Şaban Aslan

Şaban Aslan

Yazarın Tüm Yazıları >

BAY MUHARREM İNCE!

A+A-

Muharrem İnce, 4 Mayıs 1964 tarihinde Yalova'nın Elmalık köyünde Şerif ve Zekiye çiftinin çocuğu olarak doğdu. Anne tarafından Rizeli, baba tarafından Selaniklidir. İlkokulu doğduğu köyde, orta öğrenimini Yalova Ortaokulunda, lise öğrenimini Yalova Endüstiri meslek lisesinde tamamlamasının ardından, o dönem Uludağ Üniversitesine bağlı olan Balıkesir'deki Necatibey Eğitim Fakültesi fizik-kimya öğretmenliği bölümünden mezun oldu.

Fizik öğretmeni olarak değişik değişik liselerde ve dershanelerde görev aldı, müdürlük yaptı. Bir süre Yalova sporda basın sözcülüğü ve Atatürkçü Düşünce Derneği il başkanlığı yaptı.

Yukarıdaki yazıyı internetten aldım.

Televizyonda akşam 19 haberlerini izlerken, Muharrem İnce’nin konuşmasını dinledim. Kürt dili ile eğitim pedagojik bir sorundur dedi. O anda anladım ki, Bay Muharrem İnce öğretmen okulunda okumamış.  Pedagojinin ne olduğunu bilmiyor. Necati Bey Eğitim Enstitüsünde Fizik, Kimya bölümünü okumuş. Bay Muharrem İnce okullarda veya dershanelerde öğrencilere fizik veya kimya derslerini verebilir. Ama psikoloji ve sosyoloji derslerini hiç veremez.  

Ben Dicle İlk öğretmen okulunda okudum. 1961-1962 öğretim yılında mezun oldum. ıv. v. ve vı. sınıflarda pedagoji mezunları olan öğretmenlerimiz eğitim psikolojisi ve eğitim sosyolojisi derslerini bizlere verdiler. vı. Sınıfta teşkilat ve idare dersini gördük.  Bizler bu değerli hocalarımızdan psikolojinin ve sosyolojinin ne olduğunu öğrendik. 

Bay Muharrem İnce tarihe bakıyoruz:

Osmanlı Padişahı II. Abdülhamit, Kürt aşiretlerinden Hamidiye Alaylarını kurdurdu. Hamidiye Alaylarındaki aşiret reislerinin çocuklarını, İstanbul Kabataş Lisesinde okuttu. Niçin aşiret reislerin çocuklarını İstanbul Kabataş Lisesinde okuttuğunu sana anlamını yazayım.   

Ben size silah ve cephane verdim. Yarın silahları bana çevirdiğin an, sizin çocuklarınız avcumun içindedir. O II. Abdülhamit, zor dönemlerde dokuz defa Kürt Sait Paşayı, Veziriazam makamına getirdi.  Ünü açılınca, Kürt Sait Paşanın kolundan tutarak Veziriazam makamından alıyordu. Kürt Sait Paşa, Kürt Şerif Paşa’nın babasıdır.

İstanbul, İngilizler ve Fransızların işgalindeyken 5 Mayıs 1919 günü Padişah Vahdettin, Mustafa Kemal’i, Anadolu’ya gönderme yazısını yazdı. 15 Mayıs 1919 da Mustafa Kemal Padişahın huzuruna çıktı.  İngilizlerden vize alarak bir grupla beraber 16 Mayıs 1919 günü İstanbul’dan yola çıkarak 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a vardı.  Samsun’dan, Amasya’ya giden, Mustafa Kemal ve yaveri Cevdet Abbas’la beraber bazı kararlar aldı. Aldığı karalar arasında 10 Temmuz 1919 tarihinde Erzurum Kongresi yapılacaktı. Aynı gün Damat Ferit Paşa kabinesi istifa etti.

Erzurum Kongresi:

13 gün sonra 23 Temmuz 1919 günü Erzurum Kongresi toplandı. Başka bir kaynağa göre 54, delege, Mahmut Goloğlu’nun belirlemesine göre kongreye 56 delege katılmış. 56 delegenin 41 tanesi Erzurum ve Trabzon’dan katılan delegelerdir. Van, Bitlis ve Siirt delegeleri olarak gösterilen bazı şahıslar kongreyle hiç alakaları yoktur. Trabzon’dan getirdiği delegeler Türk Ocaklarının üyeleridir. 

Erzurum Kongresine katılmak için Mustafa Kemal, Muşlu İlyas Sami aracılığıyla Cıbranlı Kurmay Albay Xalit Beyi kongreye davet ediyor. Xalit Bey gitmiyor. İkinci defa İlyas Sami’yi gönderince, Xalit Bey kongrenin yapıldığı binaya gidiyor. Kongre salona girmiyor. Ayrı bir odada Xalit Bey ile Mustafa Kemal oturuyorlar baş başa konuşuyorlar. Ne konuştukları bilinmiyor. 

Mustafa Kemal’in emriyle 13-15 Eylül 1924 günleri arasında, birinci dönem Bitlis Milletvekili Yusuf Ziya yakalanarak cezaevine konuldu. 20 Aralık 1924’te komplo teorisiyle Kurmay Albay Cibranli Xalit beyi yakalayarak, Bitlis’te Yusuf Ziya ile beraber cezaevinde tuttular. Yargılamadan 14 Nisan 1925’te idam ettirdi. 1925’te 28 Haziran’ı 29 Haziran’a bağlayan gece Şeyh Said ve 46 dava arkadaşları, Diyarbakır da idam edildiler. Devlet idam ettikleri kişilerin ailelerinden kefen paralarını aldı. Nerede gömdükleri halen bilinmiyor. Mezarları yoktur.     

Mustafa Kemal, Erzurum Kongresinden sonra tanınmış birçok Kürt şahsiyetlere mektuplar göndermiş. Nutkun üçüncü cildinde 7 mektup var. İlk mektup 10. 8. 1919 tarihinde Mutki aşiret reisi Hacı Musa Bey’e gönderilmiş. Geri kalan 6 mektup 13. 8. 1919 tarihinde yazılarak belli kişiler göndermiş. Mektupların tümünde saltanatı ve hilafeti övmüş. Mektup gönderdiği kişilerden bir tanesi Cemil Çeto Bey ve sonradan Cemil Çeto’yü idam ettirdi.  Yazdığım-Tarih Sayfalarında Kürtler kitabımda bu bilgiler var.   

Sivas Kongresi

4 Eylül 1919 da toplanan Sivas Kongresi, Kemalistler için bir hezimet sayılır. Resmi ideolojinin esareti altında ezilen tarih sözcüleri, büyük kongre, ulusal kongre ulusu birleştiren ve büyüten kongre dedikleri Sivas Kongresine 32 delege katıldı. Erzurum Kongresine 56 delege katılmıştı. Sivas Kongresine katılan delegeler 13 ilden gelmişti. 

Mustafa Kemal, Sivas Kongresinin hazırlıklarını yaparken, Adıyaman’ın Kahta ilçesindeki Bedir Ağa’dan, kongrenin güvenliğini sağlama yardımını istedi. Bedir Ağa yaşlı olduğu için gidemedi. Küçük kardeşi Zeynel Ağa’yı gönderdi. Zeynel Ağa en seçkin silahlı ve atlı adamlarıyla beraber, Sivas Kongrenin güvenliğini sağladı.

Mustafa Kemal, Ankara’da Hükümetini kurduğu zaman, Zeynel Ağa, Niğde’ye sürgüne gönderildi. Niğde de hakkında dava açıldı ve 15 sene ağır hapis cezası verildi. Üç seneye yakın Zeynel Ağa cezaevinde kaldı. Genel af çıktı. Zeynel Ağa memleketine döndü.

1925’te Şeyh Said hareketi başladığı zaman, İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak, Zeynel Ağa’yı ikna ederek, Şeyh Said kuvvetlerini, Fırat havzasına girmelerini engellemek istediler. Zeynel Ağa, İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak’ın sözlerine inanarak, Şeyh Said kuvvetlerini, Fırat havzasına sokmadı. Alçak ve hain işbirlikçilerin yardımıyla Şeyh Said hareketi bastırıldı. Bir daha Zeynel Ağa’yı, Niğde’ye sürgüne gönderdiler. Dersim hareketi başladı, Fevzi Çakmak bir daha Zeynel Ağa’yı kandırdı. Üçüncü defa Zeynel Ağa, Bolu’ya sürgün edildi. 27 Mayıs 1960’te askeri darbe oldu. Darbeciler, Kürt beylerini, ağalarını ve şeyhlerini, Sivas’ta kampa aldılar. Zeynel Ağa’yı da Sivas’ta kampa aldılar. Zeynel Ağa 90 yaşına gelmiş. Bir Kürt genci buna hürmetle hizmet ediyor. Bir gün Zeynel Ağa diyor oğlum niçin bana hürmet ediyorsun. “Acaba benim kadar bir ahmak var mı bu dünyada.” Yaşadığı olayları o gence anlatıyor.

Adnan Menderes ve Celal Bayar 

14 Mayıs 1950’de Cumhuriyet tarihinde ikinci defa seçim yapıldı. Demokrat Parti iktidara geldi. İnsanların üzerindeki jandarmanın dipçiğini kaldırdı. Az da olsa Türkiye’ye demokrasi getirdiler. Çok zaman geçmeden, Celal Bayar ve Adnan Menderes ellerindeki devlet imkanlarını kullanarak Kürtlerin peşine düştüler. Kürdüm diyenleri listeye aldılar. Çok sayıda Kürt aydınların listesini hazırladılar. Kasım 1959 da İstanbul Harbiye de 50 tane üstü açık lağam suları akan tek kişilik hücreler vardı. 50 Kürt aydınları Harbiye zindanlarına doldurdular. Bazıları hastalandılar. Merhum Said Elçi verem hastalığına yakalandı. Merhum Yaşar Kaya paratifo hastalığına yakalandı. Hukuk Fakültesi öğrencisi merhum Emin Batu kaldığı hücrede kan kusarak öldü. Bunlar 49’lar olarak tarihe geçtiler.  Harbiye zindanında ki ağır koşulları Yaşar Kaya bana anlattı. Merhum Oğuz Uçok bana anlattı.

Celal Bayar çok sayıda Kürt aydınlarını yok etmek istiyor. Adanan Menderes diyor Avrupa bu konuda bizden hesap soracak. Avrupa devletlerine nasıl cevap vereceğiz. Tartışma sonucunda ikisi anlaşarak ellişer kişi gruplar halinde, Harbiye zindanlarında Kürt aydınlarını ölüme terk edelim. 27 Mayıs 1960’te askeri darbe yapıldı. Darbeciler 49’ları Harbiye zindanından çıkararak, Sivas’ta askeri kampa aldılar. Antalya da haklarında dava açarak yargıladılar ve hepsi berat etti. 

Bay Muharrem İnce, 12 Eylül vahşetine girmiyorum. Devletin resmi kayıtlarına göre 17.500 faili meçhul cinayetlerin konusuna girmiyorum. Bana inan ben, sen veya başka bir kişi detaylı olarak Kürt olayları ile ilgili kitap yazsa, kim bilir kaç sayfalık kaç kitap yazılır. Bazı Türk tarihçileri doğru konuşuyor. Diyorlar biz Anadolu’ya geldiğimiz zaman Kürtler vardı.

Kürt diline karşı olan, Kürt milletine de karşıdır. Ahmet Davutoğlu Gelecek Partisini kurduğu zaman devalarca dedi Kürt sorunu çözeceğim. Kürt aydınları anadil de eğitim dedikleri zaman Ahmet Davutoğlu bütün gücüyle karşı çıktı. Sen pedagoji bilim dalının ne olduğunu bilmiyorsun. Global sözcüklerle kendini kamufle ederek Kürt diliyle eğitim yapılmıyor diyorsun. Benden sana tavsiyem. Siyaset yapıyorsan dürüst siyaset yap. Dürüst siyaset yapamıyorsan siyasetten çekil, evinde otur.  

Muharrem İnce sana bir önerim var: Ben emekli bir öğretmenim, ancak dostlarım beni tanır. Milletvekilliği yaptın. Cumhurbaşkanı adayı olarak seçime girdin. Demokrasi istiyorsan ağırlığını koy, parti farkını gözetmeksizin 1982 anayasasını yürürlükten kaldırın, 1961 anayasasını getirin. Hatırlaman lazım, Süleyman Demirel diyordu 1961 anayasası bize bol geliyor.                 

Şaban Aslan/13.06.2021

  

 

Bu yazı toplam 956 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar