Abit Gürses

Abit Gürses

Yazarın Tüm Yazıları >

27 Yıl Sonra Güney Kurdistan – I-

A+A-

Güney Üzerine Kısa Bir Özet

Ölümsüz lider Barzani önderliğindeki Eylül Devriminin Güney Kürdistan'daki başarıları, (11 Mart 1970 Özerklik Anlaşması) ve yenilgisi (1975 Cezayir Anlaşması), bütün Kurdistan parçalarında ulusal bilincin gelişmesine katkıda bulunduğu gibi, bizim kuşağın bilinçlenmesinde ve biçimlenmesinde de çok önemli bir rol oynamıştı.

75 yenilgisinden sonra KDP Geçici Komite ve YNK'nın başlattığı mücadele 80'lerin sonuna doğru KDP ve YNK önderliğinde Kürdıstani Cephenin kuruluşuyla (1987) daha ileri bir düzeye yükselmişti.

Saddam rejiminin Halepçe katliamı, enfal kampanyasına karşı hiçbir müdahalede bulunmayan batı, Kuveyt işgaliyle ABD liderliğinde oluşturulan uluslararası koalisyonun müdahalesiyle Irak ordusunu Kuveyt'ten kovmakla kalmamış, kolunu kanadını da kırmıştı.

91 Baharında Kurdistanî Cephe önderliğinde gerçekleşen raperin (halk hareketi) ile Kerkük dahil bütün Kurdistan şehirlerinden rejim kuvvetleri kovulmuş, rejimin hava saldırılarına karşı ABD ve koalisyon güçleri tarafından korunmayan milyonlarca savunmasız insan can havliyle Iran ve Türkiye hudutlarına yönelmişti.

Kuzeyde Kürtlere, Güneyde şiilere karşı rejimin saldırılarını önlemek amacıyla, uluslararası koalisyon 1991'de uçuşa yasak bölge ilan etmiş ve Irak Kürtler güvenli bir bölgeye kavuşmuştu.

1992'de 36. Paralelin üstünde kalan Çekiç Gücün koruması altındaki bölgede ilk seçimler yapılmış, Kurdistan parlamentosu oluşmuş ve ilk fifty fifty hükümeti KDP ve YNK tarafından kurulmuştu.

1994'te KDP, YNK arasında iç çatışmalar yaşanmış Kurdistan fiili olarak Hewlêr ve Süleymaniye idareleri olarak ikiye bölünmüştü.

1998 yılında ABD, Fransa, İngiltere gibi devletlerin araya girmesiyle Mesd Barzani ile Celal Talabani ABD Dışişleri bakanı Madline Albright’ın aracılığı ile el sıkışmışlardı.

2003 yılında ikinci savaşta Saddam iktidardan kovulmuş, 2005 yılında yeni Irak anayasası halkın oylarıyla kabul edilmiş, Irak Kurdistan Bölgesi yeni anayasaya göre federe bir bölge olarak kabul edilmiş, Kurdistan yönetiminin egemenliği altında olmayan bölgeler Kerkuk, Xaneqin, Mendeli, Şıngal de anayasanın 140. maddesine göre bir çözüme gidileceği kayıt altına alınmıştı.

1992’den günümüze kadar bazı dönemler çatışsalar da Irak Kürdistanı, KDP ve YNK tarafından bugüne kadar yönetile geldi.

 

1992’den 2019’a

1992 yazında Suriye üzerinden bin bir meşakatle Güney Kurdistana geçip, Kurdistan Press gazetesi için oldukça geniş bir çalışma yapmıştım. Bu son ziyaretim sırasında kıyaslama yapabilmek için özellikle 92’de gezdiğim ve gördüğüm yerlere gittim.

İşte o dönemden aklımda, hafızamda ve objektifimde kalanlar ile 27 yıl sonra bir haftalığına ziyaret ettiğim bugünkü (Nisan 2019) Güney Kurdistan gerçeğini kıyaslayarak, okuyucuya olabildiğince objektif bir resim sunmak istiyorum.

27 yıl önce kaçak yollarla gidip döndüğüm Güney'e bu kez Erbil Uluslararası Havaalanı yoluyla arkadaşlarım ve yakınlarım Nuri Haco ve Behzad Battê ile birlikte gittik. Ve ülkemizin bu özgür parçasında ihtiramla karşılandık.

1992’lerde Hewlêr kadim ve tarihi bir kentin azametinden kuvvetli izler taşısa da fakir, mütevazi, bakımsız küçük bir şehir görünümünde idi. Şimdi en az 4-5 kat büyümüş, batılı bir kent sliuetine bürünmüş, kimliğini de koruyarak büyük bir kente dönüşmüş durumda ...

Şu anda Hewlêr’de statüleri konsolosluk olarak anılsa da, ABD, Rusya, Fransa, İngiltere, Almanya, Mısır, Güney Kore, Çin, Turkiye ve Iran gibi 30 üzerinde büyük devletin elçilik fonksiyonlarına sahip temsilciliği bulunuyor. ABD Hewlêr çıkışında Şaklawa ve Mesyif yolunda dev bir elçilik binası inşa ediyor...

27 yıl önce doğru dürüst oteli olmayan Hewlêr'de şimdi onlarca 5 yıldızlı, 4 yıldızlı, 3 yıldızlı oldukça kaliteli oteller var. Yeni açılan caddeler, bulvarlar, viyadükler ve çevre yollarıyla Hewlêr’ın hem hacmi büyümüş hem de herhangi bir Avrupa kentini aratmayan yollara kavuşmuş...

92’lerde Duhok küçük bir şehir idi, bu günkü Duhok otobanları, yeni ve modern yolları ve yapıları olan, modern siteleri olan, birden fazla üniversitesi olan, büyük bir kente dönüşmüş bulunuyor.

Duhok 92’ye göre fiziki olarak en az 4-5 kat daha büyümüş durumda...

27 yıl önce Amediye, Şêladize, Zibar, Barzan yolu ta Xelifan'a kadar otomobillerin zorla ilerlediği bir yol iken, şimdi asfalt bir yol.

27 yıl önce Barzan köyünün yüzlerce yıllık geçmişi olan bir köy olduğunu söyleyebilmek için bin bir şahit gerekirken, şimdi modern bir köy olmakla kalmamış; daha önce Şino da bulunan ölümsüz lider Mustafa Barzani'nin kabrinin kendi toprağına nakl edilmesiyle, Barzan köyü dünya Kürtlerinin ziyaretgâhına dönüşmüş durumda.

27 yıl önce Zêya Mezin (Büyük Zap) kenarında rejimin 75’te yıkmış olduğu ve yerinde yeller esen Bilê köyü şimdi hastanesi, okulları olan modern bir ilçe görünümünde.

27 Yıl önce 3-5 tane plastik kürsüsü olan Rêzan suyunun Zêya Mezın'e karıştığı noktadaki derme çatma kahvenin karşı noktasında, şimdi Avrupa’nın en lüks cafe ve restoranları kalitesinde modern bir cafe ve restoran var.

Ala renginin Rêzan Köprüsü üzerinde ihtişamla dalgalanması ayrı bir duygu...

27 yıl önce sadece bazı parti bürolarında tek tük rastlanan Kurdistan bayrağı bu gün Kurdistan semalarında özgürce dalgalanmakta...

27 yıl önce Xelifan yakınlarında bir keçi sürüsü görebilmiştim. Bu kez yol güzergâhında gördüklerimin dışında, Nizarî, Surçî bölgelerinde küçük ve büyükbaş hayvan sürüleri yayılıyordu...

Duhok, Hewlêr yolu üzerindeki geniş ovaların (Şêxan, Roviyan güzergahı) büyük bir kesiminin ekili olduğunu görmek de sevindirici idi...

27 yıl önce tek tük modern binaya sahip olan Şaklava’da onlarca modern yapı, otel ve camping gördüm.

27 yıl önce sadece iki satelit telefonla (biri sayın Mesud Barzani ve KDP’nin, diğeri rahmetli Celal Talabani ve YNK’nın) dünya ile iletişim kurabilen Güney Kurdistan, şimdi kendi mobil telefon ve Internet ağına sahip...

27 yıl önce silahlı mücadele zamanından kalma yayın alanı çok sınırlı olan lokal radyolar ve kapalı devre video yayını yapan lokal TV’lerin yerinde şimdi artık akredite muhabirleri ABD, Rusya liderlerine Beyaz Saray’da, Kremlin’de doğrudan sorular yönelten Rudaw TV, K24, Kurdistan TV gibi profesyonel TV kanalları mevcut.

27 yıl önce en ileri televizyonlar lokal yayın yapan bir kaç kanal idi, bu kez yazarları olduğum K24 televizyonunun modern tesislerini ve profesyonel kadrolarını ve çalışanlarını görmek ve onlar tarafından sıcak bir ilgi ile karşılanmak beni oldukça duygulandırdı... K24 ziyareti sırasında 1986 yılında kurtarılmış bölgelerde röportajlar yapmak için dolaşırken rahmetli Felakeddin Kakai ve rahmetli Franso Hariri ile birlikte ziyaret ettiğimiz KDP 2. Bölge (Liqê 2’yê Parti)nın radyo kadrosu ve Sefin dergisini çıkaran Basın Yayın bölümü ve kak Barzan Xalıd’i ve devrim zamanındaki fedâkar çalışma ahlakını andım. Ve bu günkü kazanımların arkasında muazzam bir mücadele birikimi ve emek olduğunun unutulmamasını temenni ettim...

27 yıl önce küçük bir köy olan Pîrmam (Mesyîf, Selahaddin) şimdi artık 5 yıldızlı oteli olan, çarşısı, pazarı olan bir ilçeye dönüşmüş...

75 sonrası rejim tarafından yakılıp, yıkılıp, boşaltılan ve 27 yıl önce boş olan bazı köyler tekrar canlanmış durumda...

27 yıl önceye göre Elektrik ve su sorunu tamamen çözümlenmemiş olsa da, önemli ölçüde ilerleme kaydedilmiş. Benim bulunduğun sırada Hewlêr’de iki kez elektrik kesintisi oldu anında jeneratörler devreye girdi.

Eskiden partilere ait olan güvenlik kontrol noktalarında kılık kıyafetleri, davranışları gelişigüzel ve farklılık arz eden silahlı güçlerin yerinde, bu ziyaret sırasında tek tip pêşmerge üniforması giymiş, davranış ve kontrol rutinleri profesyonelleşmiş pêşmergeler görev yapmaktaydı.

27 yıl önce toplumu yönetmede, idari, adli, askeri, eğitim, ticari, tarım vb. alanlarda hemen hemen hiç bir tecrübesi olmayan acemi kadrolar yerine şimdi artık bu alanlarda uzmanlaşmış bir elit yetişmiş durumda.

Öte yandan artık degme devlet adamları ve diplomatlardan hiç de aşağı olmayan yeni bir kuşak yetişmiş durumda. Nêçîrvan Barzani, Hoşyar Zibarî, Mesrur Barzani, Qubad Talabani, Sefin Dızeyi, Beyan Sami Abdurahman, Hêmin Hewrami ve burada ismini sıralamadığımız onlarca değerli kadro Kurdistanın hizmetinde...

En önemlisi Kurdistan dağlarında verilen gerilla mücadelesinden başka hemen hemen hiçbir deneyimi bulunmayan pêşmerge, artık Şıngal’ın kurtarılmasında, Kobanî’de olduğu gibi DAİŞ’e karşı, ve Pırdê ve diğer alanlarda olduğu gibi Irak ordusu ve Haşdi Şaabi gibi düzenli ordulara karşı zafer elde edebilecek bir deneyime, özgüvene ve donanıma sahip durumda...

Kuşkusuz sınırlı bir bölgeyi kapsayan bu izlenimlerim  Güney Kurdistan toplumunun içinde bulunduğu devasa sosyal, siyasal, ekonomik, askeri, ticari, eğitim, adalet, iç ve dış mülteciler gibi konuların yanında küçük ve mütevazi gözlemler olarak görülmeli.

Çok kısaca özetlemeye çalıştığım bu olumlu değişim, gelişim ve kazanımların yanında insanı şaşırtan eksiklikler de yok değil. Kısacası sadece bardağın dolu tarafını değil, dolu tarafı kadar büyük olmasa da, bardağın boş tarafı da var ve bizler onu görmek zorundayız.

Kaliteli, örnek bir toplum ve düzen oluşuncaya kadar, başarılar, kazanımlar ve olumlu gelişmelere işaret ettiğimiz gibi, en az onun kadar, belki de daha fazla eksiklere, yanlışlara ve olumsuzluklara parmak basmak zorundayız...

Irak Kurdistan Federe Bölgesi henüz bir anayasaya kavuşmuş değil. Pêşmerge ortak bir komutanlığa bağlanmış değil. Adli mekanizma yeterince oturmamış. Bu ve benzeri aşılması gereken büyük sorunlar veya görevler var.

Günlük yaşamda göze çarpan eksiklerden bazı örnekler verecek olursak, örneğin büyük bir kente dönüşmüş olan Hewlêr'de hemen hemen hiç toplu taşıma vasıtası yok. Herkes taksi ile yolculuk yapıyor. Bu durum hem çevre kirliliği hem de trafik problemi yaratıyor. Hewlêr'in klasik kapalı çarşısında atık sular açıkta akmakta. Senenin en az 8 ila 10 ayı sıcak bir havaya sahip olan Hewlêr için bu sadece basit bir eksiklik değil, halk sağlığını tehdit eden önemli bir tehlikedir.

Aynı şekilde çarşı içindeki caminin tuvaletini kullanabilmek için neredeyse maske takmak gerek.

Öte yandan bazı restoranlarda et, tavuk, kıyma gibi gıda ürünleri muhafazasız şekilde açıkta duruyor, sağlık açısından çok riskli.

Önemli ölçüde gelişmiş ve modernleşmiş olan Duhok çarşısında elektrik ve telefon direkleri ve tellerinin yaratmış olduğu tehlike ve görüntü kirliliği gibi birçok eksik ve kusur sayılabilir…

Kısacası 27 yılda çok muazzam bir gelişme kayd etmiş olan Kurdistan’da her şey güllük gülistanlık olmadığı gibi, bazı çevrelerin kasıtlı yaptığı kötüleme, küçümseme, aşağılama, karalamayı hak etmiyor. Bu büyük değişimi görmemek için kör olmak lazım!

Kendileri ile sohbet ettiğim her kesimden ve her yaştan insanlar hemen hemen aynı cümleyi kuruyordu:

‘'DAIŞ saldırıları, Irak hükümetinin ambargosu, Referanduma yönelik tehdit ve yaptırımlar ve Kerkük ihaneti olmasaydı şimdi çok daha iyi bir yerde olabilirdik...’’

DAIŞ saldırıları, Referandum sonrası tehdit ve yaptırımlar ve Kerkük travmasının yol açtığı büyük sarsıntılardan yavaş yavaş çıkmaya çalışan Güney Kurdistan halkının geleceğe daha umutla baktığını söyleyebilirim...

Bilinen nedenlerden dolayı yıllarca memurların, pêşmergenın, çalışanların, emekli ve şehid yakınlarının maaşlarını yarım yamalak, zar zor ödeyebilen Kurdistan hükümeti, Adil Abdulmehdi hükümetiyle daha normal ilişkiler kurulmasıyla, merkezi hükümetin Kurdistan'a ayrılan bütçeden paylarına düşeni son aylarda ödemeleri, toplumu ve piyasayı biraz rahatlatmış görünüyordu…

Devam edecek.

 

Bu yazı toplam 136 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.