Abit Gürses

Abit Gürses

Yazarın Tüm Yazıları >

-11- Örgütlenme, birlik, örgüt işleyişi

A+A-

 

Örgütlenme, birlik, örgüt işleyişi

11

Şu anda siyasi partiler kanununa göre yasal olarak kurulmuş, kuruluşu kabul edilmiş birkaç tane Kurd partisi mevcut. Bu önemli bir kazanımdır.

Bugün Kurdistan adlı iki parti ve birkaç tane de Kurd partisinin kurulmuş ve resmi kayda geçmiş olmaları yasal engellere takılmasa da, Türkiye’nin geleceğini bugünden kestirmek mümkün değildir. Onun için elbette legal ve yasal düzeyde kalmak için elden gelen bütün gayretleri sarf etmek gerekir, ama yarın ki koşulların neyi getirip, neyi götüreceğini kestirmek mümkün değildir.

Nihayetinde karşımızda duran devlet, Kurd milletinin varlığını ve haklarını inkar eden, tedip, tenkil, asimilasyon ve entegrasyon siyasetiyle milletimizin varlığına kastetmiş bir devlettir…

TC devletinin sömürgeci, işgalci, militarist, inkârcı, asimilasyoncu karakterini bir an olsun akıldan çıkarmadan hareket etmek gerekir. Bundan dolayı da yasal ve legal örgütlenme mutlaklaştırılmamalı. Meşruiyet esas alınmalıdır…

Yeni parti kadrolarının Kurdistana yapacağı en büyük hizmet, Kurdistan’ın ve Kurd milletinin varlığını, haklarını, özgürlüğünü ve geleceğini teminat altına alacak kalıcı, mücadeleci, fedakâr ve yol gösterici bir parti teşkilatı örgütleyip, bu örgütü kalıcı kılacak bir anlayış, kültür yaratmaktır.

Kendisini üreten, yenileyen, ulusun ve ülkenin çıkarlarını her şeyin üzerinde görebilecek, yarın salt bazı şahıs veya grupların dar çevresini iktidar ve kürsü sahibi olma hastalıklarına karşı da bağışıklığı olan,  işleyen demokratik kontrol mekanizmalarına ve prensiplerine sahip bir parti…

Bugün Kuzey Kurdistan ve Türkiye’deki milletimizin içinde bulunduğu durum hiç de iç açıcı değil. 21. Yüzyılda hala 15-20 milyon insan kendi kimliğinden ve anadilinden mahrum, zorunlu, gönüllü veya kendinden habersiz bir asimilasyon ve integrasyon süreci içinde kurbanlık koyun sürülerini andırmaktadır… Bu milleti ayağa kaldırmak kolay değil… Onun için mevcut parti ve örgütlenmelerden daha akıllı, daha gerçekçi, daha mücadeleci, daha fedakâr, daha soğukkanlı, daha bilimsel, daha halkına yakın kalıcı bir örgüte ihtiyaç vardır…

Kısacası ülkesi ve milleti ile gurur duyan, ülkesinin ve milletinin içinde bulunduğu bu köleliği, aşağılanmayı, horlanmayı sömürge altı statüyü, Türkleşmeyi, yani aslını inkâr etmeyi, onun bunun kölesi olmayı kabul etmeyen, onurlu gururlu insanların oluşturacağı kalıcı bir partiye ihtiyaç vardır.  

Yani Irak KDP gibi, Alman Sosyal Demokratları gibi, ABD Demokrat veya Cumhuriyetcileri gibi ve hatta hatta ideolojik siyasi tezleri bir yana CHP gibi, İsveç Sosyal Demokratları gibi veya İngiliz Muhafazakârları gibi, milletinin ve ülkesinin varlığı ve selametinin teminatları olan partiler gibi bir kalıcı parti bizim Kurd milletine ve gelecek kuşaklara bırakabileceğimiz en büyük mirastır…

Siyaset piyasasında olan bazı Kurd örgütleri mücadeleyi TC’nin  istediği bir çerçeve içine çekmeye çalışırken, bir kısmı da küçük örgüt çıkarlarıyla haşır neşir olmaktadır.

Kurdistan’da hiç olmaması gereken Türkçe düşünüp, arapça yaşayan ‘’cihadcı Kürd islamcıları’’ ülkede cirit atıyor.

İşte böylesi bir momentte yeni partiler kuruluyor (PAK),  yeni insiyatifler siyaset sahnesine giriyor ve bazı eski partiler (KDP, PSK) legal siyaset sahnesine girmeye çalışıyor.

Kuzey’de bu tablo varken, Suriye Kurdistanı yeni bir statüye kavuşma peşinde, Doğu Kurdistan’da silahlı mücadele yeniden gündemde ve  Güney Bağımsızlığa doğru yol alıyor. Elbette Kuzey’e büyük manevi katkıları olacak ama Kuzeyin bu günkü hali içler acısıdır.

Yeni oluşumun veya partinin eskinin kendilerini her ne kadar Marksist Leninist partiler olarak görseler de aslında dernekçi bir mantıkla sürdürdükleri örgütlenme ve siyaset yapma tarzını da aşması gerekiyor. Bunun için parti merkezindeki işbölümü bire bir (kelimenin gerçek anlamıyla) TC hükümetinin ve devletinin işbölümü ve uzmanlaşma alanlarına göre saptanmalıdır. Dolayısıyla Parti Merkezinde yer alan kadrolar arasında TC hükümeti bakanlıkları ve genel müdürlüklerine denk düşen bir görev dağılımı yapmalı ve bu kadrolar gerekli durumlarda parti merkezinde olmayan diğer kadrolar ve akademisyenlerle birlikte çalışabilmelidirler.

Zonguldak Kömürlerinden haberdar olmak zorunda olan Enerji ve Tabii Kaynaklardan sorumlu yetkili kadro ve ekibi Şırnak Kömürlerinin, Batman Petrolü’nün durumunu TC Enerji Bakanından çok daha iyi bilmesi gerekir. Parti Merkezinde Tarım ve Hayvancılık politikalarından sorumlu yetkili kadro veya kadrolar Erdiş Balığı inci kefalı, Midyat’taki çıkan sofralık ve şaraplık üzümle Kürdistan’ın hayvancılık potansiyelini bilmiyorsa, veya öğrenmeye çalışmıyorsa, işbölümünün anlamı yoktur. Onun için parti merkezinde her şeyi bilen, herşeyi anlayan, her şeye kadir kadrolar değil, konusunun ehli, uzmanı kadroları istihdam etmek gerekir. Buradan teknokrat bir yapı savunulduğu anlamı çıkarılmamalıdır. Kesinlikle amaç o değil. Eger geçmişte kalan dernekçi örgüt anlayışını ve kapasitesini aşmak istiyorsak, bu meselelere daha ciddi ve profesyonelce bakmamız gerekiyor. Memleketinde yetişen ürünlerden haberi olmayan kadrolarla, enerji potansiyelini bilmeyen kadrolarla, kendi diliyle okuyup yazamayan kadrolarla ülkemizi sömürgeleştirmiş olan devlete karşı ne legal ne de illegal bir mücadele veremeyiz.

Moral bozmak babında değil, aşırı abartmaya da gerek yok. Artık derneklerimiz DDKD’lerin, DHKD’lerin, ASDKDER’lerin zamanı geçti. Bir milleti ve ülkeyi kurtarma amacıyla yola çıkan bir parti artık çok daha ciddi düşünüp, örgütlenmek ve çok daha isabetli adımlar atmak zorundadır.

Yukarıda bahsettiğimiz konularda Kuzey Kurdistan’daki universitelerin yurtsever akademisyenlerinden destek alınmalıdır.

Parti adına konuşacak olan Eğitim ve Öğretim’den sorumlu Parti sözcüsü en az TC Milli Eğitim Bakanı ile tartışabilecek düzeyde Kurdistan’daki eğitimden haberdar (Kaç adet üniversite, fakülte, meslek okulu, lise vb. ne kadar öğretim görevlisi ve öğretmen vb) olmakla kalmayıp, Sömürgeci eğitim sisteminin müfredat programlarının ırkçı, şoven ve inkârcı muhtevasını bilmek ve bunların yerine konulabilecek alternatif önerilere de sahip olmak zorundadır…

‘’Anadilde Eğitim’’ diye bir TC yetkilisi ile konuştuğu zaman, bunun nasıl olması gerektiğini de anlatabilmelidir…

Kısacası anlatmak isetdiğimiz şudur, kuru kuru ‘’Kürd û Kurdistan’’ ajitasyonuyla siyaset yapmak mümkün değildir artık. Kürd milletinin varlık ve hak mücadelesi babında bu devletle mücadele ederken, hayatın her alanında yetkin kadrolara ve düşünce ve önerilere sahip olmak gerekir. Bunu yapamadığımız müddetçe yarın ülkemizi de yönetemeyiz…

İçinde bulunduğumuz koşullardan dolayı Parti örgütlenme ve birlik sürecini elden geldiğince objektif değerlendirebilmelidir.

Parti yöneticisi olarak görev alacak kadroların TC devletine karşı iyi bir sınav vermiş olmalarına, geçmişlerinin tutarlı ve temiz olmasına ve aldıkları görevleri bütün zorluklara ve tehditlere rağmen yürütüp yürütemeyecekleri değerlendirilerek verilmelidir.

Sadec ağzı laf yapanlar değil. Zorlu ortamlarda parti sorumluluğunu kaldırabilecek kadrolar tercih edilmelidir. Aldığı veya alacağı il, ilçe başkanlığını veya yöneticiliğini sağdan soldan gelecek muhtemel saldırı ve tehditlere rağmen götürebilecek kadrolar olmadan il veya ilçe teşkilatları açılmamalıdır…

Geçmişte değişik hareketlerin yönetiminde yer alarak yıpranmış olan isimlere Parti vitrininde ve direksiyonunda yer verilmemelidir. Geçmişi istikrarlı olmayan ve sağa sola savrulmuş kişilere de parti yönetiminde yer verilmemelidir…

Yeni örgütlenmeye çalışan bir parti, birlik ve örgütlenme sürecine kapanmış bir aşama olarak bakmamalı. Yaratılan örgütlenmeler kesinlikle küçümsenmeden, birlik ve örgütlenme sürecine ağırlık verilmelidir. Hiçbir grup veya siyasi kadro küçümsenmemeli. Diğer Kurd hareketlerinden ve örgütlerinden gelebilecek bütün ciddi teklifler şeffaf bir şekilde ele alınıp, layıkıyla değerlendirilmelidir. Bunu yaparken esas görev olan örgütlenme çalışmalarından bir saniye bile geri durulmamalıdır…

Unutulmamalı ki önümüzde duran asıl görev; Kürd milletinin haklarını ve özgürlüğünü elde etme mücadelesinde başarılı olabilmektir. Bu amacı gerçekleştirmenin yolu ciddi ve güçlü bir örgüte sahip olmaktan geçiyor…

Ayrıca partinin Yurtdışı örgütlenmesi ve temsili ile, Kurdistan’ın diğer parçalarındaki temsili de belli bir program çerçevesinde yürütülmelidir. Özellikle Güney Kurdistan hükümeti, kurumları ve partileriyle ilşkileri sürdürecek kadrolar büyük bir itina ile seçilmeli, bu parçayla ticari ve siyasi olarak yüz göz olmuş kadrolara görev verilmemelidir…

Partinin karar alma, karar oluşturma süreçleri şeffaf olmalı ve organ içinde gerçekleştirimeli. Organda yer alan herkesin karar alma, oluşturma sürecine katılması sağlanmalıdır. Parti organlarına yapılacak seçimlerin ön çalışmaları şeffaf olmalıdır, kapalı kapılar ardındaki kulislerle, intereselere göre öbeklenerek değil, liyakate, sadakate, yeteneğe ve kaliteye bakarak tercihler yapılmalıdır. Ayrıca gerek merkezi düzeyde gerekse il ilçe düzeylerinde parti organlarına yapılacak seçimlerden önce oluşturulacak danışma (istişare) kurullarından geçen öneriler ciddiye alınmalıdır…

Hiç bir konuda gelişi güzel, ayak üstü, dost sohbetlerinde veya içkili sofralarda karar alınmamalıdır.

Kararları uygulama ve sonuçlarını denetleme mekanizmaları oluşturulmalıdır.

Organlar arası ilişkilerin yöntemleri saptanmalıdır. Bürokratik hastalıklara düşülmemeli ama, işleyen bir mekanizmanın da kurallara bağlı yürütüleceği bilinmelidir.

 Yönetici pozisyonunda olanların parti kadroları ve üyeleriyle ilişkilerinde saygı ve sevgi esas alınmalıdır. Bu biri birine hitab etmekten tutun, oturup kalkma, tartışma adabına kadar itinayla bir gelenek haline getirilmelidir.

Parti kadroları ve üyelerinin halkla ilişkilerde izleyecekleri yöntemler, özellikle gençliği ve kadınları örgütleme ve harekete geçirme anlayışı saptanmalıdır.

Sonraki konu

Kadın ve gençlik

Bu yazı toplam 1862 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.