıdır!

Bu dava Mervanilerin!

Şeddadilerin!

Eyyubilerin!

HesenKêyfin!

Rojkilerin!

Azizanların!

Davasıdır!

Bunları ne Cengizxan!

Ne Topal Timur!

Ne Sultan Selim!

Ne Mustafa Kemal!

Ne Şahinşah!

Ne Güneş batmayan Britanya İmparatorluğu ve oluşturduğu Irak manda rejimi!

Ne Napolyon’un torunları ve oluşturdukları sahte Suriye devleti!

Ve ne de Çar’ıyla Lenin’iyle Rusya durduramadı!

Evet bu dalga çok dipten geliyor!

İmparatorluklar kurmuş,

Medeniyetler kurmuş,

Med torunları,

Kawa’ların davasıdır bu dava!

Adil Sultan Selahaddin’ê Eyyûbi’nin torunlarıdır devlet kurmaları Nuh’un Tufanına benzer bir sarsıntı yaratacak olan, bu millet!

Bu dava, iki yüz yıl önce Abdurahman Paşayê Baban’ın;

Bu dava, Soran Mir’i Mir Mehmedê Rewanduzi’nin;

Bu dava, Botan Mir’i Bedirxan Begin;

Bu dava, Mirê Behdinan’ın;

Bu dava Bêdlis Mir’lerinin başlattığı ve bugüne kadar süren bir davadır…

Bu dava İran Şahlarının ve Osmanlı sultanlarının tahtlarını sallayan  Seyid Ubeydullahê Nehri’nin davasıdır!

Bu dava, Şêx Abdulselamê Barzani’nin;

Şêx Şabedin, Seyid Ali ve Xelife Selim’in davasıdır…

Bu dava, Ortadoğu tarihinde ilk defa Güneş Batmayan Britanya İmparatorluğuna baş kaldıran Şêx Mehmudê Berzencî’nin davasıdır…

Bu dava, Qoçgirî’de Osmanlıyı titreten Alişêr’in;

Bu dava, Sovyet Rusya, İngiliz ve Fransız desteğindeki Mustafa Kemal’e diz çökmeyen Şêx Said’in;

Bu dava, Rusya, Türkiye ve İran işbirliğine karşı Ağrı’da kahramanca savaşan İhsan Nuri Paşa’nın;

Dêrsım’de Mustafa Kemal’e baş indirmeyen Seyid Rıza’nın;

Dêrsım’ın hawarına giderken şehid düşen Şêx Abdurahim, Cemilê Seyda ve silah arkadaşlarının;

Sımko Ağayê Şıkakî’nin;

Şêx Ahmedê Barzani’nin;

Pêşewa Qadı Muhammed’in;

Büyük önder Melle Mustafayê Barzani’nin bugüne ulaştırdığı iki yüz yıllık bir davadır…

Elbette bu dava sadece sahte temeller üzerine kurulan sun’i Irak devletini değil;

Yapmacık Suriye devletini değil;

Varlığını işgal, talan ve yalana borçlu olan Türk devletini değil;

Bütün bunlarla birlikte, aynı zamanda İran’ı da sarsıyor…

Orta doğunun kalbinde Kurdistan devleti kuruluyor!

Kısacası, son yüzyıldır dünyanın bütün hatırı sayılır devletleri ve uluslararası kuruluşları tarafından varlığı inkâr edilerek zorla Türkleştirilmek, Araplaştırılmak, İranlılaştırılmak istenen bir milletin davasıdır bu dipten gelen dava!..

Doğu’nun ve Batı’nın Türk ve İran devletleriyle beraber uğursuz, adaletsiz ve haksız bir ittifakla varlığını ve haklarını yok sayarak, inkar ederek kurmak istedikleri sahte Ortadoğu ‘’nizamını’’ dünya ‘’nizamını’’ altüst edecek bir davadır, Bağımsız Kurdistan davası!

Kurdistan davasının bu niteliklerini kavramamış olan, şu veya bu devletin ideolojik, siyasal rasyonelleri içinde düşünmekten, hareket etmekten öteye gitmeyen, gidemeyen örgütlerinin yürütüp, başarıya ulaştırabileceği bir dava değildir bu dava.

Elbette muhtevasına ve önemine denk düşen, bu günkü Ortadoğu ve Dünya güçler dengesini, siyasetini doğru okuyabilen cesaret, feraset, hakimiyet ve kabiliyet sahibi bir önderlikle ancak bu dava yurdumuzun Güney parçasında başarıya ulaşabilir.

Günümüz koşullarında Dünya Kurdlerinin geleceği, kaderi, istikbali Güney Kurdistan bağımsızlık adımının başarıya ulaşmasına bağlıdır.

Bütün dünya Kürdleri bu tarihi ve kader tayin edici adımı atmaya çalışan Güney Kurdistan bağımsızlık iradesinin yanında yer almak göreviyle karşı karşıyadır…

Bu son yüz yıl, Kürd milletinin yeniden yükseliş asrı olamaya adaydır!..

9.04.2017

 

Bu yazı toplam 1634 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.